banner57

İş garantili eğitim merkezi

Türk Tekstil Vakfı tarafından yaptırılan ve önümüzdeki eğitim ve öğretim döneminde eğitime başlayacak olan İşletmeler Üstü Eğitim Merkezi'nde Tekirdağ İlçe Milli Eğitim Müdürlerine ve basına, İşletmeler Üstü Eğitim Merkezi ile ilgili bir toplantı düzenlendi.

İş garantili eğitim merkezi

ESKİ MİLLİ EĞİTİM BAKANI DA KATILDI

Türk Tekstil Vakfı tarafından METEM ile Pakize Narin Lisesi arasına yaptırılan İşletmeler Üstü Eğitim Merkezi'nde düzenlenen toplantıya Milli Eğitim eski Bakanı Metin Emiroğlu, Türk Tekstil Vakfı Başkanı Sadık Oğuz, Türk Tekstil Vakfı Başkan Yardımcısı Lütfü Paker, Çerkezköy İlçe Milli Eğitim Müdürü A. Hamdi Zenginal, İlçe Milli Eğitim Müdürleri ile İşletmeler Üstü Eğitim Merkezi yetkilileri katıldı.

KURULUŞ AMACI ANLATILDI

Basına ve İlçe Milli Eğitim Müdürlerine İşletmeler Üstü Eğitim Merkezi'nin kuruluş amacını anlatan Türk Tekstil Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Oğuz, "1991 yılında Tekstil sektörüne ara eleman yetiştirmek amacı ile Vakfımızı kurduk. Kurulduktan sonra da Marmara Üniversitesi ile birlikte çalışmalar düzenlemeye başladık. Ancak bu sefer diğer Üniversiteler hemen ayaklandılar ve diğer üniversiteler ile de iş birliği yapmaya başladık.

ARA ELEMAN YETİŞTİRECEĞİZ

Bizim amacımız Mühendis değil ara eleman yetiştirmekti. Bu konuda tekstil sanayisi olarak halen daha sıkıntı çekiyoruz. Milli Eğitim Bakanlığını eleştirmek veya tenkit etmek için söylemiyorum ancak Milli Eğitim Bakanlığı'nın sistemi sanayicimizin talebini karşılamıyor. Bugün herşey değişiyor. Teknoloji değişiyor, makineler değişiyor, sanayi değişiyor ama sistem bir türlü değişmiyor. Sistem değişmeyince de sanayicimiz ara eleman sıkıntısını had safhada çekiyor. Bu vakfı kurarak Milli Eğitim Bakanlığı ile aramızda bir takım özel görüşmeler ve protokoller ile bu sıkıntıyı kısmen aştık" dedi.

KALİTELİ ÖĞRENCİ İSTEDİ

Türk Tekstil Vakfı Başkan Yardımcısı Lütfü Paker ise eğitim camiasından istedikleri iki önemli kriterin olduğunu belirterek, şunları söyledi:

" Birincisi bize kaliteli öğrenciler verin. iikncisi stajyer olarak gelecek öğrencileri birlikte organize edelim. 3 veya 4'er grup şeklinde kaliteli öğrenci gönderin burada kurulu bulunan 18 makineyi biz onlara verelim, onlarda bozsunlar. Bizim öğrencilerden isteğimiz bu. Makineyi bozsunlar, çıkacak kumaşı, boyayı, ipliği bozsunlar. Burasını okul olarak değerlendirenler var. Ancak biz buna itiraz ediyoruz. Burasının bir kısmı okul, büyük kısım ise uygulama merkezi. Burada uygulamaya katılacak öğrencinin iş garantisi de var. Yani üniversite mezunu bir Tekstil Mühendisi gibi boşta gezmeyecekler. Burada ara eleman olarak yetiştikten sonra derhal iş başı yapacaklar. Öğrenci burada işin ve makinenin doğrusunu bulana kadar uğraşacak."

İlçe Milli Eğitim Müdürlerine ve basın mensuplarına İşletmeler Üstü Eğitim Merkezi'nin kuruluş amacını anlatan Türk Tekstil Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Oğuz şunları söyledi:

FİZİKİ YETERSİZLİKTEN DOLAYI YARDIM YAPAMADIK

"Bizim amacımız mühendis değil ara eleman yetiştirmekti. Bu konuda tekstil sanayisi olarak halen daha sıkıntı çekiyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı'nı eleştirmek veya tenkit etmek için söylemiyorum ancak Milli Eğitim Bakanlığı'nın sistemi sanayicimizin talebini karşılamıyor. Bugün herşey değişiyor. Teknoloji değişiyor, makineler değişiyor, sanayi değişiyor ama sistem bir türlü değişmiyor. Sistem değişmeyince de sanayicimiz ara eleman sıkıntısını had safhada çekiyor. Bu vakfı kurarak Milli Eğitim Bakanlığı ile aramızda bir takım özel görüşmeler ve protokoller ile bu sıkıntıyı kısmen aştık Yaptığımız özel protokoller ile sorunu kısmen aştık ve bu anlaşma gereği gerekli gördüğümüz yerde dışarıdan usta öğretici ataması da yaptırabiliyoruz. Ancak Milli Eğitimin verdiği para ile 15 - 20 yıllık bir Mühendis, bir usta buraya gelerek ders vermez. Bu yüzden anlaşmaya bunu da ekledik, dışarıdan usta öğretici getirdiğimiz zaman Milli Eğitim Bakanlığı öğretmenlere verdiği ücreti verecek üzerini de Vakıf olarak biz karşılayacağız.

Tekstil eğitimi veren üniversite ve liselere maddi destek olarak iyi elemanlar yetiştirmelerinde yardımcı olmaya çalıştık. Ancak bu yardımlarımız da okulların fiziki yetersizliklerinden dolayı maalesef yapılamadı. Bir okula atölye hazırlamaya, tekstil sanayiinde kullanılan makinelerden kurmaya çalışıyoruz ancak yer yetersizliğinden fiziki yetersizliklerden gerçekleştiremiyoruz. Okula makine bağışlıyoruz, makine fiziki yetersizlikten kullanılamadığından dolayı okul müdürleri makineyi satıp okulun başka ihtiyaçlarını karşılıyor. Biz de dekik ki böyle olmayacak bir işletme merkezi kuralım, kendi ara elemanımızı kendimiz yetiştirelim. Öğrenciler teorik derslerini okulda alsınlar, partiği ise burada yapsınlar. Ama o zamanda Milli Eğitim Bakanlığı karşı çıktı ve 'Hayır olmaz, siz okul değilsiniz' dedi. Merkezi kurduk, yoğun görüşmelerden sonra protokoller imzaladık, sonra da Laborant Okulu'nu da kurun dediler. Şimdi onu da kuruyoruz.

OKUMAYACAK DEĞİL, ORTALAMASI YÜKSEK ÖĞRENCİ GÖNDERİN BİZE

Kurmuş olduğumuz İşletmeler Üstü Eğitim Merkezinde bir bölümde yatılı okuyacak öğrencilerimiz için kurduk. Yani biz diyoruz ki klasik, alışılagelmiş bir staj yeri olarak görülmesin burası. Bir öğrencinin teoride ve pratikte bir tekstil makinesini öğrenmesi 3 ay sürecekse 3 ay sürsün. Bunun için yatakhanemiz de var.

Bizim işimize, tekstil sanayiinde en çok yarayan makineler mekatronik makinelerdir. Burada da bunun eğitimi verilecek. O yüzden bu tür makineleri öğrenme zamanı ne kadarsa o kadar eğitim alacaklar. Biz bugüne kadar laborantlarımızı kendimiz kendi kendimize işletme içerisinde yetiştirdik ve ne kadar yetiştiyse öyle gitti. Ancak şimdi laborantlar için de bölüm kuruyoruz. Tekstilciler olarak bizim sizlerden isteğimiz buraya gelerek yetiştirilecek öğrencileri okuyacak, iş yapacak olanlardan seçin ve öyle gönderin. Okumayacak, diploma notu, ders not ortalaması düşük öğrenci göndermeyin bize. Çünkü bizler yıllarca kaliteli ara eleman sıkıntısı çektik. Şimdi kendimiz yetiştirmek üzere burasını kurduk. Burada da kaliteli elemanlar yetiştirmek istiyoruz. Biz üniversiteye gidecek öğrenci istemiyoruz.

GEREKİRSE YURT DIŞINDAN ÖĞRETMEN GETİRİLECEK

Okul Müdürleri bize diyorlar ki Staja gönderdiğimiz öğrencileri çay ocaklarında çay servisi, getir götür işlerinde kullanmışsınız. Çocuklar hiç bir şey öğrenememişler diyerek şikayet ediyorlar. Doğrudur ve haklıdırlar da. Ancak okuldan gelen öğrenciye yüz milyarlarca liralık makineni başına geç diyemez ki Mühendisler! Veya 5 öğrencinin başına fabrikada 1 mühendis veremez. Çünkü sanayici aynı zamanda üretimine devam etmek zorunda. İşte biz bu yüzden burasını kurduk. Burada her öğrenci makinenin başına verilecek. Başlarına da mühendisler, öğretmenler verilecek. Burada eğitim alan öğrencilerin sigortalarını Milli Eğitim, staj parazını ise saniyici asgari ücretin 3/1'i oranında karşılayacak. Bizim öğretmenlerimiz yetersiz kalırsa yurt dışından öğretmen getirilecek ve bizim öğretmenlerimizi eğitecek. Ondan sonra da yine bizim öğretmenlerimiz öğrencileri eğitmeye devam edecek. Bunu düşündüğümüz için öğretmenlerimizi aylarca buradan otobüs tutarak her gün Boğaziçi Üniversitesi'ne, Marmara Üniversitesi'ne dil kursuna gönderdik"

DİPLOMALAR ULUSLARARASI GEÇERLİ OLACAK

Burada eğitim verecek olan öğretmenlerimiz ilk başta 16 kişiydi. Ancak onlar eğitim alırlarken bu sayı azaldı ve 6'ya kadar düştü. Biz Tekstil alanında eğitime ve ara eleman yetiştirmeye her türlü desteği verdik, vermeye devam ediyoruz ve vermeye de devam edeceğiz. Biz bu işi daha da geliştireceğiz. Ancak tekrar söylüyorum, bize diploma notu 1,5 - 2 olan öğrenci göndermeyin. Bize diploma notu yüksek öğrenciler gönderin. Çünkü bu öğrencilerin eğitimleri bittiğinde alacakları diplomalar ve sertifikalar AB ülkelerinde de geçerli olacak. Yaptığımız araştırmalardan sonra hazırladığımız dersler AB ülkelerindeki gibi. Bu yüzden biz tamamen kaliteli ara eleman yetiştireceğiz. Ayrıca düzenlediğimiz kitaplar Milli Eğitim Bakanlığının Talim Terbiye Kurulu'ndan geçtiği taktirde bu kitapları bastırarak Türkiye'de tekstil eğitimi veren okullara da bedava dağıtacağız."

MESLEK GARANTİSİ OLACAK

Türk Tekstil Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Oğuz'un ardından Başkan Yardımcısı Lütfü Paker bir konuşma yaptı.

Başkan Yardımcısı Lütfü Paker İşletmeler Üstü Mesleki Eğitim Merkezinde eğitim aldıktan sonra diploma alacak olan öğrencilerin meslek garantisi olacağını belirterek "Biz yaptığımız bu çalışmayla aslında Almanların 14 yıl önce yaptığı çalışmayı kopyaladık ve aynı sistemi burada uygulamaya başladık. Burada verilecek olan eğitim bölge sanayicimize uygun olacak. Yani bu bölgedeki sanayici hangi tekstil kolunda iş yapıyorsa onun eğitimi ve o makinelerin pratiği verilecek. Bu bölgede olmayan hiç bir tekstil makinesini burada kullanmadık. Bizim öğrencilerden burada istediğimiz işletmelerde olduğunun tam tersi. Yani biz burada öğrencilere "LÜTFEN BU MAKİNELERİ BOZUN" diyeceğiz. Çünkü bozup sökmeden, makineyi kurcalamadan kullanmadan öğrenilmez. Sanayici makinesinin bozulmasını istemez. O yüzden öğrenci makineye sadece karşıdan bakar. Ancak biz burada öğrenciden makineyi bozmasını tamir. etmesini ve kullanmasını isteyeceğiz.

1 KISMI OKUL, GERİ KALANI UYGULAMA MERKEZİ

Burada siz Milli Eğitim camiasından istediğimiz 2 kriter var. Birincisi bize kaliteli öğrenciler verin. iikncisi stajyer olarak gelecek öğrencileri birlikte organize edelim. 3 veya 4'er grup şeklinde kaliteli öğrenci gönderin burada kurulu bulunan 18 makineyi biz onlara verelim, onlarda bozsunlar. Bizim öğrencilerden isteğimiz bu. Makineyi bozsunlar, çıkacak kumaşı, boyayı, ipliği bozsunlar. Burasını okul olarak değerlendirenler var. Ancak biz buna itiraz ediyoruz. Burasının bir kısmı okul, büyük kısım ise uygulama merkezi. Burada uygulamaya katılacak öğrencinin iş garantisi de var. Yani üniversite mezunu bir Tekstil Mühendisi gibi boşta gezmeyecekler. Burada ara eleman olarak yetiştikten sonra derhal iş başı yapacaklar. Öğrenci burada işin ve makinenin doğrusunu bulana kadar uğraşacak" dedi.

TEKNİK ELEMAN ŞART

Eski Milli Eğitim Bakanı Metin Emiroğlu ise bu tesisin uzun yıllar süren çalışmanın eseri olduğunu belirterek "Bu proje ihtiyaçtan dolayı doğdu ve projenin gerçekleştirilmesi ile geliştirilmesi Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte sürdürüldü. Tekstil sektöründeki meslek dallarına göre eğitim verilecek. Bu projenin uygulanması için uzun yıllar çalışıldı. Sadece 2 yıl Almanlar ile birlikte çalışıldıktan sonra uzun yıllarda Türkiye'de bu proje üzerin çalışıldı ve bugünlere gelindi.

Yani bu proje uzun yıllar yapılan çalışmaların son ayağı, fiziki bir eseridir. Burada bizim bir ayağımız halkın arasında, bir ayağımız okullarda olacak. Burası misyona ve vizyona sahip bir yer. Bu yüzden buraya okul denmesine bizler karşıyız. Türkiye'de maalesef yıllarca Mesleki eğitim gelişemedi. Neden? Devlet Planlama Teşkilatı'nın yıllardır söylediği bir araştırma var. Öğrencilerin %65'i mesleki eğitime yönlendirilmeli, % 35'lik kısım ise akademik kariyer yapmalı. Yani teknik eleman şart. Teknik eleman olmadığı için de üretim ve kalite sıkıntısı yıllarca yaşandı" dedi.

EĞİTİM OKULDA DEĞİL, TABİİ ORTAMDA OLUR

Aynı zamanda Türk Tekstil Vakfı Genel Sekreteri de olan eski Milli Eğitim Bakanı Metin Emiroğlu, "Mesleki Eğitim okulda değil tabii ortamda olur. Çünkü teknoloji her gün değişiyor, gelişiyor. Gelişmiş teknolojili, yüksek nitelikteki makineleri her okula alıp öğrenciler tarafından kullanımı sağlanamaz. Dünyanın hiç bir ülkesi de bu kadar zengin değil. Fakat sanayicilerde bu makineler olmak zorunda çünkü sanayici bu alt yapıyı kuramazsa rekabet edemez. İşte burada bunun eğitim verilecek. Bu proje aynı zamanda Tekstil sanayinin diğer kollarındaki meslek grupları üzerine olacak şekilde Adana ve Kayseri'de de yürütülmekte" dedi.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.