banner57

Cinsel terapiyle vajinismustan kurtulabilirsiniz

Çerkezköy Özel İrmet Hospital Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. İsmet Kaygısız, çağımızın en büyük cinsel problemlerinden biri olan ‘Vajinismus’ hakkında bilgilendirmede bulundu. Vajinismusun genellikle ilk cinsel birleşme denemesinde ortaya çıktığını kaydeden Dr. Kaygısız, “Vajinismusun bugün için bilimsel olarak başarısı kanıtlanmış tek tedavi yolu cinsel terapidir” açıklamalarını yaptı

Cinsel terapiyle vajinismustan kurtulabilirsiniz

ÇOĞU ZAMAN CİNSEL BİRLEŞMEYİ OLANAKSIZ KILAR
Vajinismusun vajinaya giriş denendiğinde, vajinanın dış kısmını çevreleyen kaslarda yineleyici ve sürekli biçimde istemsiz kasılmaların olması ve bu kasılmalara, girişe ilişkin ağrı korkusu ve kaygıların eşlik etmesi olduğunu kaydeden Çerkezköy Özel İrmet Hospital Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. İsmet Kaygısız, “Bunun yanı sıra, bedenin çeşitli bölgelerinde, hatta tüm bedende kasılmalar, bacakların kapanması, titreme, çarpıntı, terleme, bulantı, kusma, fenalık hissi ve ağlama eşlik edebilir. Vajinadaki kasılma çoğu kadında cinsel birleşmeye izin vermez. Daha az sayıda olguda ise zorlamayla giriş olabilir ancak birleşmeler ağrılı ve acılı olarak sürer. Çoğu zaman cinsel birleşmeyi olanaksız kılan bu kasılmayı kadın kendi isteği ile yapmadığı gibi, bunu isteyerek de geçiremez.” bilgilerini verdi.
TÜRKİYE’DE CİNSEL TEDAVİ MERKEZLERİNE VAJİNİSMUS NEDENİYLE % 62.2-75.9 BAŞVURU VAR
Vajinismusun, genellikle ilk cinsel birleşme denemesinde ortaya çıktığını ifade eden Dr. Kaygısız, “Vajinismusun yaygınlığı ile ilgili çelişkili veriler varsa da, ülkemizde ve diğer geleneksel kültürlerde batılı ülkelere göre daha yaygın olduğu bilinmektedir. Türkiye’de cinsel sorunları saptamak amacıyla yapılan toplumsal bir taramada, %54 kadının ilk birleşme denemesinde korku, acı hissi ve kaçınma davranışı tanımladıkları ve cinsel birleşmenin gerçekleşmediği saptanmıştır. Bu kadınların % 17’sinin halen birleşemediği ya da birleşmede sorunlar tanımladığı tespit edilmiştir. Türkiye’de cinsel tedavi merkezlerine vajinismus nedeniyle başvuran hastaların oranı ise % 62.2-75.9 arasındadır. Batılı ülkelerde ise vajinismusun görülme sıklığı % 1-6’dır.” diye konuştu.
KADININ CİNSELLİĞİNE DE DEĞER VERİLDİĞİ TOPLUMLARDA DAHA AZ RASTLANIR
Cinsel eğitimin uygun verildiği, cinselliğin konuşulabildiği, çocukluk yaşlarından itibaren cinselliğin bir haz alma davranışı olarak kurgulanabildiği, kadının cinselliğine de değer verildiği toplumlarda vajinismusa daha az rastlandığına dikkat çeken Dr. Kaygısız, “Cinsellikle ilgili yanlış inanışlar ve tabular vajinismus gelişiminde önemli rol oynamaktadır. Vajinismusu olan kadınların çoğu, kendi cinsel organlarının çok küçük ve anormal olduğunu, vajinanın ya da kızlık zarının bir duvar oluşturduğunu, erkek cinsel organının çok büyük olduğunu, çok acıtacağını, çok zarar vereceği şeklinde yanlış inanışlara sahiptirler. Tanımlamaları değiştirmek bile öğrenmede ve tedavide etkin olabilmektedir” açıklamasında bulundu.
CİNSEL EĞİTİM VE BİLGİLENME TOPLUMUN VE KÜLTÜRÜN DİRETMELERİYLE ŞEKİLLENİR
Vajinismusu olan kadınların yaş, eğitim, sosyoekonomik ve sosyokültürel durum, kırsal veya kentli olma açısından belirli bir farklılık göstermediğini söyleyen Dr. Kaygısız, “Bunun nedeni, cinsel eğitimin ve bilgilenmenin bireyin genel eğitim seviyesine göre değil, toplumun ve kültürün diretmeleriyle şekillenmesidir.” dedi.
UYGUN CİNSEL TERAPİYLE YÜZDE YÜZE YAKIN DÜZELME OLUR
Vajinismusun bugün için bilimsel olarak başarısı kanıtlanmış tek tedavi yolunun cinsel terapi olduğunu vurgulayan Dr. Kaygısız, “Vajinismus cinsel tedaviye en iyi ve en kısa sürede yanıt veren cinsel işlev bozukluğudur. Uygun cinsel terapiyle yüzde yüze yakın düzelme olur. Cinsel terapi çoğunlukla çift görüşmesi şeklinde sürdürülür. Vajinismusu, çiftin sorunu olarak ele almak ve partneri de buna ikna ederek tedaviye aktif katılımını sağlamak çok önemlidir. Erkekler vajinismusu bir hastalık olarak kabullenmedikleri, belki de doğru bilgiye ulaşamadıkları için durumu istenmeme ve reddedilme olarak algılayıp, kırgınlık ya da öfke duyabilirler. Bazen durumun kendi yetersizlikleriyle ilgili olabileceğini düşünüp, kaygıyla zaman içinde cinsel isteksizlik ve sertleşme sorunları gelişebilir. Bu nedenle önce kapsamlı cinsel yaşam öyküsü alınır. Çiftin zorlukları değerlendirilir, kaygıları araştırılır. İlk seanslarda yapılan gecikmiş bir cinsel eğitimdir. Çiftin cinsel sağlıkla ilgili bilgilendirilmesi, yanlış inanışların düzeltilmesi, cinsel organlar ve cinsel fizyolojiyle ilgili doğruların aktarılması hedeflenir. Sonrasında egzersizlerle kademeli olarak kasılmanın ve girişle ilgili korkuların üzerine gidilir.” ifadelerini kullandı.
YANLIŞ VE ETİK OLMAYAN TEDAVİ UYGULAMALARINA ÇOK SIK RASTLANMAKTADIR
Cinsel işlev bozukluklarında yanlış uygulamalara tanıklığın gün geçtikçe arttığını belirten Çerkezköy Özel İrmet Hospital Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. İsmet Kaygısız, “Özellikle vajinismusta yanlış ve etik olmayan tedavi uygulamalarına çok sık rastlanmaktadır. Vajinal girişteki kasılma, jel kullanımıyla, alkol alımıyla, sıcak su banyolarıyla, ilaç kullanımıyla, uykuda, hamile kalmakla, lokal anestezik uygulamalarla ortadan kalkmaz. Kızlık zarıyla ilgisi olmadığı için kızlık zarına yapılan müdahalelerle de düzelmez. Ayrıca bu işlem kadına ek bir travma oluşturur. Vajinaya botoks uygulanması, pelvik taban egzersizleri, laboratuvar ortamında tüplerle duyarsızlaştırma tek başına çözüm sunmaz. Bazı hekimler kadına genel anestezi vererek cinsel birleşmede bulunmayı önerirler. Bu durumda tüm vücut kaslarındaki dolayısıyla vajinadaki kasılma ortadan kalkacağı için bir kereliğine cinsel birleşme olabilir. Sonra ilişki denendiğinde yine giriş olmaz, yani bir kez cinsel birleşme olması vajinismusu ortadan kaldırmaz.” diye konuştu.
AMAÇ PENİSİN VAJENE GİRİŞİNİ SAĞLAMAK DEĞİL
Dr. Kaygısız son olarak da, “Vajinismus tedavisinde amaç, bir şekilde penisin vajene girişini sağlamak değil; kadının kasılma, acı, kaçınma, korku gibi olumsuzluklar yaşamadığı, çiftin haz aldığı, doyumlu bir cinsel yaşama ulaşmasını sağlamaktır.” bilgisini verdi.
 
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.