banner57

Taşımacılık sektörünün sıkıntılarını dile getirdi

CHP Tekirdağ Milletvekili Dr. İlhami Özcan Aygun, “Tüketici ve yolcuları esas alan rekabetçi ve seçenekli bir yolcu taşıma anlayışına geçilmelidir. Esnafı, 2900 cc motor hacimli otomobil almaya zorlamak ne insanidir, ne de milli bir duruştur” diyerek esnafın alım gücünün düştüğü için yasal düzenleme yapılması çağrısında bulundu.

Taşımacılık sektörünün sıkıntılarını dile getirdi

SEKTÖRDE 20 BİN KİŞİ ÇALIŞIYOR
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan’ın yanıtlaması istemiyle A-1 türü yetki belgeli taşımacılık konusunda kapsamlı bir soru önergesi veren CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun, “Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı; 2006 yılında A-1 türü yetki belgesi kapsamında 8 kişilik otomobiller üzerinden şehirlerarası tarifeli ve tarifesiz taşımacılık yapma imkânı tanımıştır. Bu yetki kapsamında Türkiye genelinde şu anda 4 bin 500 araç ile taşımacılık yapan 235 şirket bulunmaktadır. Sektör, yaklaşık 6 bin kişiyi istihdam etmekte, aileleriyle birlikte 20 bin kişiye gelir kapısı olmaktadır” dedi.
“BAKANLIK DANIŞTAY KARARINI UYGULAMADI”
Bakanlığın, 2006 yılında tarifeli yolcu taşıma hakkı verdiği A-1 türü yetki belgeli şirketlere, 2010 yılından sonra çıkarılan genelge ve yönetmelikler ile sürekli hak kaybı yaşatıldığını, yeni maddi külfetler getirilerek, o güne kadar yaptıkları ticari yatırımların boşa çıkarıldığını söyleyen Aygun,  Bakanlığın 9 Temmuz 2009 tarihli genelgesinde; A-1 türü yetki belgesine sahip şirketlere tarifeli ve tarifesiz şehirlerarası yolcu taşıma yetkisi tanıdığını anımsattı. Ancak Bakanlığın bu genelgeden 7 ay sonra çıkardığı ikinci genelgede fikrini değiştirdiğini kaydeden Aygun, “26 Şubat 2010 tarihli genelgede, A-1 türü yetki belgesine tanınan tarifeli yolcu taşıma hakkına son verilmiştir. Bakanlığın 7 ay içinde çıkardığı iki farklı genelge sonucu yaptıkları yatırım açısından zor duruma düşen şirketler, 26 Şubat 2010 tarihli genelgenin ilgili maddelerinin iptali için Danıştay’a başvurmuştur. Gerek Danıştay 15. Dairesi, gerekse kararın temyize götürüldüğü Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, ‘A-1 türü yetki belgesi ile tarifeli yolcu taşımacılığı yapılamayacağı’ yönündeki 26 Şubat 2010 tarihli genelge maddesini iptal etmiştir. Ne var ki Danıştay kararları Bakanlık tarafından uygulanmamıştır” dedi.
“ŞİRKETLERİN EKMEĞİYLE OYNANDI”
Bakanlığın A-1 türü yetki belgesine sahip firmaları, Danıştay kararlarına rağmen tarifeli yolcu taşımacılığı yerine “tarifesiz grup taşımacılığı” yapmaya zorladığını savunan Aygun,  “A-1 türü yetki belgesi ile şehirlerarası yolcu taşımacılığına yönelik daha büyük darbe 31 Aralık 2018 tarihinde Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nde yapılan bir dizi değişiklik ile gerçekleştirilmiştir. Yeni yönetmelik ile 8 Ocak 2018 tarihli Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nde çok büyük değişikliklere gidilmiş, A-1 türü yetki belgesine tanınan şehirlerarası yolcu taşıma hakları tırpanlanmıştır. 11 ay önce çıkarılan yönetmeliğe göre yatırım yapan ve pozisyon alan taşımacılık şirketleri yeni yönetmelik ile büyük zarara uğratılmış, adata ekmekleri ile oynanmıştır” dedi.
BAKAN TURHAN’A SORU YÖNELTTİ
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan tarafından yanıtlanması istemiyle soru önergesi veren Aygun, kamu kurum ve kuruluşlarına taşımacılık yapmayan A-1 türü yetki belgeli araçların yolcu taşımacılığı yapması için “2900 cc motor silindir hacminden az ve 4 yaşından büyük olmaması” koşulu getirildiğini, kamu kurum ve kuruluşlarına taşımacılık yapan otomobillerin, bu yeni düzenlemeden muaf tutulduğunu belirterek, neden bu istisnanın getirildiğini sordu. Dövizdeki yükselme ve Türkiye’de gün ve gün derinleşen ekonomik kriz dikkate alındığında, A-1 türü yetki belgesi ile taşımacılık yapan şirketlerin 2900 cc motorlu araç satın almasının mümkün olup olmadığını, 2900 cc motor hacmi koşulunun neden konulduğunu, Türkiye’de yolcu taşımacılığı için motor hacmi yüksek araç koşulunun getirilmesinin hem ekonomik hem çevresel değerlerle bağdaşıp bağdaşmadığını, Yeni Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nde taşımacılık için getirilen 4 yaş kuralının, ekonomik olup olmadığını, trafikte kayıtlı araçların ortalama yaşı esas alınırsa 4 yaş kuralının uygulanmasının gerçekçi olup olmadığını, yolcular için alternatif bir seçenek sunan A-1 türü yetki belgesi ile şehirlerarası yolcu taşımacılığının önünün neden kesilerek bu yönde faaliyet gösteren şirketlere zorluklar çıkarıldığını, A-1 türü yetki belgesi ile taşımacılık yapmak için henüz Türkiye piyasasında olmayan otomobil türlerini şart koşmnın, ülke ve kamu yararına olup olmadığını sordu. Aygun ayrıca şu soruları da yöneltti: “Yaklaşık 20 bin aileye gelir kapısı olan sektör, ekonomik krizin giderek derinleştiği ülkemizde önemli bir istihdam alanı yaratmaktadır. Sektörü krize sokarak, ülkedeki işsizliği daha da tırmandırma riski taşıyan 31 Aralık 2018 tarihli yönetmeliği değiştirmeyi düşünüyor musunuz?  A-1 türü yetki belgesi ile taşımacılık yapan şirketlerin önünü açacak düzenlemeler yapacak mısınız? Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, bir yıl geçmeden çıkardığı birbirinden farklı genelge ve yönetmeliklerle, ciddi ve güvenilir bir tutum ortaya koyamamıştır.Ulaşım ve taşımacılıkta istikrarlı, tutarlı ve güvenilir politikalar üretmek yerine neden çok kısa sürede birbiri ile çelişkili düzenlemeler yapılmıştır? Belirli baskı gruplarının Bakanlık üzerinde etkisi mi vardır? Eski yönetmelik ve genelgelere göre yatırım yapan ve pozisyon alan şirketlerin uğrayacağı zararlar niye dikkate alınmamıştır? Yeni yönetmelik maddeleri, neden geriye dönük işletilerek,  gerekli koşulları 30 Haziran 2021 tarihine kadar sağlayamayan tüm şirketlerin A-1 türü yetki belgesi ekli taşıt belgesinin iptal edilmesi kararlaştırılmıştır? A-1 türü yetki belgesi ile tarifeli yolcu taşımacılığının önünü açacak mısınız? Demokrasinin temelini oluşturan güçler ayrılığı prensibi çerçevesinde Danıştay kararlarına uymayı düşünüyor musunuz?”
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.