Acaba şiddet önceden bu kadar yaygın ve fazla mı değildi, vardı da bu kadar açığa mı çıkmıyordu yoksa doğal kabul edilip üzerinde mi durulmuyordu? Eğer şiddet arttıysa neden? Şiddetin bu yanını ele almadan şiddetin önlenmesi için etkili projeler üretmek pek mümkün değil gibi. Şiddetin nedenlerine bakıldığında öncelikle değişen toplumsal yaşam dikkat çekiyor. Günümüzde çocuklar giderek daha fazla yalnızlaşarak anne-babadan ve ailenin diğer üyelerinden uzaklaşıyor. Çalışma ortamları yaşam alanlarından uzaklaşıyor ve çocuklar yetişkinleri çalışırken, iş ortamlarında gözlemleyemiyorlar. Boşanma, madde kullanımı, varlık sahibi ve güç sahibi olma gibi özellikler sağlıklı aile ilişkilerini ve yaşamını bozabiliyor. Yalnızlaşma, kopma, ayrılma ve istismar ise toplumsallaşma sürecini bozucu etki yapıyor. Bir zamanlar çocukların toplumsallaşmalarında önemli rol oynayan aile, komşuluk gibi toplumsal dinamikler gittikçe yok oluyor. En acısı ve kaygı verici olan ise, artık şiddetin günlük, sıradan bir olay olarak toplumda kanıksanmaya başlaması. Medyanın şiddet ve suça yönelik davranışları ele alışı da insanları etkiliyor. Bazı TV programları, toplumun uzun çabalarla geliştirdiği kavramlar arasındaki sınırları zorluyor hatta bozuyor.

Şiddet olaylarında bazen silahlar ve uyuşturucu maddelerin birleşerek işlevde bulunduklarını görebiliyoruz. Alkol kullanımı, madde kullanımı bireyin özdenetimini yitirmesine neden olarak, şiddeti yaratabiliyor. Cinayetlerin ve tecavüzlerin yarısından çoğunda alkol ve madde kullanımının söz konusu olduğu biliniyor. Toplumsal cinsiyet rolleri değişime direniyor. Toplumsal kültürde erkek, gücünü göstermeye özendirilir ki, bunu göstermenin yolu da baskı ve şiddet uygulamaktır. Kadınlar ise, gücünü ortaya koymama üzerine yetiştirilir ki, bunun yolu da edilgen ve sessiz kalmaktır. Şiddetin getirdiği kazanç olarak güç ve kontrol sağlamak kişileri artan biçimde şiddet uygulamaya itiyor.

Ailede ve okulda şiddet görenler şiddet uygulamayı bir sorun çözme yolu olarak algılayıp şiddet uygulayanları model alıyorlar. Daha da önemlisi, evde ve okulda şiddet eğitim aracı olarak kullanılıyor. Yani çocuklara şiddet öğretiliyor! Unutulmamalıdır ki, ŞİDDET ÖĞRENİLMİŞ BİR DAVRANIŞTIR! Yetişkinlerin davranışları çocukların tepki gösterme biçimlerini etkiler. Şiddet içeren davranışlar ve çatışma çözme yöntemleri arasında doğrudan bir ilişki vardır. Yetişkinler çocuklara duyguları ile nasıl baş edebilecekleri konusunda yardımcı olmak zorundadır. Çocuklara, iletişim ve çatışma çözme becerileri, stresle baş etme, arabuluculuk, kızgınlıkla başetme ve öfke kontrolü öğretilmelidir.

Şiddeti engelleme programları tek başlarına etkili olmamaktadır. Okullarda risk gruplarının belirlenerek şiddetsiz iletişim becerilerinin öğretilmesinin yanında eğitimcilerin olumlu disiplin yaklaşımları uygulamasına ihtiyaç vardır. Çocuklara şiddetsiz iletişim konusunda MODEL OLACAK YETİŞKİNLER şimdi, her zamankinden daha önemli! Şiddetten arınmanın mümkün olduğuna inanmak istiyor insan...