banner57

Yatırımın iştahındaki zayıflama büyümeyi tehdit ediyor

CHP Ekonomi Politikaları Genel Başkan Yardımcılığı’nın Genel Başkan Yardımcısı ve Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak koordinasyonunda hazırladığı 99. Ekonomik Görünüm Raporu’nda sanayi üretiminde görülen yavaşlama ile İmalat Sanayi Satın Alma Yöneticileri Endeksi’ndeki (PMI) düşüş birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye ekonomisini Haziran ayında parlak bir tablonun beklemediği ifade edildi.

Yatırımın iştahındaki zayıflama büyümeyi tehdit ediyor

 VERİLER, ÜRETİMDE ÇARKLARIN YAVAŞLADIĞINI GÖSTERİYOR
Rapora göre Mayıs’ta sanayi üretiminde, geçen yıla göre yüzde 3 artış beklenirken gerçekleşme bunun yarısında kaldı. Mevsim ve takvim etkisinden arınmış sanayi üretimi ise bir önceki aya göre yüzde 1 geriledi. Bu, geçen yılın Ekim ayından bu yana gerçekleşen en sert düşüşü işaret ediyor. Mevsim ve gün etkilerinden arınmış üç aylık ortalama üretim verileri ekonomideki durgunluğu ve yavaşlamayı teyit ediyor.
 HAZİRAN VERİLERİ SICAK OLACAK
Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak'a göre Haziran ayı üretim verileri de parlak sinyaller vermiyor. İmalat Sanayi Satın Alma Yöneticileri Endeksi’nin (PMI) 50,1’den Haziran’da 48,8 değerine gerilediğine dikkat çekilen raporda, PMI’nın üretim hacmi endeksinin Haziran’da 47,8’le 2009 Nisan ayından bu yana en düşük seviyesine düştüğü ifade edildi. Raporda, “Haziran’da gerek imalat gerekse toplam sanayi üretiminin zayıf geleceğini şimdiden söyleyebiliriz. Dolayısıyla bu yılın ikinci üç ayında sanayi katma değerinden büyümeye gelecek katkının da, ilk üç aya göre sınırlı kalacağı şimdiden anlaşılıyor” değerlendirmesinde bulunuldu.
 YATIRIM İŞTAHI AZALIYOR
Yatırım malı üretimi ve ithalatındaki gelişmelerin de Türkiye’deki yatırım iştahının azalmaya başladığını gösterdiğinin kaydedildiği rapora göre Mayıs ayı itibariyle yatırım malı üretimindeki artış yüzde 0,3’te kaldı; mevsim ve gün etkisinden arınmış yatırım malı üretimi ise Mayıs’ta bir önceki aya göre yüzde 5,7 düştü. Bu aynı zamanda 2012 Haziran ayından bu yana bu gruptaki en sert üretim düşüşü. Üretim seviyesi olarak bakıldığında da yatırım malı üretimi 2013’ün Ocak ayı seviyelerine kadar geriledi. Mayıs’ta yatırım malı ithalatı ise, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,5 düştü. Özel sektör yatırımlarının büyümeye katkısının 2012’den bu yana zayıf seyrettiğinin kaydedildiği raporda, “Son 2,5 yıldır ekonomik aktörler yatırım yapmaktan kaçınıyor. Yatırım iştahındaki zayıflama Türkiye’nin orta vadede üretim kapasitesi ve büyüme potansiyeli açısından önemli bir risk. Bu riski besleyen en önemli husus ise ekonomide güven algısının giderek yok olması” denildi. CHP’nin raporuna göre üretime ilişkin bu veriler, enflasyon cephesinde işler iyi gitmese de Hükümetin TCMB üzerinde faiz baskısını daha da artıracağı anlamına geliyor.
 BORÇ YİYEN CEBİNDEN YER
“Merkez Bankaları’nın kulübü” olarak bilinen Uluslararası Ödeme Bankası’nın(BIS) yayınladığı 84. Yıllık Raporu’na da değinilen CHP Ekonomik Görünüm Raporunda, BIS’in politikacıların “ne pahasına olursa olsun büyüme” yaklaşımının uzun vadede ekonomide ciddi risklere sebep olacağı uyarısında bulunduğu kaydedildi. CHP’nin raporunda, şu hususlara dikkat çekildi:
Gelişmiş ülkeler krizden çıkış sürecinde küresel ekonomiye trilyonlarca dolar pompaladı. Bu likidite Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomilere akarak kredi ve borçlanma imkanlarını olağanüstü rahatlattı. Ucuz kredi ve uygun borçlanma imkanı gelişmekte olan ülkelerde hem şirketlerin hem de ailelerin borçlarını artırdı. Yine bu süreçte gelişmiş ekonomilerde varlık fiyatları düşerken, ucuz kredi ve borçlanma imkanları gelişen ekonomilerde varlık fiyatlarını şişirdi. Kredi ve borçlarla şişirilen finansal balonda yaşanacak bir sönme, büyüme ve istihdam üzerinde, normal bir durgunluğa göre çok daha yüksek maliyet çıkarır.
 VATANDAŞI BORÇLANDIRMADA BİRİNCİ
BIS Raporuna göre hem 2010-2013 verileri hem de en güncel veriler itibariyle reel kredi artışı en yüksek ülke Türkiye. Yani bankalara borcu en hızlı artan vatandaşlar Türkiye’de yaşıyor. Konut fiyatlarında da reel olarak artış yaşayan ülkeler arasında Türkiye’nin ismi yer alıyor.
 TÜRKİYE BALON ÜLKELER ARASINDA, DURUM HASSAS
BIS Raporuna göre; Türkiye, finansal genişleme (balon) sürecini yaşayan ülkeler arasında. Aynı süreci yaşayan diğer ülkeler ise Hindistan, Çin, Şili, Brezilya. Finansal balonun şiştiği ülkelerde, balonun söneceği döneme hazırlık yapılmalı. Balonun şiştiği ekonomilerde makro ihtiyati tedbirler alınmalı, para politikasında da daha sıkı bir politika çerçevesine yönelik ayarlamalar yapılmalı. Politika yapıcılar şu ana kadar sadece makro ihtiyati tedbirlerle finansal genişlemeyi önlemeye çalıştılar. Oysa, para politikasının genişlemeci olduğu bir ortamda bu ihtiyati tedbirler işe yaramaz. Para politikasındaki çelişki de burada ortaya çıkıyor. Para politikasının sıkılaştırılması, yani faizlerin artırılması ile borçluluğu yüksek şirket ve ailelerin borç yükü daha da artar, faizler düşük tutulursa borçlanma hızlanır. Özelliklefinansal balonun en son aşamasındaki ekonomiler, hassas bir durumla karşı karşıya.
 AKP POPÜLİZME DALACAK, BORÇLAR BOĞAZI AŞACAK
CHP’nin raporunda, Türkiye’nin 2015 ortasına kadar hızlı bir seçim takvimiyle karşı karşıya olduğu, bu dönemde popülist politikalara hız veren AKP’nin BIS’in uyarı ve önerilerine kulak verme ihtimalinin ise çok düşük olduğu kaydedildi. CHP’nin ekonomi raporunda, BIS’in uyarılarına rağmen Hükümetin faiz indirimi yoluyla vatandaşları borçlandırarak tüketime yönlendirmeye çalıştığı vurgulandı.
 RİSK VAR, SORUMLU İKTİDAR YOK
Bütçe dengelerinin her ay daha da bozulduğunun ifade edildiği raporda, “BIS’in 2014 için yayımladığı ‘büyüme’, ‘enflasyon’, ‘cari açık’ tahminleri de Türkiye’nin hem enflasyon hem de cari açık konusunda diğer ülkelerden nasıl ayrıştığını gözler önüne seriyor. Dolayısıyla Türkiye’nin önümüzdeki çok kıymetli bir zaman dilimini seçimler için heba edecek imkanı yok. Ancak maalesef ortada durumun ciddiyetini anlayacak sorumlu bir iktidar da yok” denildi.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.