Asıl amaç topluma hizmet etmek olmalı
Milliyetçi Hareket Partisi Çerkezköy İlçe eski Başkanı Mustafa Ordu, önümüzdeki günlerde gerçekleştirilecek olan CHP ve AKP ilçe kongrelerine dikkat çekerek ‘İyi bir ilçe başkanını’ nasıl olmasını gerektiği anlattı. Ordu “Toplumun ortak sorunlarını, sadece seçim zamanında değil, yaşamın her anında bulduğu her fırsatta dile getirmeli, çözüm aramalıdır. Asıl amacın topluma hizmet etmek ve bu hizmeti etkin verimli ve kaliteli olarak sunmak olduğu unutulmamalıdır” dedi.
Milliyetçi Hareket Partisi Çerkezköy İlçe eski Başkanı Mustafa Ordu yazılı açıklama yaparak önümüzdeki günlerde gerçekleştirilecek olan ilçe kongrelerini değerlendirdi.
ARSIZLIĞI VE HIRSIZLIĞI OLMAMALI
‘Siyasi partilerin ilçe seçimlerinde kimlere oy verilmez?’ sorusunu sorarak açıklamasına başlayan Ordu “Eğer İlçe Başkanlığı seçime katılan kişi insan olma özelliklerinin tümünü taşımıyorsa ona oy verilmemelidir. Maalesef günümüzde iyi insan olmayı arar hale geldiğimizden, birini tanımlarken iyi bir insan diyoruz. Hâlbuki tüm insanlar işi, yaşı, mesleği, konumu ne olursa olsun, öncelikle iyi insan olmak zorundadır. Yani kişiler dürüst, sözüne güvenilir, insanları seven, arsızlığı-hırsızlığı olmayan insanlar olmalıdır. Eğer bu özellikleri taşımıyorsa bunun savunulacak bir tarafı olamaz. Hırsız, arsız, namussuz biri savunulabilir mi?
ÇIKAR ODAKLARINDAN UZAK KALMALI
‘Kimlere oy verilmez?’ sorusu, insani değerlerin dışında da çok önemlidir. İlçe Başkanı olacak kişi çıkar odaklarından uzak kalmalı, bunlarla temasta olmamalıdır. Geçmişinde yolsuzluk, kişisel çıkar sağlama gibi toplum ahlakına uymayan işlere bulaşmamış olması gerekir. Kendi tüyü bitmemiş yetim hakkı yemediği gibi, yiyen kişilerle mücadele etmesi gerekir. Birilerinin istismarına açık olacak davranışlar göstermekten kaçınmalıdır” ifadelerine yer verdi.
HAKSIZ KAZANÇ PEŞİNE DÜŞENLERE OY VERİLMEMELİ
İlçe Başkanı olacak kişinin imar rantlarından da uzak durması gerektiğini ifade eden Ordu şöyle devam etti: “İmar kanununa aykırı yapılmış binalara göz yumulması için belediye yetkililerine aracılık yapmaması, ricacı olmaması lazımdır. İmar uygulamaları ile haksız kazanç peşinde olmamalı, bu tür beklentisi olanlardan uzak durmalıdır. Hatta oturduğu binaya bile dikkat etmeli, burada kanuna aykırı, kaçak bir uygulama olmaması gerekir. Tembel, yaşadığı toplumun sorunlarına duyarsız, ilçe başkanlığını kendi menfaati için kullanan ‘Küçük olsun benim olsun’ mantığı ile partiyi ilçe binasında oturarak yönetmeye çalışan kişilere ilçe başkanlığı seçiminde oy verilmemelidir.”
İYİ BİR İLÇE BAŞKANI NASIL OLMALI?
Ordu seçmenlerin artık siyasete değil, çalışana fırsat vereceğine inandığını söyleyerek iyi bir ilçe başkanını şöyle tarif etti: “İlçe Başkanı olanlar; toplumu ilgilendiren bütün faaliyetlerin içinde bir lider olarak bulunmalıdır. Toplumla ilişkilerine özen göstermeli ve bunu topluma hissettirmelidir. İşinin önemini iyi anlamalıdır. Vebal sahibi olduğunu asla unutmamalıdır. İmkansızlık bahanesine sığınmamalıdır. Toplumun ortak sorunlarını, sadece seçim zamanında değil, yaşamın her anında bulduğu her fırsatta dile getirmeli, çözüm aramalıdır. Asıl amacın topluma hizmet etmek ve bu hizmeti etkin verimli ve kaliteli olarak sunmak olduğu unutulmamalıdır. Bunun için iktidar olmaya gerek yoktur, muhalefette de hem iktidar denetlenerek hem de sorunlar sık sık gündeme getirerek hizmet yapılabilir.
KAPISI HER ZAMAN VATANDAŞA AÇIK OLMALIDIR
İlçe başkanları kapısını her zaman vatandaşa açık tutmalıdır. Vatandaşın içinde olmalıdır. Vatandaşla kaynaşan insanlar olmalıdır. İlçe başkanları gelişen ve değişen teknolojiye ayak uyduran, tanınan ve sevilen, doğru bildiğinden taviz vermeyen vizyon sahibi, sosyal faaliyetleri olan biri olmalıdır. Siyasi parti ilçe başkanı çalışkan ve cesur olmalı, olayların üstüne cesaretle gitmelidir. Yolsuzluklarla ister muhalefette, ister iktidarda olsun her zaman mücadele etmeli, vatandaşın vergilerinden kimsenin haksız zenginleşmesine göz yummamalıdır.”
DELEGELER İYİ DÜŞÜNEREK KARAR VERMELİDİR
Ordu sözlerini şu şekilde tamamladı: “Siyasette yozlaşmanın ve yolsuzlukların önlenmesinin ilk adımı siyasi parti delegelerinin yapacakları ilçe yönetimi tercihlerinden geçer. Unutulmasın ki: Herkes kendi evinin önünü temizlerse sokaklarımız ve şehirlerimiz tertemiz olur. Son pişmanlık fayda vermez. Delegeler pişman olmamak için iyi düşünerek tercih yapmalıdır. Bu düşüncelerle ilçe yönetimi seçimlerinde; siyasi partilerimizin delegelerinin yapacakları tercihlerin milletimiz, ilçemiz ve ülkemiz ve siyasi partiler için hayırlı olmasını dilerim.”
ARSIZLIĞI VE HIRSIZLIĞI OLMAMALI
‘Siyasi partilerin ilçe seçimlerinde kimlere oy verilmez?’ sorusunu sorarak açıklamasına başlayan Ordu “Eğer İlçe Başkanlığı seçime katılan kişi insan olma özelliklerinin tümünü taşımıyorsa ona oy verilmemelidir. Maalesef günümüzde iyi insan olmayı arar hale geldiğimizden, birini tanımlarken iyi bir insan diyoruz. Hâlbuki tüm insanlar işi, yaşı, mesleği, konumu ne olursa olsun, öncelikle iyi insan olmak zorundadır. Yani kişiler dürüst, sözüne güvenilir, insanları seven, arsızlığı-hırsızlığı olmayan insanlar olmalıdır. Eğer bu özellikleri taşımıyorsa bunun savunulacak bir tarafı olamaz. Hırsız, arsız, namussuz biri savunulabilir mi?
ÇIKAR ODAKLARINDAN UZAK KALMALI
‘Kimlere oy verilmez?’ sorusu, insani değerlerin dışında da çok önemlidir. İlçe Başkanı olacak kişi çıkar odaklarından uzak kalmalı, bunlarla temasta olmamalıdır. Geçmişinde yolsuzluk, kişisel çıkar sağlama gibi toplum ahlakına uymayan işlere bulaşmamış olması gerekir. Kendi tüyü bitmemiş yetim hakkı yemediği gibi, yiyen kişilerle mücadele etmesi gerekir. Birilerinin istismarına açık olacak davranışlar göstermekten kaçınmalıdır” ifadelerine yer verdi.
HAKSIZ KAZANÇ PEŞİNE DÜŞENLERE OY VERİLMEMELİ
İlçe Başkanı olacak kişinin imar rantlarından da uzak durması gerektiğini ifade eden Ordu şöyle devam etti: “İmar kanununa aykırı yapılmış binalara göz yumulması için belediye yetkililerine aracılık yapmaması, ricacı olmaması lazımdır. İmar uygulamaları ile haksız kazanç peşinde olmamalı, bu tür beklentisi olanlardan uzak durmalıdır. Hatta oturduğu binaya bile dikkat etmeli, burada kanuna aykırı, kaçak bir uygulama olmaması gerekir. Tembel, yaşadığı toplumun sorunlarına duyarsız, ilçe başkanlığını kendi menfaati için kullanan ‘Küçük olsun benim olsun’ mantığı ile partiyi ilçe binasında oturarak yönetmeye çalışan kişilere ilçe başkanlığı seçiminde oy verilmemelidir.”
İYİ BİR İLÇE BAŞKANI NASIL OLMALI?
Ordu seçmenlerin artık siyasete değil, çalışana fırsat vereceğine inandığını söyleyerek iyi bir ilçe başkanını şöyle tarif etti: “İlçe Başkanı olanlar; toplumu ilgilendiren bütün faaliyetlerin içinde bir lider olarak bulunmalıdır. Toplumla ilişkilerine özen göstermeli ve bunu topluma hissettirmelidir. İşinin önemini iyi anlamalıdır. Vebal sahibi olduğunu asla unutmamalıdır. İmkansızlık bahanesine sığınmamalıdır. Toplumun ortak sorunlarını, sadece seçim zamanında değil, yaşamın her anında bulduğu her fırsatta dile getirmeli, çözüm aramalıdır. Asıl amacın topluma hizmet etmek ve bu hizmeti etkin verimli ve kaliteli olarak sunmak olduğu unutulmamalıdır. Bunun için iktidar olmaya gerek yoktur, muhalefette de hem iktidar denetlenerek hem de sorunlar sık sık gündeme getirerek hizmet yapılabilir.
KAPISI HER ZAMAN VATANDAŞA AÇIK OLMALIDIR
İlçe başkanları kapısını her zaman vatandaşa açık tutmalıdır. Vatandaşın içinde olmalıdır. Vatandaşla kaynaşan insanlar olmalıdır. İlçe başkanları gelişen ve değişen teknolojiye ayak uyduran, tanınan ve sevilen, doğru bildiğinden taviz vermeyen vizyon sahibi, sosyal faaliyetleri olan biri olmalıdır. Siyasi parti ilçe başkanı çalışkan ve cesur olmalı, olayların üstüne cesaretle gitmelidir. Yolsuzluklarla ister muhalefette, ister iktidarda olsun her zaman mücadele etmeli, vatandaşın vergilerinden kimsenin haksız zenginleşmesine göz yummamalıdır.”
DELEGELER İYİ DÜŞÜNEREK KARAR VERMELİDİR
Ordu sözlerini şu şekilde tamamladı: “Siyasette yozlaşmanın ve yolsuzlukların önlenmesinin ilk adımı siyasi parti delegelerinin yapacakları ilçe yönetimi tercihlerinden geçer. Unutulmasın ki: Herkes kendi evinin önünü temizlerse sokaklarımız ve şehirlerimiz tertemiz olur. Son pişmanlık fayda vermez. Delegeler pişman olmamak için iyi düşünerek tercih yapmalıdır. Bu düşüncelerle ilçe yönetimi seçimlerinde; siyasi partilerimizin delegelerinin yapacakları tercihlerin milletimiz, ilçemiz ve ülkemiz ve siyasi partiler için hayırlı olmasını dilerim.”
