Prof. Dr. Kaşif Onaran'dan mesajlar
Çerkezköy'ün Karaağaç Beldesi'nin yetiştirdiği ender bilim adamlarından biri olan emekli Prof. Dr. Kaşif Onaran, Çerkezköy Ziraat Odası Başkanı Ahmet Özman'ı ziyaret ederek bir süre sohbet etti.
Sohbet esnasında zor şartlarda okuduğunu belirten Prof. Dr. Onaran, şuanki nesilin şartlarının eskiye oranla daha iyi olduğunu ama başarmak için çalışmanın yeterli olacağını söyledi.
YERİ GELDİ OKULDAN KAÇTIM
Türk Alfabesi'nin kabul edildiği yıl olan1928 yılında dünyaya gelen ve 1938 yılında İstanbul'a yerleştiklerini belirten Prof. Dr. Kaşif Onaran, "3. sınıfa kadar Karaağaç'ta okudum. Daha sonra İstanbul'a göç ettik, orada öğretimime devam ettim ve Pertevniyal lisesini bitirdim. 1946 yılında İstanbul Üniversi'ne girerek okumaya başladım. O zamanlar Korkut Özal, Üzeyir Garih ile aynı sınıftaydık. Zaten bölümü ikmala kalmadan Üzeyir ile ben bitirdim koca sınıfta. Yine sonradan siyaset dünyasına atılarak Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı yapan Süleyman Demirel bizden iki dönem önce yine Başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı yapan Turgut Özal 1 dönem önce, Necmettin Erbakan ise 2 dönem önce okuyorlardı" dedi.
Daha sonra Amerika, Tayland, Bankong, Libya gibi birçok yerde öğretim görevlisi olarak çalışan Onaran, "Karaağaç'ta 3. sınıfı okuduğum zamanlarda Saray'da yatılı eğitim almaya gitmiştim. Ama dayanamayıp kaçtım. Çok zor şartlar altında eğitim aldım. Ama başarmak için çalışmak gerektiğini anladım. Benim yeni nesil öğrencilerine tavsiyem, çalışarak başaramayacakları şeyin olmayacağını bilmeleri" dedi.
Karaağaç'ta akan dereden balık tuttuklarını belirten Prof. Dr. Kaşif Onaran, "Şuanda Türkiye, özellikle de bölgemiz bu çevre kirliliği ile yüz yüze. Bizler Karaağaç'ta 1930'lu yıllarda akan derelerden kefal balığı avlardık şimdi bu dereler katran akıyor. Bu sanayileşmenin doğal bir sonucu" dedi.
KARAAĞAÇ'IN ETRAFI ORMANDI
Bu çevre sorununun Avrupa'nın, Amerika'nın hatta tüm dünyanın bir sorunu olduğunu belirten Prof. Dr. Kaşif Onaran, Trakya'nın verimli topraklarının da bundan nasibini aldığını ifade etti. Karaağaç'ın etrafının eskiden koroluk olduğunu ifade eden Prof. Dr. Kaşif Onaran, "Ama şimdi baktığınızda çevresinde bir tane ağaç bile kalmamış. Karaağaç'ın içinden geçen dere yaz-kış şırıl şırıl su akardı. Bizler içerisine girer yüzür ve balık tutardık. Şimdi ise sadece sanayi atığı akıyor" dedi.
Köyün hızla büyüdüğünü ve belde olduğunu belirten Prof. Dr. Kaşif Onaran, "Artık modern bir belde oldu Karaağaç. Her gelişimde daha da modernleşiyor ve gelişiyor ama tabiki çevre güzellikleri de yok oluyor" dedi.
HASRET GİDERİYOR
Karaağaç'ta doğup, büyüdüğü için kendisinin gurur duyduğunu belirten Prof. Dr. Kaşif Onaran, "1930'lu yılların sonuna doğru göç etmemize rağmen fırsat buldukca, hemen hemen her yıl köyümü, baba ocağını ziyaret ediyorum, hasret gideriyorum. Köyümün benim gönlümdeki yeri apayrı" dedi.
Prof. Dr. Kaşif Onaran'ı makamında ağırlayan Ziraat Odası Başkanı Ahmet Özman, Prof. Dr. Kaşif Onaran ile akraba olduklarını belirterek, "Kaşif Hocamız gerçekten mükemmel bir insan. Köyümüzün yetiştirdiği ender profösörlerden bir tanesi, belki de teki. Hemen hemen her yaz köyümüze gelir ve baba ocağını ziyaret eder. Akrabaları ile hasret giderir" dedi.
YERİ GELDİ OKULDAN KAÇTIM
Türk Alfabesi'nin kabul edildiği yıl olan1928 yılında dünyaya gelen ve 1938 yılında İstanbul'a yerleştiklerini belirten Prof. Dr. Kaşif Onaran, "3. sınıfa kadar Karaağaç'ta okudum. Daha sonra İstanbul'a göç ettik, orada öğretimime devam ettim ve Pertevniyal lisesini bitirdim. 1946 yılında İstanbul Üniversi'ne girerek okumaya başladım. O zamanlar Korkut Özal, Üzeyir Garih ile aynı sınıftaydık. Zaten bölümü ikmala kalmadan Üzeyir ile ben bitirdim koca sınıfta. Yine sonradan siyaset dünyasına atılarak Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı yapan Süleyman Demirel bizden iki dönem önce yine Başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı yapan Turgut Özal 1 dönem önce, Necmettin Erbakan ise 2 dönem önce okuyorlardı" dedi.
Daha sonra Amerika, Tayland, Bankong, Libya gibi birçok yerde öğretim görevlisi olarak çalışan Onaran, "Karaağaç'ta 3. sınıfı okuduğum zamanlarda Saray'da yatılı eğitim almaya gitmiştim. Ama dayanamayıp kaçtım. Çok zor şartlar altında eğitim aldım. Ama başarmak için çalışmak gerektiğini anladım. Benim yeni nesil öğrencilerine tavsiyem, çalışarak başaramayacakları şeyin olmayacağını bilmeleri" dedi.
Karaağaç'ta akan dereden balık tuttuklarını belirten Prof. Dr. Kaşif Onaran, "Şuanda Türkiye, özellikle de bölgemiz bu çevre kirliliği ile yüz yüze. Bizler Karaağaç'ta 1930'lu yıllarda akan derelerden kefal balığı avlardık şimdi bu dereler katran akıyor. Bu sanayileşmenin doğal bir sonucu" dedi.
KARAAĞAÇ'IN ETRAFI ORMANDI
Bu çevre sorununun Avrupa'nın, Amerika'nın hatta tüm dünyanın bir sorunu olduğunu belirten Prof. Dr. Kaşif Onaran, Trakya'nın verimli topraklarının da bundan nasibini aldığını ifade etti. Karaağaç'ın etrafının eskiden koroluk olduğunu ifade eden Prof. Dr. Kaşif Onaran, "Ama şimdi baktığınızda çevresinde bir tane ağaç bile kalmamış. Karaağaç'ın içinden geçen dere yaz-kış şırıl şırıl su akardı. Bizler içerisine girer yüzür ve balık tutardık. Şimdi ise sadece sanayi atığı akıyor" dedi.
Köyün hızla büyüdüğünü ve belde olduğunu belirten Prof. Dr. Kaşif Onaran, "Artık modern bir belde oldu Karaağaç. Her gelişimde daha da modernleşiyor ve gelişiyor ama tabiki çevre güzellikleri de yok oluyor" dedi.
HASRET GİDERİYOR
Karaağaç'ta doğup, büyüdüğü için kendisinin gurur duyduğunu belirten Prof. Dr. Kaşif Onaran, "1930'lu yılların sonuna doğru göç etmemize rağmen fırsat buldukca, hemen hemen her yıl köyümü, baba ocağını ziyaret ediyorum, hasret gideriyorum. Köyümün benim gönlümdeki yeri apayrı" dedi.
Prof. Dr. Kaşif Onaran'ı makamında ağırlayan Ziraat Odası Başkanı Ahmet Özman, Prof. Dr. Kaşif Onaran ile akraba olduklarını belirterek, "Kaşif Hocamız gerçekten mükemmel bir insan. Köyümüzün yetiştirdiği ender profösörlerden bir tanesi, belki de teki. Hemen hemen her yaz köyümüze gelir ve baba ocağını ziyaret eder. Akrabaları ile hasret giderir" dedi.
