Bizler hiçbir zaman kandan beslenmedik. Herkesi “Adem’den kardeş ve bir tarağın dişleri gibi eşit gördük” dedi. Mevcut sistem yüz yıldır toplumun bazı kesimlerini özürlü ve ayıplı evlat olarak gördü. Hep bir yerlere kapatmaya çalıştı. Erken ölmeleri için elinden geleni yapan hayırsız ebeveyn rolü oynadı. Geldiğimiz noktada yüz yıllık ezilmişlik ve baskı dönemi artık son buluyor” açıklamasını yaptı.
KADINLAR HALA ZULÜM GÖRÜYOR
Konuşmasında kadınların sorunlarına dikkat çeken Topuz, şöyle konuştu: “Bu ülkede her gün kadınlar öldürülüyor. Çalışan kadınlar sorunlarla boğuşuyor. Kadınlar arası ayrımcılık devam ediyor. Yıl 2013, TBMM’de başörtülü bir vekil bile yok. Türkiye’nin kadınlarının yüzde 65’i hâlâ Meclis’te temsil edilemiyor. Kamuda başörtüsü yasağı devam ediyor. Biz bütün bunların farkındayız ve çözüm için mücadele ediyoruz.”
Topuz, “Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Marşı söylenirken kızların zorla başlarının açtırılacağını bilseydi İstiklal Marşımızı yazmazdı” diyerek, “Şimdi malum birileri istismarmış, falanmış, filanmış diyor. Kırk yıldır bu iftirayı, bu haysiyetsizliği dinliyoruz. Asıl istismarcılar bunu söyleyenlerdir. Yaptığımız eylemler ortadadır. Bundan sonra iş hükümetin sırtında, Başbakanın omuzlarındadır. Bu yasağı tanımıyoruz, tanımayacağız. Ayrıca kamuda başörtüsüne özgürlük ve sivil itaatsizlik eylemimize eşofmanla derse girerek karşılık veren Eğitim-Sen’i ve Eğitim-İş’i, eşofmanı-şortu başörtüsüyle bir tutan o zihniyeti de kınıyorum. İnsanların imanına, inancına saygısı olmayanların, hiçbir şeye saygısı olmaz” ifadelerini kullandı.
GÖZ YUMMAYACAĞIZ
Son günlerde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu üzerinden sürdürülen tartışmalara da değinen Topuz, şunları söyledi: “Eğitimciler Birliği Sendikası olarak kamu emekçilerine rotasyon anlamına gelebilecek her türlü uygulamaya şiddetle karşıyız ve karşı duracağız. Kazanılmış haklardan geriye gidişi ifade eden hiçbir uygulamaya göz yummayacağız. Bu konu üzerinden kamuoyunda prim yapmaya çalışan herkes şunu çok iyi bilmelidir ki, yapay gündemlerle kamuoyunu meşgul etmek, suyu bulandırmak dışında kimseye bir şey kazandırmaz. Kamusen ve KESK 15 Mayıs yetki sürecinde bu söylentiler üzerinden prim yapmaya çalışmakta, rotasyon söylentileri ile kendi tabanlarını motive etmekte ve bu süreç her ikisine de can suyu olmaktadır. Bunun için Çalışma Bakanı Sayın Faruk Çelik’e teşekkür etmeleri gerekir diye düşünüyorum” dedi.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın sorunları çözmek yerine zamana yaydığını, raflarda tutulup ötelenen sorunların çözüm zamanının geçtiğini vurgulayan Topuz, yeni yayımlandığı halde yönetici atama değil, yönetici atamama yönetmeliği olarak adlandırılan yönetmeliğin acilen revize edilmesini istedi. Ferruh Topuz, “Milli Eğitim Bakanlığı, teşkilat yasası ve 4+4+4 yeni eğitim sistemi ile yaptığı köklü değişiklikler sonrası yapması gerekenleri, mevzuat güncellemelerini bir türlü yapamamıştır. Ortaya çıkan belirsizlikler, eğitim çalışanlarını zihnen yorduğunu gibi onların mağduriyetine de neden olmaktadır. Eğitim çalışanları olarak, sorunların halının altına süpürülmesini değil, bir an önce çözülmesini bekliyoruz” dedi.





