'İmralı Süreci' milletimizi rencide ediyor

Türk Dayanışma Konseyi Tekirdağ Grubu'nu oluşturan Türkiye Kamu Sen, Türk Ocakları, TÜRKAV, Aydınlar Ocağı, Kırımlılar Derneği ve birçok sivil toplum kuruluşu bir araya gelerek son günlerde 'İmralı Süreci' diye bilinen süreç hakkında görüşlerini bir basın açıklamasıyla kamuoyuna duyurdu. Türk Dayanışma Konseyi adına konuşan Dönem Sözcüsü Muzaffer Doğan, İmralı Süreci'nin Türk Milleti'ni üzdüğünü ve rencide ettiğini söyledi

'İmralı Süreci' milletimizi rencide ediyor
17 Ocak 2013 Perşembe 08:10

"Her konuda referandum kartını kullanan siyasi iktidar, bu hayati konuda Türk Milleti'nin iradesine başvurmak için neden referanduma gitmemektedir?" diye soran Dönem Sözcüsü Muzaffer Doğan, "İş başındaki iktidar Bölücü Başı'nın 'Türkiye’den toprak talebim yok' sözünü hangi devlet aklıyla ciddiye almakta ve görüşmeler için 'Sağlam bir zemin' olarak kabul etmektedir?" diye sordu.

Türk Dayanışma Konseyi Tekirdağ Grubu adına konuşan Türkiye Kamu Sen Tekirdağ İl Temsilcisi Muzaffer Doğan, sözde barış ve kardeşlik adına yapılan açılım sürecinde son aşamaya gelindiğini belirtterek, "Bilindiği gibi PKK terör örgütü, bu ülkede milli barışın ve kardeşliğin, demokrasinin, insan haklarının ve Türk Milleti'nin varlığının baş düşmanıdır. Emperyalist güçlerin tetikçisi ve taşeronudur. Bu güne kadar 30 binden fazla vatandaşımızı, askerimizi, polisimizi, öğretmenimizi, din görevlimizi, memurlarımızı, vatandaşlarımızı vahşice ve kalleşçe öldüren bu bölücü örgütün eli kanlı bebek katili ile iş başındaki AKP iktidarı sözde barış ve kardeşlik adına yaptıkları açılım sürecinin son aşamasına gelmişlerdir.
BÖLÜCÜ BAŞI ALLANIP, PULLANIYOR
Adına 'İmralı Süreci' dedikleri bu son aşamada. Bir yandan bölücü başı yalanıp yıkanarak, allanıp pullanarak masum, iyi niyetli, barış güvercini bir siyasal aktör olarak Türk Milleti'nin huzuruna çıkarılırken, diğer taraftan Türk Milleti'nin yiğit sevdalıları, vatanseverler ve bölücü teröre karşı şanlı bir mücadele veren güvenlik güçlerimizin kahraman mensupları barışın ve kardeşliğin düşmanları ilan edilerek aşağılanmakta ve hakarete uğramaktadırlar” dedi.
TÜRK MİLLETİNİN AKLIYLA ALAY MI EDİYORSUNUZ
Siyasi iktidarın bu yaklaşım tarzının Türk Milleti'nin aklıyla alay etmek ve tepkisiz bir toplum yerine koymak olduğunu belirten Türkiye Kamu Sen Tekirdağ İl Temsilcisi Muzaffer Doğan şunları söyledi:
“Avrasya Bölgesi'ndeki enerji ve su kaynaklarını ve geçiş yollarını kontrol etmeyi amaçlayan küresel güç odakları, merkezinde ülkemizin bulunduğu bu coğrafyayı adeta hallaç pamuğu gibi atmaya devam etmektedirler. Bölgesel bir iç savaş sürecinden, bölgesel bir genel savaş aşamasına doğru hızla yol almakta olan bölgemizde cereyan eden kanlı, yakıcı ve yıkıcı olaylar dikkate alınmadan, bu ülkede terörle mücadele etmek, barış ve huzur projeleri gerçekleştirmek toplumu aldatmaktan başka bir şey değildir. Bölgemizdeki kanlı mücadelenin baş aktörleri bölücü terör örgütünü taşeron olarak kullanmaya devam ederken, bu haliyle adeta yedi kocalı Hürmüz’e benzeyen; insan ticaretinden, uyuşturucu kaçakçılığına her türlü kirli işin taşeronluğunu yapan bölücü terör örgütünü ve onun hapisteki başını, kendi bağımsız iradesiyle hareket eden ve bölge insanının tek temsilcisi olarak kabul eden iktidarın bu yaklaşım tarzı; aklı, izanı, tecrübeyi hiçe saymaktır. Daha da önemlisi Türk Milleti'nin aklıyla alay etmek ve onu hiçbir şey bilmeyen, hiç bir şeyden anlamayan, tepkisiz bir toplum yerine koymaktır."
HANGİ SİYASİ KAZANCIN PEŞİNDESİNİZ?
Yaşanan bu görüşme sürecini sert bir şekilde eleştiren Türkiye Kamu Sen Tekirdağ İl Temsilcisi Muzaffer Doğan yaşanan sürece ilişkin bazı noktalara dikkat çekerek cevaplanması gereken sorular olduğunu ifade ederek, açıklamasına şöyle devam etti:
“Bilindiği gibi 2012 yılını amacına ulaşma yolunda final yılı ilan eden, stratejisini de vur–kaçtan, vur-kala dönüştüren, böylece sözde bir 'Kürt Baharı' başlatmayı deneyen bölücü terör örgütü, bölge halkının da desteğiyle kahraman güvenlik güçlerimizin yiğit mücadelesinin sonucunda ağır kayıplar vererek Kandil’deki inine kaçmak zorunda kalmıştır. Terör örgütünün belinin kırıldığı ifade edilirken, bu zaman diliminde terörist başının parlatılıp cilalanıp, siyasal bir aktör olarak sahneye sürülmesinin anlamı ve amacı nedir? Bölücü terör örgütüne adeta taze kan vererek ayakta kalmasını sağlamanın, kanı ve gözyaşını durdurmakla ne ilişkisi vardır? Bu süreç hangi iç ve dış güç odaklarının baskısıyla başlatılmıştır? İş başındaki iktidar hangi siyasi kazancın peşindedir?
MÜZAKERE İÇİN REFERANDUM ÇAĞRISI
Her konuda referandum kartını kullanan siyasi iktidar, bu hayati konuda Türk Milleti'nin iradesine başvurmak için neden referanduma gitmemektedir? 'Terörist başıyla görüştüğümüzü söyleyenler yalancıdır, şerefsizdir' diyen bir iktidar, bugün adeta övünerek yaptıkları bu işleri, hangi şeref ve haysiyet kriteri aralığında görmektedir? İş başındaki iktidar; bölücü başının 'Türkiye’den toprak talebim yok' sözünü hangi devlet aklıyla ciddiye almakta ve görüşmeler için 'Sağlam bir zemin' olarak kabul etmektedir? Bir dediği bir değini tutmayan, bir taraftan terörle mücadeleyi destekliyor görünürken diğer taraftan terörist başıyla müzakereye destek veren ana muhalefet partisinin bu çelişkili tutumu, ihanet sürecinin değirmenine adeta su taşımaktadır.
BÖLÜÜCÜ BAŞINA SÖZ VERİLDİ Mİ?
Liberal geçinen, kendini aydın sanan, görünürde dindar birçok kesimin sözde temsilcilerinin, tek merkezden çıkmış, 'Akan kan dursun, barış gelsin, analar ağlamasın' gibi klişe açıklamalarla müzakerelere destek vermelerini de, bu açıklamaların arkasındaki gücü de milletimizin takdirine sunuyoruz. İş başındaki iktidar İmralı’daki Bölücü Başı'na yenilenecek Anayasa'da 'Türk Milleti' ve 'Türklük' kelime ve kavramlarının olmayacağı sözünü vermiş midir? İş başındaki iktidar federasyona giden yolu sonuna kadar açmak için çıkardığı yerel yönetimler yasasına ek olarak 'AB özerklik Şartına' konulan muhalefeti tamamen kaldıracağının ve Valilerin seçimle işbaşına gelmesinin yolunu açacağının sözünü vermiş midir? İş başındaki iktidar bu süreçte 'Başkanlık Sistemi'nin Anayasa'da yer alması için bölücü cepheye genel af sözü vermiş midir?"
YANLIŞTAN BİR AN ÖNCE DÖNÜN
"Bütün olumsuz şartlara, milleti yanıltan anlayış çerçevesinde dizayn edilen propagandaya rağmen, Türk Milleti, devletiyle vatanıyla hür ve bağımsız olarak kıyamete kadar yaşamaya devam edecektir” diye konuşmasını sürdüren Türkiye Kamu Sen Tekirdağ İl Temsilcisi Muzaffer Doğan açıklamasını şöyle tamamladı:
İKTİDARA SERT ELEŞTİRİ
“Sözde açılım projesinin bu son aşamasında, artık ülkemiz terörle masaya oturmayı saklama ve gizleme gereği bile duymayan, bu yöndeki tepkilere aldırış dahi etmeyen vicdan ve hamiyet fukaralığıyla bire bir muhataptır. Başka bir deyişle bu konuda çizme aşılmış ve iktidar, bölücü terörün kanlı limanına demir atmıştır.
İHANET PROJESİ
Yaşanan olayları dikkatle, sabırla, biraz da endişeyle izleyen Türk Milleti her şeye rağmen geleceğinden umutlu olmak istiyor. Elleriyle verdiği oylarla Meclise ve iktidara taşıdığı siyasi irade sahiplerinin ihanet projelerine dur diyeceğine ve yapılan yanlışlardan dönüleceğine inanmak istiyor. Şurası iyi bilinmelidir ki, siyasileri ve yöneticileri demokrasi içinde uyaran Türk Milleti, bu hayati imtihanda başarısız olanları sandıkta cezalandırmaya hazırlanmaktadır.
TÜRK MİLLETİ SON SÖZÜNÜ SÖYLEMEDİ
Biz de Türk Dayanışma Konseyi olarak, bütün sorumluları bu alanda attıkları adımları ölçerek, biçerek atmaya ve yanlıştan geri dönmeye davet ediyoruz. Şurası asla unutulmamalıdır ki, Bütün olumsuz şartlara, her türlü yanıltıcı haberi yaparak tepkileri karartan, milleti yanıltan anlayış çerçevesinde dizayn edilen propagandaya rağmen, Türk Milleti, devletiyle vatanıyla hür ve bağımsız olarak kıyamete kadar yaşamaya devam edecektir. Bundan kimsenin şüphesi olmasın! Türk Milleti'nin kültürel genetik kodları ve ortak hafızası, yapılmak istenileni anlamaya, tedbir almaya ve çözmeye muktedirdir. Tarih bunun örnekleriyle doludur. Türk Milleti son sözünü daha söylememiştir.”

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.