Ahmet Çetin;Hayat üç günden ibarettir
Çetin Group'a bağlı Çetin Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'nin Meslek İçi Eğitim Semineri'nde konuşan Çetin Group Genel Koordinatörü Ahmet Çetin, şirkette çalışanların mutlaka kariyer hedeflerinin bulunması gerektiğini belirterek, kariyer hedefi olmayan kişilerin, kurumların başarılı olmalarının imkansız olduğunu belirtti.
Hayatın üç günden ibaret olduğuna inandığını belirten Çetin Group Genel Koordinatörü Ahmet Çetin, "Hayat dün, bugün ve yarından ibarettir. O nedenle dünün pişmanlığı, yarının endişesi ile bugününüzü mahkum etmeyin" dedi.
Çetin Group bünyesinde çalışanlara hitap eden Çetin Group Genel Koordinatörü Ahmet Çetin, "Çalıştğınız şirketle sizin vizyonunuzun uyup uymadığını kontrol ediniz, sorgulayınız. Çünkü insanlar vizyonları, hedefleri şirket ile aynısı çalıştığı iş yerinde mutlu olurlar, bu iş yerlerini severlerve daha başarılı olurlar" dedi.
DÜRÜST OLMAK AYRICALIK DEĞİL
Çalışanlarından mutlaka dürüst ve ahlaklı olmalarını isteyen Çetin Group Genel Koordinatörü Ahmet Çetin, "Arkadaşlar dürüstlük bir meziyet ayrıcalık değil, herkeste olması gereken bir erdemdir, özelliktir. Bu nedenle hr insan dürüst olmalıdır" dedi.
BENİ SATAN HERKESİ SATAR
Bir insanı bir bedel veye menfeat karşılığında satan birinin herkesi satabileceğini ifade eden Çetin Group Genel Koordinatörü Ahmet Çetin, "Unutmayın beni satan herkesi satar. Sizi satan, yarın başkalarını da satar" dedi.
Group çalışanlarına 'Birey ve Vizyon' konulu bir seminer veren Çetin Group Genel Koordinatörü Ahmet Çetin, şunları söyledi:
"Bir oyun düşünelim ki bu tarz oyunlara rastlamışızdır, savaş oyunları,devletler kurma ,gelecek teki kariyer planları biz gelecekteki kariyer planları üzerinde olanı seçelim. Seçtiğimiz Oyun insan yaşamını simule etsin.
Oyunun başında, hayatını oynamak istediğiniz kişiyi ve bu kişinin yaşamına ilişkin hedeflerinin düzeyini seçiyorsunuz. Zenginlik (para), kariyer, sağlık, mutluluk gibi hedefleri yüzde olarak oyunun başında belirliyorsunuz. Oyunda çeşitli eğitimler alabileceğiniz okullar, çalışabileceğiniz işler, kiralık evler alışveriş merkezleri, hastane, banka, borsa, sosyal kulüpler gibi yaşamda karşılaşılan unsurlara yer veriliyor.Oyunu birkaç kez oynadıktan sonra göreceksiniz ki, hedefler yükseldikçe oyunu kazanmak güçleşiyor. Ayrıca bir veya birkaç hedefe ağırlık verseniz bile, hiçbir hedefi ihmal edemiyorsunuz Çünkü hedefler arasında bağımlılık var ve bir şekilde denge kurmak zorundasınız. İşte bu oyunda olduğu gibi yaşama ilişkin hedeflerin oluşturulma biçimi, hedeflere verilen ağırlıklar, bireyin yaşam felsefesine göre şekillenir.
Hayat görüşü, dünya görüşü, dünya anlayışı gibi kavramlarla ifade edilen yaşam felsefesi, bireyin varlının ortaya attığı bütün sorunları bir ilkeye göre çözümleme gücüne sahip zihin yapısıdır. Yaşam felsefesi, bireyin dünyayı algılama biçimi ve kendi varlığına yüklediği anlamdır.Bireysel ilke ve yaşam felsefesinin bir görünümü olup,gündelik sorunlara yaklaşımında bireye rehberlik eder. Çalışanlar için yaşam, iş yaşamı ve iş dışı yaşam olarak ikiye ayrılır.İş dışı yaşamda,bireyin sevdiği şeyleri yaptığı boş zaman ve diğer iş dışı zaman olarak ikiye ayrılır.Birey iş yaşamı dışındaki zamanının tümünü boş zaman olarak geçiremez,çünkü yüklendiği sosyal sorumlulukları,bireyin iş dışı zamanın bir bölümü ev işleri yapma, alış veriş, fatura yatırma, hasta ziyareti gibi işleri ayırmasını gerektirir. İşte yaşam doyumu, bireyin iş, boş zaman ve diğer iş dışı zaman olarak tanımlanan yaşama gösterdiği duygusal tepkidir. (yada tutumdur)
Yaşam doyumu bir anlamda bireyin belirlediği hedeflere ulaşma derecesidir. Bireysel hedeflere ulaşma düzeyinin artması, yaşam doyumunu artırır iş yada çalışma zamanı bireyin yaşamı içinde önemli bir yer tutar bu yüzden yaşam doyumunun artırılmasında iş doyumu önemli bir faktördür. İş doyumunun sağlanması ise; bireyin kişilik, yetenek ve isteklerine uygun bir işte çalışmasına ve kişisel hedeflerine uygun kariyer hedefleri belirlemesine bağlıdır.
Şu anda 20-30 yaşındasınız bundan 40-50 yıl sonra, 70 yaşınıza geldiğinizde neler yapmış olmak isterdiniz ? Bu öyle bir nokta olmalıdır “keşke şunu da yapmış olsaydım veya şöyle yapmış olsaydım” dememelisiniz.
Yada bir başka var sayım; bir an için kendi cenaze töreninizi göz önüne getirin törende dört kişi konuşacak; ilk konuşmacı aileniz akrabalarınız arasından birisi. İkicini konuşmanı dostlarınızdan biri ve bir insan olarak sizi anlatacak. Üçüncü konuşmacı iş yerinizden yada mesleğinizden. Son konuşmacıda hizmet verdiğiniz toplumsal bir kurumdan tüm bu konuşmacıların sizinle ve yaşamınızla ilgili neler söylemelerini isterdiniz ?. Sizi, nasıl eş , anne , baba, evlat, akraba, dost, iş arkadaşı, meslektaş, vatandaş olarak yansıtmalarını isterdiniz ? cenazeye katılanların sizde ne tür bir kişilik olmalarını, ne tür başarılarınızı ve katkılarını hatırlamalarını isterdeniz ?
Yukarıda belirtilen her 2 var sayımda bizi “bireysel vizyon” kavramına götürür bireysel vizyonumuz bize yaşamımızın yarınını bugünden görüntülememizi sağlar bu görüntü bize bireysel hedeflerimizi de verir yine bu hedeflere ulaşırken yol, yani ilke ve değerlimizde bu vizyonun bir parçasıdır.
“Bireysel Vizyon” dediğimizde, yaşamımızın sonraki dönemlerinde hangi noktalarda olmayı istediğimizi, bunun için ulaşılması gereken hedefleri ve bu hedeflere ulaşmak için kullanacağımız yöntemler ile ilke ve değerlerimizi kastediyoruz.
Yaşam felsefesi ile bireysel vizyon yakından ilişkilidir. Yaşam felsefemiz, bugünkü düşünce biçimimiz olarak bireysel vizyonumuzun belirlenmesinde önemli bir rol oynar. Buna karşın bireysel vizyonumuzu belirlemek için yaptığımız çalışmalarda yaşam felsefemizi etkileyebilir. Sonuç olarak bireysel vizyonu sonuç olarak bireysel vizyonu olmayan bireylerin sağlıklı kariyer hedefleri belirlemesi de çok güçtür
B- ÇALIŞMA
Geniş anlamda iş “diğer insanlar için değer ifade eden bir şey üretme faaliyeti” dir. İşin üç temel elemanı vardır:
-Yaratılıcılık (Düşünme)
-Fiziksel Aktivite (Fiziksel Çalışma)
-Sosyallik (Başkalarına yararlı olma, sevinç ve acıları iş arkadaşları ile paylaşma)
-iş üretken bir faaliyettir. Sonucunda bir ürün ortaya çıkar; bu ürün insanı simgeleyen somut bir sonuçtur. Çalışma ise, bireyin bedensel ve zihinsel güçlerini belli bir amaca yönelik olarak planlı bir şekilde kullanabilmesidir.
Bir “iş yaptığımızda” veya “Çalıştığımızda” ;
-Bedensel ve zihinsel güçlerimizi kullanıyoruz
-Bu çabalarımız sonucunda bir ürün veya hizmet ortaya koyuyoruz,
-Bu ürün veya hizmet başkaları için yararlı, bir değer ifade ediyor ve karşılığında gelir elde ediyoruz.
Çalışma bireyin yaşamı içinde önemli bir yer tutar bireyin çalışma amacı ile ayırdığı zaman içerisindeki tüm faaliyetleri ve ilişkileri, bireyin çalışma yaşamını oluşturur. Ayrıca makro düzeyde toplumdaki iş ilişkileri düzeni de “ çalışma yaşamı kavramı ile” ifade edilmektedir. Çalışma, bir iş verene bağımlı veya bağımsız olarak yapılabilir. Bağımsız çalışmada birey, girişimci olarak kendi adına çalışmaktadır. Bireysel kariyer yönetimi açısından çalışmanın bağımlı veya bağımsız olması önem taşımaz. Bunlar çalışmanın biçimleridir ve birey çalışma yaşamını bu biçimlerde sürdürür
Bireyler çalışma yaşamına ilişkin hedeflerini ortaya koyarken veya gözden geçirirken bu iki çalışma türü arasında seçimlerini de yaparlar. Bireyin kendi adına girişimci olarak çalışması, faaliyetlerini işletmecilik kurallarına göre yürütmesini gerektirir. Bu eğitimde yer alan konular bağımlı çalışanlara yönelik olarak hazırlanmıştır.
Birey için çalışma, emek ve zihin gücü harcaması ve karşılığında gelir elde etmesinin ötesinde anlamı olan bir kavramdır. Hangi kesimde ve düzeyde olursa olsun çalışma bireye toplum içinde yer ve rol kazandırır ona toplumsal nitelikler ve sorumluluklar yükler, bireyi topluma bağlar, toplumla bütünleştirir. Çalışma ile birey, enerjisini diğer insanlara yararlı olacak şekilde kullanmaktadır. Yararlı olma duygusu bireye haz verir.
Çalışma yaşamı, sosyal ilişkilerde bulunabileceği bir çevre sağlar birey, çalışması sonucunda toplumun üretken bir üyesi olarak saygı görür. Bireylerin, yaşamlarına ilişkin bir çok hedeflerine ulaşmaları, çalışmaları ile mümkündür. Çalışma, bireylerin hem maddi, hem psiko-sosyal gereksinimlerini karşılamaya yarayan bir araçtır. Sonuçları ile bireylerin bir çok gereksinimini karşılayan ve bireyin yaşamında önemli bir yer tutan çalışmanın bir araç olduğu, amaç olmadığı gözden gaçırılmamalıdır.
C- BİREYSEL GEREKSİNİMLER
Bireylerin yaşamlarını sürdürebilmeleri ve bireysel hedeflerine ulaşabilmeleri, gereksinimlerin karşılanmasına bağlıdır.
Maslow, Birey gereksinimleri 5 grupta sınıflandırmıştır.
-Temel fizyolojik gereksinimler (Yemek, içmek, uyumak, giyinmek, barınmak Vb.)
- Sosyal gereksinimler (bir grubu ait olmak sosyal ilişkiler kurmak sevilmek yardımlaşmak vb.) - Güvenlik gereksinimi (fizyolojik gereksinimleri gelecekte de karşılamak)
- Saygı ve Statü gereksinimleri (tanınmak, takdir edilmek, itibar görmek, kendine güvenmek vb.) - Öz gerçekleştirim ve doyum gereksinimi (Kendini geliştirmek, yaratıcı olmak, tüm kapasiteyi kullanmak, zoru başarmak ve buna benzer)
Maslow’un motivasyon modeline göre, bireyin davranışlarına yön veren yukarıda belirtilen gereksinimlerdir. Bireysel gereksinimler hiyerarşik bir sıra izler alt sıralardaki gereksinimler doyurulmadıkça daha üst sıralardaki gereksinimler birey açısından fazla önem taşımaz. Çalışma yaşamı, birey gereksinimlerinin doyurulması açısından önemlidir. Çalışma öncelikle bireylere temel fizyolojik gereksinimlerini karşılayacak gelir sağlar sosyal güvenlik uygulamaları ile birey geleceğini de güvence altına alır.
D- İŞ DOYUMU
İş doyumu çalışanların işe ve iş ortamına karşı tutumlarıdır. Çalışanların işlerinde duyduğu hoşnutluk yada hoşnutluksuz olarak da tanımlanan iş doyumu, işin özellikleri ile çalışanların istekleri birbirine uyduğu zaman gerçekleşir. Çalışanın işinden doyum sağlaması şirket açısından önemlidir iş doyumunun yüksek olması, verimliliğin yüksek olması iş gücü devir oranı ve devamsızlıkların düşmesi işe bağımlılığın artması gibi şirket tarafından arzulanan sonuçlara yol açar konunun önemini algılayan şirketler, çalışanaların işe karşı tutumlarını iş doyum anketleri ile ölçerler.iş doyumunun düşük olması halinde sebeplerini araştırır ve gerekli düzeltici önlemleri alırlar iş doyumu, konumuz açısından üç noktada önem taşımaktadır.
İş doyumu, yaşam doyumu ile yakından ilişkilidir. İş doyumunun düşük olması, iş dışı yaşamda yüksek doyum sağlansa bile, bireyin genel yaşam doyumunu düşürür.
İş doyumu, bireyin yaşam felsefesi ile de yakından ilişkilidir. Bireyin yaşama ilişkin hedefleri ve bunun bir parçası olarak kariyer hedefleri bireyin iş yaşamı aracılığı ile karşılamayı umduğu gereksinimlerinin önem ve önceliklerini de ortaya koyar aynı özelliklere sahip bir işten, yüksek beklentiye sahip bir çalışan az, düşük beklentiye sahip bir diğer çalışan daha çok doyum sağlayabilir.
Son olarak iş doyumu, bireysel kariyer yönetimi ile de ilişkilidir. Şirketler çalışanların iş doyumlarını arttırmak için. Bir çok teknik uygulayabilir. Ancak hiçbir teknik, sevmediği bir işi yapan yada yaptığı işin gerektiğinden az yada fazla yetkinlikleri bulunan bir çalışanın, yüksek iş doyumuna sahip olmasını sağlayamaz.
E- ŞİRKET-BİREY DENGESİ
Genel olarak ücret, bir kimseye çalışması karşılığında yapılan nakdi ödeme olarak tanımlanır buradan bireyin şirketi emeğini vermesi, karşılığında ise ücretini alması şeklinde basit bir denge kurulduğu anlaşılmaktadır. İş yaşamında Şirket-Birey dengesi basit Ücret-Emek dengesinden çok daha karmaşıktır.
Çalışanlar Şirkete;
1. Belirli bir zaman dilimi içerisinde emeklerini
2. Önceki işlerinden edindikleri bilgi birikimi ve tecrübelerini
3. Yaratıcılık, sorun çözme, analitik yaklaşım yetkinliklerini
4. Dürüstlük, özveri, sadakat gibi kişilik özelliklerini,
5. Önceki iş çevresi/yakınları gibi nüfus edebilecekleri çevre ve ilişkilerini verirler. Karşılığında ise Şirketten;
1. Ücret, prim, sosyal kolaylıklar gibi maddi getirileri,
2. Şirketin Politikaları ve gelecek potansiyeline bağlı olarak,
3. sosyal ilişkileri ve bir gruba ait olmayı sağlayan kurum vatandaşlığını ve/veya inüformal grup üyeliklerini,
4. şirketin imajı ve pozisyonlarının düzeyine bağlı olarak saygı ve statüyü,
5. Eğitim ve yükselme olanaklarına bağlı olarak gelişim potansiyelini alırlar."
Çetin Group bünyesinde çalışanlara hitap eden Çetin Group Genel Koordinatörü Ahmet Çetin, "Çalıştğınız şirketle sizin vizyonunuzun uyup uymadığını kontrol ediniz, sorgulayınız. Çünkü insanlar vizyonları, hedefleri şirket ile aynısı çalıştığı iş yerinde mutlu olurlar, bu iş yerlerini severlerve daha başarılı olurlar" dedi.
DÜRÜST OLMAK AYRICALIK DEĞİL
Çalışanlarından mutlaka dürüst ve ahlaklı olmalarını isteyen Çetin Group Genel Koordinatörü Ahmet Çetin, "Arkadaşlar dürüstlük bir meziyet ayrıcalık değil, herkeste olması gereken bir erdemdir, özelliktir. Bu nedenle hr insan dürüst olmalıdır" dedi.
BENİ SATAN HERKESİ SATAR
Bir insanı bir bedel veye menfeat karşılığında satan birinin herkesi satabileceğini ifade eden Çetin Group Genel Koordinatörü Ahmet Çetin, "Unutmayın beni satan herkesi satar. Sizi satan, yarın başkalarını da satar" dedi.
Group çalışanlarına 'Birey ve Vizyon' konulu bir seminer veren Çetin Group Genel Koordinatörü Ahmet Çetin, şunları söyledi:
"Bir oyun düşünelim ki bu tarz oyunlara rastlamışızdır, savaş oyunları,devletler kurma ,gelecek teki kariyer planları biz gelecekteki kariyer planları üzerinde olanı seçelim. Seçtiğimiz Oyun insan yaşamını simule etsin.
Oyunun başında, hayatını oynamak istediğiniz kişiyi ve bu kişinin yaşamına ilişkin hedeflerinin düzeyini seçiyorsunuz. Zenginlik (para), kariyer, sağlık, mutluluk gibi hedefleri yüzde olarak oyunun başında belirliyorsunuz. Oyunda çeşitli eğitimler alabileceğiniz okullar, çalışabileceğiniz işler, kiralık evler alışveriş merkezleri, hastane, banka, borsa, sosyal kulüpler gibi yaşamda karşılaşılan unsurlara yer veriliyor.Oyunu birkaç kez oynadıktan sonra göreceksiniz ki, hedefler yükseldikçe oyunu kazanmak güçleşiyor. Ayrıca bir veya birkaç hedefe ağırlık verseniz bile, hiçbir hedefi ihmal edemiyorsunuz Çünkü hedefler arasında bağımlılık var ve bir şekilde denge kurmak zorundasınız. İşte bu oyunda olduğu gibi yaşama ilişkin hedeflerin oluşturulma biçimi, hedeflere verilen ağırlıklar, bireyin yaşam felsefesine göre şekillenir.
Hayat görüşü, dünya görüşü, dünya anlayışı gibi kavramlarla ifade edilen yaşam felsefesi, bireyin varlının ortaya attığı bütün sorunları bir ilkeye göre çözümleme gücüne sahip zihin yapısıdır. Yaşam felsefesi, bireyin dünyayı algılama biçimi ve kendi varlığına yüklediği anlamdır.Bireysel ilke ve yaşam felsefesinin bir görünümü olup,gündelik sorunlara yaklaşımında bireye rehberlik eder. Çalışanlar için yaşam, iş yaşamı ve iş dışı yaşam olarak ikiye ayrılır.İş dışı yaşamda,bireyin sevdiği şeyleri yaptığı boş zaman ve diğer iş dışı zaman olarak ikiye ayrılır.Birey iş yaşamı dışındaki zamanının tümünü boş zaman olarak geçiremez,çünkü yüklendiği sosyal sorumlulukları,bireyin iş dışı zamanın bir bölümü ev işleri yapma, alış veriş, fatura yatırma, hasta ziyareti gibi işleri ayırmasını gerektirir. İşte yaşam doyumu, bireyin iş, boş zaman ve diğer iş dışı zaman olarak tanımlanan yaşama gösterdiği duygusal tepkidir. (yada tutumdur)
Yaşam doyumu bir anlamda bireyin belirlediği hedeflere ulaşma derecesidir. Bireysel hedeflere ulaşma düzeyinin artması, yaşam doyumunu artırır iş yada çalışma zamanı bireyin yaşamı içinde önemli bir yer tutar bu yüzden yaşam doyumunun artırılmasında iş doyumu önemli bir faktördür. İş doyumunun sağlanması ise; bireyin kişilik, yetenek ve isteklerine uygun bir işte çalışmasına ve kişisel hedeflerine uygun kariyer hedefleri belirlemesine bağlıdır.
Şu anda 20-30 yaşındasınız bundan 40-50 yıl sonra, 70 yaşınıza geldiğinizde neler yapmış olmak isterdiniz ? Bu öyle bir nokta olmalıdır “keşke şunu da yapmış olsaydım veya şöyle yapmış olsaydım” dememelisiniz.
Yada bir başka var sayım; bir an için kendi cenaze töreninizi göz önüne getirin törende dört kişi konuşacak; ilk konuşmacı aileniz akrabalarınız arasından birisi. İkicini konuşmanı dostlarınızdan biri ve bir insan olarak sizi anlatacak. Üçüncü konuşmacı iş yerinizden yada mesleğinizden. Son konuşmacıda hizmet verdiğiniz toplumsal bir kurumdan tüm bu konuşmacıların sizinle ve yaşamınızla ilgili neler söylemelerini isterdiniz ?. Sizi, nasıl eş , anne , baba, evlat, akraba, dost, iş arkadaşı, meslektaş, vatandaş olarak yansıtmalarını isterdiniz ? cenazeye katılanların sizde ne tür bir kişilik olmalarını, ne tür başarılarınızı ve katkılarını hatırlamalarını isterdeniz ?
Yukarıda belirtilen her 2 var sayımda bizi “bireysel vizyon” kavramına götürür bireysel vizyonumuz bize yaşamımızın yarınını bugünden görüntülememizi sağlar bu görüntü bize bireysel hedeflerimizi de verir yine bu hedeflere ulaşırken yol, yani ilke ve değerlimizde bu vizyonun bir parçasıdır.
“Bireysel Vizyon” dediğimizde, yaşamımızın sonraki dönemlerinde hangi noktalarda olmayı istediğimizi, bunun için ulaşılması gereken hedefleri ve bu hedeflere ulaşmak için kullanacağımız yöntemler ile ilke ve değerlerimizi kastediyoruz.
Yaşam felsefesi ile bireysel vizyon yakından ilişkilidir. Yaşam felsefemiz, bugünkü düşünce biçimimiz olarak bireysel vizyonumuzun belirlenmesinde önemli bir rol oynar. Buna karşın bireysel vizyonumuzu belirlemek için yaptığımız çalışmalarda yaşam felsefemizi etkileyebilir. Sonuç olarak bireysel vizyonu sonuç olarak bireysel vizyonu olmayan bireylerin sağlıklı kariyer hedefleri belirlemesi de çok güçtür
B- ÇALIŞMA
Geniş anlamda iş “diğer insanlar için değer ifade eden bir şey üretme faaliyeti” dir. İşin üç temel elemanı vardır:
-Yaratılıcılık (Düşünme)
-Fiziksel Aktivite (Fiziksel Çalışma)
-Sosyallik (Başkalarına yararlı olma, sevinç ve acıları iş arkadaşları ile paylaşma)
-iş üretken bir faaliyettir. Sonucunda bir ürün ortaya çıkar; bu ürün insanı simgeleyen somut bir sonuçtur. Çalışma ise, bireyin bedensel ve zihinsel güçlerini belli bir amaca yönelik olarak planlı bir şekilde kullanabilmesidir.
Bir “iş yaptığımızda” veya “Çalıştığımızda” ;
-Bedensel ve zihinsel güçlerimizi kullanıyoruz
-Bu çabalarımız sonucunda bir ürün veya hizmet ortaya koyuyoruz,
-Bu ürün veya hizmet başkaları için yararlı, bir değer ifade ediyor ve karşılığında gelir elde ediyoruz.
Çalışma bireyin yaşamı içinde önemli bir yer tutar bireyin çalışma amacı ile ayırdığı zaman içerisindeki tüm faaliyetleri ve ilişkileri, bireyin çalışma yaşamını oluşturur. Ayrıca makro düzeyde toplumdaki iş ilişkileri düzeni de “ çalışma yaşamı kavramı ile” ifade edilmektedir. Çalışma, bir iş verene bağımlı veya bağımsız olarak yapılabilir. Bağımsız çalışmada birey, girişimci olarak kendi adına çalışmaktadır. Bireysel kariyer yönetimi açısından çalışmanın bağımlı veya bağımsız olması önem taşımaz. Bunlar çalışmanın biçimleridir ve birey çalışma yaşamını bu biçimlerde sürdürür
Bireyler çalışma yaşamına ilişkin hedeflerini ortaya koyarken veya gözden geçirirken bu iki çalışma türü arasında seçimlerini de yaparlar. Bireyin kendi adına girişimci olarak çalışması, faaliyetlerini işletmecilik kurallarına göre yürütmesini gerektirir. Bu eğitimde yer alan konular bağımlı çalışanlara yönelik olarak hazırlanmıştır.
Birey için çalışma, emek ve zihin gücü harcaması ve karşılığında gelir elde etmesinin ötesinde anlamı olan bir kavramdır. Hangi kesimde ve düzeyde olursa olsun çalışma bireye toplum içinde yer ve rol kazandırır ona toplumsal nitelikler ve sorumluluklar yükler, bireyi topluma bağlar, toplumla bütünleştirir. Çalışma ile birey, enerjisini diğer insanlara yararlı olacak şekilde kullanmaktadır. Yararlı olma duygusu bireye haz verir.
Çalışma yaşamı, sosyal ilişkilerde bulunabileceği bir çevre sağlar birey, çalışması sonucunda toplumun üretken bir üyesi olarak saygı görür. Bireylerin, yaşamlarına ilişkin bir çok hedeflerine ulaşmaları, çalışmaları ile mümkündür. Çalışma, bireylerin hem maddi, hem psiko-sosyal gereksinimlerini karşılamaya yarayan bir araçtır. Sonuçları ile bireylerin bir çok gereksinimini karşılayan ve bireyin yaşamında önemli bir yer tutan çalışmanın bir araç olduğu, amaç olmadığı gözden gaçırılmamalıdır.
C- BİREYSEL GEREKSİNİMLER
Bireylerin yaşamlarını sürdürebilmeleri ve bireysel hedeflerine ulaşabilmeleri, gereksinimlerin karşılanmasına bağlıdır.
Maslow, Birey gereksinimleri 5 grupta sınıflandırmıştır.
-Temel fizyolojik gereksinimler (Yemek, içmek, uyumak, giyinmek, barınmak Vb.)
- Sosyal gereksinimler (bir grubu ait olmak sosyal ilişkiler kurmak sevilmek yardımlaşmak vb.) - Güvenlik gereksinimi (fizyolojik gereksinimleri gelecekte de karşılamak)
- Saygı ve Statü gereksinimleri (tanınmak, takdir edilmek, itibar görmek, kendine güvenmek vb.) - Öz gerçekleştirim ve doyum gereksinimi (Kendini geliştirmek, yaratıcı olmak, tüm kapasiteyi kullanmak, zoru başarmak ve buna benzer)
Maslow’un motivasyon modeline göre, bireyin davranışlarına yön veren yukarıda belirtilen gereksinimlerdir. Bireysel gereksinimler hiyerarşik bir sıra izler alt sıralardaki gereksinimler doyurulmadıkça daha üst sıralardaki gereksinimler birey açısından fazla önem taşımaz. Çalışma yaşamı, birey gereksinimlerinin doyurulması açısından önemlidir. Çalışma öncelikle bireylere temel fizyolojik gereksinimlerini karşılayacak gelir sağlar sosyal güvenlik uygulamaları ile birey geleceğini de güvence altına alır.
D- İŞ DOYUMU
İş doyumu çalışanların işe ve iş ortamına karşı tutumlarıdır. Çalışanların işlerinde duyduğu hoşnutluk yada hoşnutluksuz olarak da tanımlanan iş doyumu, işin özellikleri ile çalışanların istekleri birbirine uyduğu zaman gerçekleşir. Çalışanın işinden doyum sağlaması şirket açısından önemlidir iş doyumunun yüksek olması, verimliliğin yüksek olması iş gücü devir oranı ve devamsızlıkların düşmesi işe bağımlılığın artması gibi şirket tarafından arzulanan sonuçlara yol açar konunun önemini algılayan şirketler, çalışanaların işe karşı tutumlarını iş doyum anketleri ile ölçerler.iş doyumunun düşük olması halinde sebeplerini araştırır ve gerekli düzeltici önlemleri alırlar iş doyumu, konumuz açısından üç noktada önem taşımaktadır.
İş doyumu, yaşam doyumu ile yakından ilişkilidir. İş doyumunun düşük olması, iş dışı yaşamda yüksek doyum sağlansa bile, bireyin genel yaşam doyumunu düşürür.
İş doyumu, bireyin yaşam felsefesi ile de yakından ilişkilidir. Bireyin yaşama ilişkin hedefleri ve bunun bir parçası olarak kariyer hedefleri bireyin iş yaşamı aracılığı ile karşılamayı umduğu gereksinimlerinin önem ve önceliklerini de ortaya koyar aynı özelliklere sahip bir işten, yüksek beklentiye sahip bir çalışan az, düşük beklentiye sahip bir diğer çalışan daha çok doyum sağlayabilir.
Son olarak iş doyumu, bireysel kariyer yönetimi ile de ilişkilidir. Şirketler çalışanların iş doyumlarını arttırmak için. Bir çok teknik uygulayabilir. Ancak hiçbir teknik, sevmediği bir işi yapan yada yaptığı işin gerektiğinden az yada fazla yetkinlikleri bulunan bir çalışanın, yüksek iş doyumuna sahip olmasını sağlayamaz.
E- ŞİRKET-BİREY DENGESİ
Genel olarak ücret, bir kimseye çalışması karşılığında yapılan nakdi ödeme olarak tanımlanır buradan bireyin şirketi emeğini vermesi, karşılığında ise ücretini alması şeklinde basit bir denge kurulduğu anlaşılmaktadır. İş yaşamında Şirket-Birey dengesi basit Ücret-Emek dengesinden çok daha karmaşıktır.
Çalışanlar Şirkete;
1. Belirli bir zaman dilimi içerisinde emeklerini
2. Önceki işlerinden edindikleri bilgi birikimi ve tecrübelerini
3. Yaratıcılık, sorun çözme, analitik yaklaşım yetkinliklerini
4. Dürüstlük, özveri, sadakat gibi kişilik özelliklerini,
5. Önceki iş çevresi/yakınları gibi nüfus edebilecekleri çevre ve ilişkilerini verirler. Karşılığında ise Şirketten;
1. Ücret, prim, sosyal kolaylıklar gibi maddi getirileri,
2. Şirketin Politikaları ve gelecek potansiyeline bağlı olarak,
3. sosyal ilişkileri ve bir gruba ait olmayı sağlayan kurum vatandaşlığını ve/veya inüformal grup üyeliklerini,
4. şirketin imajı ve pozisyonlarının düzeyine bağlı olarak saygı ve statüyü,
5. Eğitim ve yükselme olanaklarına bağlı olarak gelişim potansiyelini alırlar."
