Gündem

Zafer Partisi'nden ‘Terörsüz Türkiye’ Sürecine Sert Tepki

Zafer Partisi, TBMM önündeki basın açıklamasında "Terörsüz Türkiye" sürecine tepki göstererek terörle mücadeleye dönülmesi çağrısında bulundu.

Abone Ol

Zafer Partisi, 10 Ağustos 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde gerçekleştirdiği basın açıklamasında, “Terörsüz Türkiye” süreci ve bu kapsamda gündeme gelen yasal düzenlemelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Parti, sürece tepki göstererek terörle müzakere yerine mücadele politikasının sürdürülmesi gerektiğini savundu.

Parti tarafından yapılan açıklamada, sürecin yalnızca terör örgütü üyelerine yönelik hukuki düzenlemelerle sınırlı olmadığı savunularak, ilerleyen dönemde Türkiye'nin anayasal ve idari yapısına ilişkin değişikliklerin de gündeme gelebileceği öne sürüldü.

"Örgütsel yapının devam ettiğini" savundular

Açıklamada PKK'nın Türkiye dışındaki yapılanmalarına dikkat çekilerek, örgütün Irak, İran ve Suriye'deki unsurlarının silahsızlandırılmasına ilişkin soru işaretleri bulunduğu ifade edildi.

Parti, örgütün finansal, lojistik ve uyuşturucu kaynaklarına yönelik mücadelede kapsamlı tedbirlerin sürdürülmesi gerektiğini savundu.

Açıklamada ayrıca geçmişte yürütülen çözüm sürecine atıfta bulunularak, benzer bir sürecin ilerleyen dönemde güvenlik sorunlarına yol açabileceği iddia edildi.

Anayasa değişikliği eleştirisi

Zafer Partisi açıklamasında, sürecin ardından gündeme gelebilecek olası anayasal değişikliklere de tepki gösterildi.

Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter ve laik yapısının korunması gerektiği belirtilirken, yapılabilecek düzenlemelerin ülkenin mevcut devlet yapısına zarar verebileceği ileri sürüldü.

"Terörle müzakere yerine mücadeleye dönülmeli"

Açıklamanın devamında Zafer Partisi'nin sürece ilişkin yaklaşımı da ortaya konuldu.

Parti, terör örgütleriyle müzakere yerine mücadele edilmesi gerektiğini belirterek PKK'nın dış desteği ile lojistik, finansal ve uyuşturucu altyapısının hedef alınması gerektiğini savundu.

Bölge ülkeleriyle iş birliğinin artırılması çağrısında bulunulan açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti'nin milli, üniter ve laik yapısının korunması gerektiği vurgulandı.

Açıklamanın son bölümünde ise söz konusu düzenlemeye destek verecek milletvekillerine yönelik eleştiriler dile getirilerek, milletvekili yemini üzerinden değerlendirmelerde bulunuldu. Düzenlemenin hazırlanması ve uygulanmasında görev alanlara yönelik hukuki koruma getirilmesi de eleştirildi.