SEL GİDİP KOLTUK BAKİ KALDIKÇA

İstanbul’un maruz kaldığı sel felaketi maalesef doğal afet değil, milletçe topyekûn ''BİLİME KARŞI SAFLARI SIK TUTMAMIZIN ' sonucudur. Dünya kurulalı hiçbir dönem insanlık İstanbul’da ki gibi bilime karşı olmamıştı.



Bu dünya kültür başkentini yönetemeyen plan projesi olmayan ve yağmacılarla ortaklık eden belediyelerin rezaletidir. Bu İmar ve İskân Bakanlığının İstanbul da var olmadığının anlaşıldığı felaketidir.

Bu İstanbul da Vali’nin ancak felaketler olduktan sonra ortaya çıkıp istatistik veren kişi olduğunu gösteren kara bir mizahtır.

Bu bir merkezi yönetim felaketidir. Sayın Başbakan felaket alanını gökyüzünden gözetlerken Ayamama deresi yatağında koca bina otel ve fabrikaların yapıldığını görmüş ve ‘DEREDEN ÇALDIĞINIZI DERE BİRGÜN FAZLASIYLA GERİ ALIR’ vecizesini söylemiştir. Demek ki bu vecizeyi anlamak için iki dönem belediye başkanı olmak iki dönem başbakan olmak yetmiyormuş. Demek ki bu dersi çıkarmak için 32 kişiyi kaybedip milyonlarca dolar zarar etmek gerekiyormuş. Bu bir hukuk felaketidir. Sorumlu mühendisler, sorumlu imar müdürleri, sorumlu müteahhitler, sorumlu belediyeler, sorumlu valiler bugüne kadar ne cezalandırıldılar nede koltukların kaybettiler bundan daha büyük felaket olur mu? Bu bir millet felaketidir. Milletin sorgulayamama, hakkına sahip çıkamama ve hala ‘BU MİLLET SENİNLE GURUR DUYUYOR’ şarkıları söyleme felaketidir.

Kardeşi ölürken komşusunun malını yağmalamaya devam edenlere tepki gösteremeyen millet var oldukça; Daha öncekiler gibi sorumlular cezasız kaldıkça;

Yani sel bitip koltuk baki kaldıkça;

Bu felaketler misliyle devam edecektir.

Haberiniz olsun.