banner57

Rumeli-Tekirdağ Göç Çalıştayı Düzenlendi

TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop himayelerinde Namık Kemal Üniversitesi Rektörlüğü ve Tarih Bilincinde Buluşanlar Derneği tarafından Tekirdağ’a göç konusunu, göçün sosyal, kültürel, siyasi ve ekonomik etkilerinin ele alındığı Rumeli-Tekirdağ Göç Çalıştayı düzenlendi.

Rumeli-Tekirdağ Göç Çalıştayı Düzenlendi

Namık Kemal Üniversitesi Rektörlük Konferans Salon’da düzenlenen etkinliğe Tekirdağ Valisi Aziz Yıldırım, Başsavcı V.Soner Gül, İdare Mahkemesi Başkanı Türker Karavaizoğlu, NKÜ Rektörü Prof. Dr. Mümin Şahin kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, akademisyenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.
Tarih Bilincinde Buluşanlar Derneği Başkanı Hüseyin Bayol, “Balkan ülkelerinden Tekirdağ'a gerçekleşen göç hareketlerinin tarihsel derinine inerek, akademik temelli bir çalıştayla Tekirdağ'a hacimli bir eser daha kazandırmayı umuyoruz. Bu eserimizin de gelecek nesillere önemli kaynak sağlayacağını ümit ediyorum.” dedi.
Süleymanpaşa Belediye Başkanı Cüneyt Yüksel ise “1890’larda bu topraklara göç etmiş Rumelili bir ailenin ferdi olarak nenelerimden hep duymuşumdur “göç” demek “acı” demek.  Özellikle ayrılık demek. Ailenizden sevdiklerinizden kopuyorsunuz. Dedemin babası 6 kardeş bunlar darmadağın oluyor. Bunu her koşulda anlatmaya çalışıyoruz. Tarihini bilmeyenin geleceği olmaz diyoruz. Tarihimizde yaşadıklarımızdan ders çıkartıp, geleceğe emin adımlar atmalıyız.” cümlelerine yer verdi.
Rektör Prof. Dr. Mümin Şahin programın önemine değindiği konuşmasında “Göç biraz önce kıymetli başkanımın bahsettiği gibi bir dram. Her bir göç ayrı bir roman, ayrı bir kitap gibi, her aile için ayrı anıları olan bir husus. Bu vesileyle bizler de bu derde ortak olalım dedik. Burada bilim adamlarına, sevgili tarihçilere, katılımcılara ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum. İnşallah bugün Tekirdağ’ımızda güzel bir çalıştay olacak. Bazı tarihsel gerçekler bir kez daha ortaya çıkacak.”dedi.
“Benim anne tarafım Selanik, baba tarafım Kırcaali’den göç etmiş aileler. 1958 Mübadelesinde ailemiz Tekirdağ Barbaros Köyüne yerleşmiş ve bizler oradan yetişen ailelerin çocuklarıyız. Evlad-ı Fatihan’ın çocuklarıyız. Çeşitli hikayelerle bizler de büyüdük. Rahmetli anneannem Bulgar Çeteleri geldiği zaman küçük çocukların suratınapeçkadankurumları sürdüklerini, genç kızları da kuyuya iple saldıklarını ve üzerlerine çırpıları örttüklerini ve çetelerin o şekilde gitmelerini beklediklerini anlatırdı. Biz bu hikayelerle büyüdük. Hepimizin ailelerinde çeşitli örnekler var. Bu ayrı bir hüzün.” diyen Rektör Şahin göç’ün toplumda yaşattığı travmaya dikkat çekerek “Biz bize yapılanlara benzemeyeceğiz. Aliyev İzzet Begoviç’in çok güzel bir sözü var: “Savaş Ölünce Değil Düşmana Benzeyince Kaybedilir.” Dolayısıyla biz düşmana benzemeyeceğiz. Biz milli, örf ve adetlerimiz neyi gerektiriyorsa o şekilde davranacağız ve o yolda ilerleyeceğiz.” dedi.
Rektör Şahin sözlerini “Bu sempozyumun yapılmasında bizleri teşvik eden ve her daim yanımızda olan Sayın Meclis Başkanımız Prof. Dr. Mustafa Şentop Hocama, Sayın Valim Aziz Yıldırım’a, Tarih Bilincinde Buluşanlar Derneği Başkanı Hüseyin Bayol’a ve Süleymanpaşa Belediye Başkanım Cüneyt Yüksel’e desteklerinden dolayı şahsım ve Üniversitem adına çok teşekkür ediyorum.” şeklinde noktaladı.
Vali Yıldırım; “İnsanlık boyunca yaşanan göçler, dünyada eşitsiz biçimde dağıtılmış ekonomik fırsatlardan yararlanma isteğinin bir sonucu olabildiği gibi, ekolojik sebepler, dayatmalar ya da devletler tarafından gerçekleştirilen sürgünler, iskanlar ve şavaşlar nedeniyle de ortaya çıkabilmektedir. Tekirdağ’a da çeşitli sebepler yüzünden göçler yaşanmıştır. Bunların en önemlileri, Balkan Savaşı sonrası yaşanan göç hareketi ve 1989’da Bulgaristan’da yaşanan Türk Zorunlu Göçüdür.” cümlelerine yer verdi.
Göçlerin tarihsel süreçlerine değinen Vali Yıldırım “Bu çerçevede Balkan göçleri, Müslüman nüfusunun yoğunluğu üzerinde olumlu katkılar yaparak bu toprakların yeni kurulacak Türkiye Devleti’nin “misak-ı milli” sınırları üzerinde kurulmasına imkân sağlayan en önemli unsurlardan birisi olmuştur. Ayrıca Balkanlardan gelen göçmenler, Balkanlarda öğrendikleri teknikleri Türkiye’de uygulayarak Anadolu’da modern tarım ve ticaretin gelişmesine de önemli katkıda bulunmuşlardır.Görüldüğü üzere Balkan Şavaşları ve sonrasında yaşanan süreçler, 1989 yılında yaşanan göç hareketi, pek çok trajediye sebep olmuştur. Bu yaşananları unutmamalı, unutturmamalıyız.Geçmişimizi bilmeden geleceğe emin adımlarla ilerleyemeyiz. Bu düşünceden yola çıkılarak yapılan bu çalıştayın tarih bilincini aşılama açısından faydalı olacağını umuyor, bu çalıştay sonucunda hazırlanacak olan kitap, Tekirdağ’ın tarihine ışık olacak, bu konuda çalışma yapmak isteyenlere önemli bir kaynak olacaktır.” dedi.
Açılış konuşmalarının ardından programın sunumunu gerçekleştiren ve Tekirdağ Tarih Bilincinde Buluşanlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Nagihan Bayol, TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop’un göndermiş olduğu konuşmasını okudu. Prof. Dr. Mustafa Şentop mesajında 20. Yüzyılın ilk çeyreğinde Rumeli Türklerinin 600 yıl yaşadığı Balkanların kendilerine yabancılaştığını, bu yabancılaşma halinin birçok Balkan ülkesinde düşmanlığa dönüşmüş, Rumeli Türkleri için huzur ve güven ortamı kaybolmasının ardından Rumeli’den Anadolu’ya göç eden atalarımızın Anadolu’da kendileri için uygun olan köylere yerleştirildiğini ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin himayelerinde gerçekleştirilen Rumeli Tekirdağ Göç Çalıştay’ının bu gerçeğin bilinmesi ve anlaşılmasına katkıda bulunacağına yer verdi.
Açılış konuşmalarının ardından plaket takdimi sonrasında açılış oturumuna geçildi.
Çalıştay’ın ilk oturumunda Doç. Dr. Ayşen Eti Sina “Trak Göçleri” ,  Prof. Dr. Mehmet Hacısalihoğlu “Türkiye’de Göç Çalışmalarının Gelişimi”, Prof. Dr. Ahmet Günşen “JustinMcCarty’inin Ölüm ve Sürgün’üne göre Balkan Müslümanlarının Etnik Kıyımı” ve  Prof. Dr. Rıdvan CANIM “Biz Geldik Onlar Kaldı: Edebiyatımızda Rumeli Göçleri ve Sonuçlar” konulu sunumlarını gerçekleştirdi.
Düzenlenen “Rumeli-Tekirdağ Göç Çalıştayı”nda Balkan ülkelerinden Tekirdağ'a gerçekleşen göç hareketlerinin tarihsel gelişimi, ekonomik, sosyal ve psikolojik içerikli analizleriyle 22 akademisyenin katılımlarıylaüç oturumda incelenirken, Türkiye’de Göç Çalışmalarının Gelişimi, Edebiyatımızda Rumeli Göçleri ve Sonuçları, Türk İstiklal Savaşı’na Bulgaristan Türklerinin Katkıları, Göç Olgusunun Kavramsal Analizi ve Tarihselliği, 19. Yüzyılda Yunanistan’dan Osmanlı Devletine Göçler ve Yaşanmış Göç Hikayeleri konu başlıklarında sunumlar gerçekleştirildi.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.