Türkiye’de 1928 yılında kabul edilen Harf İnkılabı’nın 98. yıl dönümünde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yeni Türk harflerini halka tanıttığı ilk kentlerden biri olan Tekirdağ’ın bu süreçte üstlendiği rol yeniden hatırlandı.

65 yaşında yeniden resme başladı, 7 yılda evini sergi alanına çevirdi
65 yaşında yeniden resme başladı, 7 yılda evini sergi alanına çevirdi
İçeriği Görüntüle

Namık Kemal’in doğduğu, Yahya Kemal Beyatlı’nın milletvekilliği yaptığı ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile birlikte “Üç Kemaller şehri” olarak anılan Tekirdağ, yeni Türk alfabesinin halka tanıtılmasında önemli duraklardan biri oldu.

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hasan Kaya, Atatürk’ün Harf İnkılabı’nın tanıtımında Tekirdağ’ı tercih etmesinin tesadüf olmadığını belirtti.

Kaya, Atatürk’ün Tekirdağ ziyareti sırasında memurları bizzat imtihan ettiğini, vatandaşlarla görüşerek yeni harfleri öğrenme konusundaki gayretlerini gözlemlediğini ifade etti. Kent halkının gösterdiği ilgi ve öğrenme isteğinin Tekirdağ’ın Harf İnkılabı tarihindeki yerini daha da anlamlı hale getirdiğini söyledi.

NKÜ Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Oğuzhan Kuşoğlu da Tekirdağ’ın tarihi, coğrafi ve kültürel özelliklerinin bu tercihte etkili olduğunu belirtti.

Kuşoğlu, Tekirdağ’ın İstanbul’a yakınlığı, Rumeli ile olan kültürel bağları ve Avrupa’ya açılan bir kapı konumunda bulunmasının Atatürk’ün tercihlerinde rol oynamış olabileceğini ifade etti.

Harf İnkılabı’nın Cumhuriyet tarihinin önemli dönüşümlerinden biri olduğunu belirten Kuşoğlu, yeni harflerin belirlenmesi amacıyla 23 Mayıs 1928’de Dil Encümeninin kurulduğunu, Ağustos 1928’de Dolmabahçe Sarayı’nda yürütülen çalışmaların ardından yeni alfabenin halka tanıtılmaya başlandığını kaydetti.

Yeni Türk harflerinin kabulüne ilişkin kanun ise 1 Kasım 1928’de yasalaştı.

Tekirdağ’ın Harf İnkılabı tarihindeki yeri, Süleymanpaşa ilçesinin sahil kesiminde bulunan 50. Yıl Harf İnkılabı Anıtı ile yaşatılıyor.

26 Ekim 1973’te yaptırılan anıt, Atatürk’ün 23 Ağustos 1928’de Tekirdağ’a gerçekleştirdiği ziyareti ve yeni Türk harflerini kara tahta başında uygulamalı olarak tanıttığı süreci simgeliyor.

Atatürk’ün Başöğretmen kimliğiyle özdeşleşen anıt, Tekirdağ’ın Cumhuriyet tarihindeki önemli rolünü gelecek kuşaklara aktaran kent belleğinin önemli simgelerinden biri olarak varlığını sürdürüyor.