banner57

Stres, sedef hastalığını olumsuz yönde etkiliyor

Çerkezköy Özel İrmet Hospital Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Melike Aslan, ilerlediği zaman tüm vücudu kaplayabilecek sedef hastalığı ile ilgili açıklamalarda bulundu. Dr. Aslan, stresin sedef hastalığını olumsuz yönde etkilediğini ifade etti.

Stres, sedef hastalığını olumsuz yönde etkiliyor

SEDEF HASTALIĞI BULAŞICI DEĞİL
Çerkezköy Özel İrmet Hospital Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Melike Aslan, kırmızı zemin üzerinde sedef rengi pullarla kendini gösteren sedef hastalığının izlerinin birkaç mm büyüklüğünden birkaç cm büyüklüğüne kadar değişebildiğini vurguladı. Sedef hastalarının genellikle kepeklenme, kabuklanma, kabukların elbise üzerine ve etrafa yayılması, kaşıntı, tırnak bozukluğu, el ve ayaklarda ağrı şikayetleriyle başvurduklarını ifade eden Dr. Aslan, hastalığın bulaşıcı olmadığını ve çeşitli tedavi yöntemlerinin olduğunu, tedavi yöntemine karar verirken sedef yaralarının yaygınlığı, hastanın yaşı ve cinsiyetinin göz önünde bulundurulduğunu kaydetti.
EL YAPIMI İLAÇLAR DA KULLANILIYOR
Uzm. Dr. Melike Aslan, “Uygulanan en eski ve en bilinen tedavi yöntemi, kabukların dökülmesi ve kızarıklığın geçmesini sağlayan kremlerle yapılan tedavidir. Kabuk ve pulları ortadan kaldırmak için hazır krem ve losyonlar olduğu gibi içine salisilik asit gibi soyucuların katıldığı el yapımı ilaçlar da kullanılıyor. Genellikle başarılı olan bu tedavi yöntemi bırakıldığında belirtiler bir süre sonra tekrarlıyor ve yönteme tekrar başlamak gerekiyor. Hastalığın tekrarlamasında emosyonel stress, enfeksiyonlar, bazı ilaçlar vb. nedenler olabildiğinden hastanın bilinçli olması önem taşıyor.” dedi.
GÜNEŞ SEDEF HASTALIĞINA İYİ GELİYOR
Sedef hastalığı için kimi zaman ultraviyole A ve B (UVA ve UVB) tedavisi uygulandığını belirten Dr. Aslan, tedavinin nasıl yapıldığını şu şekilde aktardı: “Yöntem tek başına UVB’ye maruz bırakma veya deriyi ultraviyole ışınlarına karşı duyarlılaştıran ilaçları ağızdan verip bir süre sonra hastaya tedavi edici ultraviyole ışını veren cihazlara maruz bırakmaya dayanıyor. Seanslar halinde uygulanan tedavide yüz güldürücü sonuçlar alınıyor. Ancak tedavi bırakıldığında hastalık bir süre sonra tekrarlayabiliyor. Zaten tedavide kullanılan ışınlar güneşin yaydığı ışınların benzeri. Yazın sedef hastalarının iyileşmesinin sebebi budur.” dedi.
KONTROLLÜ BİR ŞEKİLDE GÜNEŞLENMEK GEREKİYOR
“Yaz aylarında fototerapi olarak adlandırılan bu yöntemin yerine doğal güneş ışığından da faydalanabilirsiniz.” diyen Dr. Aslan, D vitaminin sedef hastalığı üzerindeki etkisi bilindiğinden yaz aylarında kontrollü bir şekilde güneşlenmenin ve sedef hastalığının, travmaya maruz kalmış bölgelerde ortaya çıktığından güneş yanıklarından kaçınmanın önem taşıdığını söyledi.
ROMATİZMAL ŞİKAYETİ BULUNAN HASTALARDA TEDAVİ
Bütün bu tedavilerden fayda göremeyen veya eklem tutulumu ile seyreden, ağır tırnak ve eklemlerinden rahatsız olan sedef hastalarına bağışıklık sistemini etkileyen ilaçların uygulanabildiğini ifade eden Dr. Aslan, bu yöntemin iş ve sosyal çevresinde yağlı kremler kullanmak istemeyen ve bu tedavileri denemiş olan hastalar için ideal olduğunu anlattı. Dr. Aslan, “Bağışıklık sistemini etkileyen ilaçlar, sedefte olduğu gibi romatizmal hastalıklar ve kanser tedavisinde de kullanılan ilaçlardır. Ancak dozaj olarak diğer hastalıklara göre çok az dozda kullanılması yeterli olabiliyor. Bu ilaçlar dermatolog doktor kontrolünde gerekli dozda ve gerekli testler yapılması şartıyla güvenle ve yan etki olmadan kullanılabilir. Tedavi süreleri iki ay ile bir yıl arasında olup zaman zaman tekrarlanmaları gerekebilir. Özellikle romatizmal şikayeti olan sedeflilerde en etkin tedavi yöntemidir. İç organ tutulumu yapmayan, bulaşıcı olmayan bir rahatsızlık olmakla birlikte deri gibi organı bazen yaygın olarak tutabilen sedef hastalığı görüntüsü itibariyle insanı psikososyal açıdan önemli derecede etkileyebilmektedir. Bu nedenle takibi ve tedavisi özel önem taşımaktadır.” diye ekledi.
 
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.