Gazeteci Derneklerinden Kınama
Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü’nün açtığı soruşturmayla ilgili olarak ‘Haberi Nereden Öğrendin’ sorularıyla karşı karşıya kalan gazetecilerin, dernekleri tarafından açıklama yapılarak yaşanan olay kınandı.
Çorlu’da bulunan 3 Gazeteci Derneği’nin ortaklaşa imzaladığı basın bildirisi ile ‘Haberi Nereden Öğrendin’ soruşturması kınandı. Çorlu Basın Mensupları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Çorlu Gazeteciler Derneği ve Trakya Medya Mensupları Derneği Yönetim Kurulları Başkanları’nın ortaklaşa hazırladığı basın bildirisinde; "1 Ağustos 2009 tarihinde Çorlu İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün teknolojiyi de kullanarak gerçekleştirdiği ve 8 yıldır aranan katil zanlısının yakalanmasıyla sonuçlanan başarılı operasyonun gazetelere yansımasının ardından, Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü görevlendirdiği 2. sınıf İl Emniyet Müdürü Leyla Az ile üç meslektaşımızın tanık sıfatıyla ifadesini aldı. İfade esnasında Basın Kanununun 12. maddesinde belirtilenler göz ardı edilerek, "Haberi nerden duyduklarını, bilgileri nerden aldıklarını ve bilgilerin kimin tarafından verildiği" şeklinde sorular sorularak, basın mensuplarının kanunla saklı hakları olan haber kaynaklarının açıklanması istendi" denildi.
3 Gazeteci Derneğinin yayımladığı basın bildirisi şöyle, "Öncelikle şunu beklerdik ki, böyle başarılı bir operasyona imza atanlar ödüllendirilsin. Ancak görülen o ki, ödüllendirmek şöyle dursun, operasyon sorgulanıyor. Sorguya tanık sıfatıyla da basın mensupları ekleniyor. Tekirdağ’dan gelen 2. sınıf İl Emniyet Müdürü Leyla Az, üç basın mensubunu Çorlu İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne çağırarak ifadelerine başvuruyor. Bugüne değin hiç görülmemiş olan uygulamayı mesleğimize karşı yapılmış bir saygısızlık olarak addediyoruz. Amacı halkı en doğru şekilde bilgilendirmek olan basın mensuplarının, kanunlarla saklı hakları hiçe sayılarak, haber kaynaklarının açıklanmasının istenmesi, halkın can ve mal güvenliğini koruyup kollamakla görevli emniyet teşkilatının ne işine yarayacağını anlamak ise imkânsız. Yıllardır çeşitli alanlarda görev yapan basın mensuplarının karşılaştıkları zorluklar yetmezmiş gibi şimdi de yapılan ve aslında takdir edilmesi gereken bir operasyonun ardından başlatılan soruşturmaya gazetecilerinde dâhil edilmesi, biz basın mensuplarını derinden üzmüştür. Yapılan haber ne ülke birlik ve beraberliğini bozucu, ne de şahıs yâda kurumların kişilik haklarına saldırı niteliğinde değildir. Ülkemiz üzerinde dönen birçok oyunun dahi bazı şekillerde haber yapılmasına sessiz kalındığı şu dönemde, hangi amaçla ve hele böyle bir konuda gazetecinin haber kaynağını açıklamasının istenmesi oldukça manidardır" ifadeleri yer alıyor.
Açıklamanın kalan kısmında bazı sorulara cevap aranırken, şu ibarelere yer verildi; "Bu soruşturmayla ne amaçlanmaktadır açıkçası belli değildir. Başarıyla sonuçlanan operasyon mu sorgulanmaktadır? Basının bu bilgiyi kimlerden aldığı tespit edilerek, ceza amacımı güdülmektedir? Basına aba altından sopa mı gösterilmektedir? Böyle başarılı bir operasyonun ardından gerçekleştirilen soruşturmaya tanık sıfatıyla dahi olsa gazetecilerinde çağırılması, akıllarda birçok soru işareti yaratmaktadır. Yetkilileri, bu uygulamayı açıklamaya davet ediyoruz. Bizler Çorlu’da faaliyet gösteren Gazeteci dernekleri olarak, meslektaşlarımızın sorgulanmasına karşı duruşumuzu sergilemeye devam edeceğiz. Bu nedenle bu uygulamayı esefle kınıyor, olayla ilgili gerekenin yapılacağını önce meslektaşlarımıza, sonrada kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz."
3 Gazeteci Derneğinin yayımladığı basın bildirisi şöyle, "Öncelikle şunu beklerdik ki, böyle başarılı bir operasyona imza atanlar ödüllendirilsin. Ancak görülen o ki, ödüllendirmek şöyle dursun, operasyon sorgulanıyor. Sorguya tanık sıfatıyla da basın mensupları ekleniyor. Tekirdağ’dan gelen 2. sınıf İl Emniyet Müdürü Leyla Az, üç basın mensubunu Çorlu İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne çağırarak ifadelerine başvuruyor. Bugüne değin hiç görülmemiş olan uygulamayı mesleğimize karşı yapılmış bir saygısızlık olarak addediyoruz. Amacı halkı en doğru şekilde bilgilendirmek olan basın mensuplarının, kanunlarla saklı hakları hiçe sayılarak, haber kaynaklarının açıklanmasının istenmesi, halkın can ve mal güvenliğini koruyup kollamakla görevli emniyet teşkilatının ne işine yarayacağını anlamak ise imkânsız. Yıllardır çeşitli alanlarda görev yapan basın mensuplarının karşılaştıkları zorluklar yetmezmiş gibi şimdi de yapılan ve aslında takdir edilmesi gereken bir operasyonun ardından başlatılan soruşturmaya gazetecilerinde dâhil edilmesi, biz basın mensuplarını derinden üzmüştür. Yapılan haber ne ülke birlik ve beraberliğini bozucu, ne de şahıs yâda kurumların kişilik haklarına saldırı niteliğinde değildir. Ülkemiz üzerinde dönen birçok oyunun dahi bazı şekillerde haber yapılmasına sessiz kalındığı şu dönemde, hangi amaçla ve hele böyle bir konuda gazetecinin haber kaynağını açıklamasının istenmesi oldukça manidardır" ifadeleri yer alıyor.
Açıklamanın kalan kısmında bazı sorulara cevap aranırken, şu ibarelere yer verildi; "Bu soruşturmayla ne amaçlanmaktadır açıkçası belli değildir. Başarıyla sonuçlanan operasyon mu sorgulanmaktadır? Basının bu bilgiyi kimlerden aldığı tespit edilerek, ceza amacımı güdülmektedir? Basına aba altından sopa mı gösterilmektedir? Böyle başarılı bir operasyonun ardından gerçekleştirilen soruşturmaya tanık sıfatıyla dahi olsa gazetecilerinde çağırılması, akıllarda birçok soru işareti yaratmaktadır. Yetkilileri, bu uygulamayı açıklamaya davet ediyoruz. Bizler Çorlu’da faaliyet gösteren Gazeteci dernekleri olarak, meslektaşlarımızın sorgulanmasına karşı duruşumuzu sergilemeye devam edeceğiz. Bu nedenle bu uygulamayı esefle kınıyor, olayla ilgili gerekenin yapılacağını önce meslektaşlarımıza, sonrada kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz."
