Keşan'da Kaymakamlık ile CHP'li Belediye Başkanı arasında uzun süredir devam eden gerginlik en sonunda mahkemelik oldu ve yargıya taşındı.

İŞTE KEŞAN'DAKİ BASINA DA YANSIYAN %10'DAN FAZLA BORÇLANAMAZSIN TARTIŞMASI

Keşan Kaymakamı Abdulkadir Karataş; 5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun Belediye'nin bütçesinin %10'undan daha fazla borçlanamayacağı hükmüne dayanarak Keşan Belediyesi’nin toptancı hali yapılması istemiyle, İller Bankası yoluyla 2 milyon 600 bin YTL borçlanmasını öngören Meclis kararının iptali için 5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 23. ve 68. maddelerine dayanarak, dava açtı.

BELEDİYE KANUNU AÇIK

Keşan Kaymakamlığı’nca düzenlenen “İş Birliği ve Koordinasyon Kurulu Toplantısı”, hayli gergin bir ortamda gerçekleşti.

Kaymakam Abdulkadir Karataş’la Belediye Başkanı Mehmet Özcan’ın birbirlerine çok sert eleştiriler yönelttiği toplantı, “iş birliği ve koordinasyon” açısından, Keşan’ın geleceğine yönelik umut vermedi.

Tartışmaların, hal binasının kredisi ve odaların açıklaması konularında yoğunlaştığı toplantıda; Karataş, Belediye bütçesinin yetersizliği nedeniyle kredi kararını mahkemeye taşıdığını bildirirken, Özcan; İller Bankası’nın, bütçeyi kredi vermeye değer bulduğunu söyledi.

Abdulkadir Karataş, odaların açıklaması ile ilgili olarak da “Bu yazının nereden kaynaklandığını bilemiyorum… Bu yazıyla neyi kast ettiniz, neyi öngördünüz ve ne istiyorsunuz? Bu konudaki duyarlılığınızı, benimle ve Belediye Başkanı’yla herhangi bir görüşme temayülüne girmeden, şov amacıyla mı yaptınız? Bunu merak ediyorum. Yoksa kendinizi ön plana mı çıkarmak istiyorsunuz?” diye sordu.

Keşan Kaymakamlığı’nca düzenlenen “İş Birliği ve Koordinasyon Kurulu Toplantısı” gerçekleştirildi. Kaymakamlık Toplantı Salonu’nda yapılan ve saat 15.00’te başlayan toplantıya; Keşan Kaymakamı Abdulkadir Karataş ve Keşan Belediye Başkanı Opr. Dr. Mehmet Özcan ile İl Genel Meclisi üyeleri, siyasi parti, dernek ve oda temsilcileri ile daire amirleri katıldı.

Son günlerde Keşan’ın gündeminde bulunan konuların tartışıldığı toplantının açış konuşmasını, Kaymakam Abdulkadir Karataş yaptı.

İş birliği ve koordinasyon kurulu toplantılarının, 3 ayda bir yapılması gerektiğini ancak bir önceki toplantının 6 ay önce gerçekleştirildiğini belirterek sözlerine başlayan Karataş, “Biraz gecikmeli de olsa bu toplantıyı tertip ettik. Bir takım olgu ve toplantı yapılmasını gerektiren unsurların da bir araya gelmesi lazım” dedi.

HESABA ÇEKİLMEDEN ÖNCE HESAP VERMESİNİ BİLMEK GEREK

Seçimle veya atamayla göreve gelmiş insanların, belli veballeri üstlendiğini ve görevleri süresince ortaya çıkan olumlu veya olumsuz gelişmeler nedeniyle kamuoyu nezdinde hak ettikleri tepkileri göreceklerini vurgulayan Abdulkadir Karataş; hesaba çekilmeden önce hesap vermesini bilmek gerektiğinin altını çizdi.

BASIN GÖREVİNİ İYİ YAPIYOR

Keşan’da basının görevini iyi yaptığını bildiren Karataş, “Bu nedenle hepimiz, basının bu gücünü kullanmaya çalışıyoruz. Odalarımız ve seçilmiş arkadaşlar hizmetlerini bu sayede tanıtıyorlar. Bizler de hizmetlerimizi basın yoluyla anlatmaya çalışıyoruz. Burada temel olan hizmet unsurudur. Kafanızda yer alan soruları, hizmetlerinizi hep beraber ortaya koyup, tartışıp, güzeli neyse ona doğru yol alalım istiyorum. Görüşleriniz bizler için çok önemli.” diye konuştu.

KAMU KURULUŞLARI KEYFİ DAVRANAMAZ

Kamu kuruluşlarının bağlı bulunduğu mevzuatlar olduğunu ve bu neden keyfi davranamayacaklarını ifade eden Abdulkadir Karataş; herkesin, kendisine verilen yetki sınırları dahilinde görev yaptığını kaydetti.

Karataş, şöyle devam etti: “Türkiye bir hukuk devletidir. Önce bunu ortaya koymak lazım. Kamu kurum ve kuruluşlarında, hukuk kuralları çerçevesinde her türlü hizmet faaliyeti yasalara uygun olmak koşuluyla meşrudur. Yeter ki yasal dayanağı olsun. Bunun aksine davranırsak suç olur. Görevimizi kötüye kullanmış oluruz. Ben size bir giriş yapmak istiyorum. Basında yer alan bazı hususlar var. Basın yoluyla bazı şeyleri cevaplandırmak çok uygun değil. Basına yansıyan tartışmalar ne kadar yakışık alır? Basında tartışılan noktalar üslubuna uygun mudur; bu da tartışılır. Ben burada yapılan işlerin yasal yönünü ortaya koymak istiyorum.”

BELEDİYE’NİN BÜTÇE VE BORÇLANMA DURUMU

Sözlerini, Keşan Belediye Meclisi’nin kararlarını onaylamadığı yönünde çıkan haberlere dikkat çekerek sürdüren Abdulkadir Karataş, Keşan Belediyesi’nin bütçe ve borç durumu hakkında şunları kaydetti: “Keşan Belediyesi’nin 2007 yılı bütçesi gelirleri 25 milyon 138 bin 718 YTL. Bu paranın yeniden değerleme oranı olan %7,2 üzerinden 1 milyon 808 bin 547 YTL yapıyor. Belediye Kanunu’nun 67. Maddesi uyarınca, bu geliri eklediğimiz zaman 26 milyon 927 bin 264 YTL yapıyor. Keşan Belediyesi bu miktarın %10’u kadar borçlanabilir. Bu tutar, Belediye Meclisi kararına göre, iç borçlanma yapacağı tutardır. Rakama vurursak bu miktar, 2 milyon 692 bin 126 YTL’dir. Bu rakama göre, Keşan Belediyesi İller Bankası’na 2008 yılı içerisindeki borç ödeme planında kanalizasyon için 1 milyon 350 bin 427 YTL ana para ve faiz ödeyecek.

Keşan Belediyesi’nin gelir-gider tablosunu incelersek, 2007 yılı bütçe gelirleri toplamı, 25 milyon 118 bin 717 YTL, giderleri ise, 33 milyon 733 bin 318 YTL’dir. Bir başka deyişle, gelir-gider farkı (bütçe açığı) 8 milyon 614 bin 601 YTL’dir. Bu rakam Keşan Belediyesi’nin Kesin Hesap Bütçesi’nden alınmıştır.

Sonuç olarak 5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 68. Maddesi’nin E Bendi hükmüne göre, kesinleşmiş bütçe gelirlerinin, 231 Sayılı Vergi Usul Kanunu’na göre, yeniden değerlenerek elde edilen rakamdan, 2 milyon 692 bin 126 YTL’den 812 bin YTL borcu çıkardığınız zaman, toplam 1 milyon 880 bin YTL’dir. Bu rakamlar Maliye’deki arkadaşların elde ettiği rakamlardır.”

MAHKEMEYE BAŞVURDUM

Karataş; Keşan Belediye Meclisi’nin kararlarına mahkeme nezdinde itiraz etme nedenlerini de şöyle anlatı: “Keşan Asliye Hukuk Hakimliği’ne gönderilen dava dilekçesi, Keşan Belediye Meclisi’nin ilgili 2 kararına yöneliktir. Bu kararların, 5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 23. ve 68. maddelerine dayanılarak iptalini istedim.

Keşan Belediyesi’nin toptancı hali yapılması istemiyle, İller Bankası yoluyla 2 milyon 600 bin YTL ve 60 ay vadeli ve aynı amaçla bir özel bankadan 1 yıl vadeli 250 bin YTL ihtiyaç kredisi almasına yönelik kararların iptal isteminin nedenlerini de şöyle ortaya koydum:

Belediye Meclisi’nin ilgili 2 kararı ile Keşan Belediyesi borç altına sokulmuştur. Bütçe gelirlerine göre bu borçları ödemesi mümkün görülmemektedir. Ayrıca bu karar hukuka aykırıdır. Belediye gelirleri ile giderleri arasındaki fark bütçenin %35’i kadar, olumsuz yöndedir. Bu kadar net olan bütçe açığını, 2008 yılı içerisinde belediyenin nasıl ve hangi kaynaklardan karşılayacağı bilinmemektedir. Son alınan 2 kararla belediye 2 milyon 850 bin YTL daha borçlandırılmıştır. Kanalizasyon işi için alınan borç ödemesi de halen devam etmektedir. İller Bankası’ndan alınan yüksek miktarlardaki borcun, 2008 yılındaki faiz ödemesi bile 2008’de 812 bin 436 YTL, 2009’da ise ana paranın taksitlendirilmesine başlanacak. Ekli raporda da belirtildiği gibi Keşan Belediyesi 2009 yılında, 1 milyon 307 bin 427 YTL borç ödeyecek. Belediye’nin 12 milyon 30 bin 600 YTL bütçe açığını da ele aldığımızda, 13 milyon 338 bin 27 YTL’lik bir açık oluşmakta. Bu açık, ileriki yıllarda da devam edecek. Bu rakamlar, bütçenin borçlanma değerlerini aşmaktadır. Keşan Belediyesi’nin şu anda hiçbir borcu olmasa bile, aradaki, 157 bin 276 YTL fark vardır. Yani %10’luk borçlanma limiti aşılmıştır. Bu kararla belediye bütçesi, içinden çıkılamaz bir borç batağına sürüklenmiştir. Belediyenin borçlanmaya karşılık teminat olarak gösterdiği su bedelleri ve İller Bankası yasal paylarının ne olduğu konusunda yasal bir açıklama yapılmamıştır.

Toptancı Hali, belediye için öncelikli bir iş olmayıp ancak belediyenin kendi geliri varsa yapılması gereken işlerdendir. Bu kadar borçlanmaya girip, yapılması acil olan bir girişim değildir. Ayrıca, bu yatırım belediyenin 2008 yılı bütçesinde yer almamış, kaynak ayrılmamıştır. Bu borcun, belediyenin sınırlı gelirleriyle karşılanması mümkün görülmemektedir. Belediyenin 5 yıllık ileriye doğru borçlandırılması, gelecekte meydana gelebilecek önemli yatırım ve işlerde kısıtlamalara yol açacak ve personel ve benzeri ödemeleri bile yerine getirememe durumuyla karşı karşıya kalınacaktır. Yatırımın gerektirdiği ödeneğin önceden tahsis edilmesi de gerekir. Seçimlerin gündeme geldiği bir ortamda, belediyenin 5 yıl borçlandırılmasını Kaymakamlık olarak onaylamam mümkün değildir. Sayın Başkanımız burada. Burada yapılan işlem, bize verilen bir yetkinin kullanılmasına yöneliktir.”

KARARI MAHKEME VERECEK

Davanın, saydığı bu nedenlerle zorunlu olduğunu söyleyen Abdulkadir Karataş; mahkemenin, gerekli değerlendirmeyi yaparak bir karar vereceğini ve belediye hizmetlerinin engellenmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını vurguladı.

TAPU SİCİL’İN TAŞINMASI

Abdulkadir Karataş, yerel basın organlarında yer alan başka bir konunun da Tapu Sicil Müdürlüğü’nün, Kültür Merkezi’ne taşınması olduğunu kaydetti.

Tapu Sicil Müdürlüğü’nün halen hizmet verdiği yerin 62 metrekare olduğunun altını çizen Karataş, şöyle dedi: “Oldukça dar bir alanda hizmet veriliyor. Çok ağır bir iş yükü var. Hükümet Konağı’nda Adliye’nin de ciddi anlamda bir yer sıkıntısı var. Savcı ve hakimlerimiz bizden devamlı yer istiyor. Tapu’yu, önce Vergi Dairesi’nin bir katına yerleştirmek istedik. Ancak binanın mevcut Internet ve veri tabanı altyapısına göre, burada bir başka faaliyete izin verilemeyeceği bildirildi.

Daha sonra Kültür Merkezi’ndeki yeri uygun gördük. 2. katta, tamamen boş bulunan ve kullanılmayan bir bölüm var. Hiçbir şeye engel değil. Binanın bu bölümünde, şekil değişikliğine gidilmeden, paravan sistemle bankolar taşınacak. Müdür için ayrı bir bölüm hazırlanacak. O bölümün arşiv ve dolapları da var. Buralara da evraklar ve dosyalar konulacak. Konu, boş duran bir salonun değerlendirilmesidir. 102 metrekarelik bir alanda tapu hizmetleri rahatlıkla verilebilecek. Edirne Tapu ve Kadastro Bölge Müdürü de gelerek, o bölümde inceleme yaptı ve olumlu buldu. Valiliğe teklif yazısı yazdım. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nden elemanlar da gelecek ve uygun görüp onaylarlarsa Tapu Müdürlüğü buraya taşınacak.”

ÖZCAN: KARATAŞ BİRİLERİNİ AÇIK DÜŞÜRME AMACINDA

Abdulkadir Karataş’ın açıklamalarının ardından, Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan söz aldı ve toplantının yapılması nedeniyle teşekkür etti.

Özcan, toplantının çok aceleye getirildiğini ve bu nedenle Karataş’ın bazı konularda birilerini açık düşürme amacında olduğunu belirtti.

Hal projesinin Keşan için gerekli olduğunu, bölgenin ticari hacmine de ciddi katkıda bulunacağını ve pazar yeri yapmanın da belediyelerin hedefleri arasında yer aldığını ifade eden Mehmet Özcan, “Pazar yeri curcuna içerisinde. Bunun çözülmesi için de ilk olarak, hal binasının dışarı çıkartılması gerekiyordu.

Ben iki senedir bunu düşünüyorum. Kasım ayından beri İller Bankası ile kredi görüşmeleri içerisindeyiz.

İller Bankası, projelerimizi ve geriye dönük sekiz yıllık bütçemizi inceledi. Sonunda dediler ki; Başkanım al meclis kararını gel kredinizi çıkartalım. Çünkü biz Keşan Belediyesi’ni kredi verilebilir bulduk, yani onların dediği, Kaymakam Bey’in yaptığının tam aksine.” dedi.

BÜTÇEDE AÇIK YOK

Özcan bu sırada, toplantıda bulunan Keşan Belediye Başkan Yardımcısı Feyzi Engin’in, Kaymakam Karataş’ın sunumunda yer alan 2007 bütçesindeki 8 trilyonluk açık konusundan açıklama yapmasını istedi.

Engin bunun üzerine, “Bütçe açık verdi diye bir şey yok.” diyerek, konu hakkında açıklama yaptı.

HAL BİNASI, YÜK DEĞİL,
GELİR GETİRECEK

1996 yılında, Kadıköy Barajı İçme Suyu ve 2007 yılında da Kumdere İçme Suyu Tesisleri yapılırken, İller Bankası’ndan bugünün parası ile yaklaşık 10’ar trilyonluk kredi alındığını ve Keşan Belediyesi’nin bu kredileri ödediğini söyleyen Mehmet Özcan, hal binasının finansmanının kendi içerisinde olduğunu, iş yerlerinin, 20 yıllık kira bedelleri alınarak veya satış ile değerlendirileceğini ve böylelikle Keşan Belediyesi’ne yük yerine gelir getireceğini vurguladı.

Kaymakam Abdülkadir Karataş’ın, “Bu tabii tahmin edilen bir gelir” demesinin ardından konuşmasını sürdüren Başkan Özcan; İller Bankası’ndan gelen “olur” üzerine, Belediye Meclisi’nde kredi kararı alındığını, kararın Kaymakamlık’ça onaylanmasını beklediklerini ve aradan bir hafta geçmesine rağmen bir cevap alınamaması üzerine, sebebini öğrenmek için Kaymakam Karataş’ı ziyaret ettiğini söyledi.

Abdulkadir Karataş’ın, “Borçlanmak iyi değildir. Ben yasal yetkimi kullanacağım ve inceleyeceğim. Bekleyeceğim.” dediğini belirten Mehmet Özcan, 15 gün sonra meclis kararını gönderdiği İller Bankası’nın, Abdulkadir Karataş’ın aksine, belediyeye 5 yıl geri ödemeli %9 faizli olarak 1 trilyon 933 milyar lira kredi çıkarttığını söyledi.

BASINA YAZMAYIN DEDİM AMA…

Kredinin çıkması amacıyla basın mensuplarına, “Haber yapmayın, çomak sokulacak buna!” dediğinin ancak konunun basına yansıdığının ve 4-5 gün sonra acele olarak bu konuda dava açıldığının altını çizen Özcan, “Komutanımızla ve Kaymakamımızla, bu üçlünün barışık olması gerektiği yönünde 3-4 defa toplantı yaptık. Hatta geçen yıl Kaymakam Bey beni 2 Ocak 2007 tarihinde kahve içmeye davet etti. Çok memnun oldum. O ziyarette, 'Galiba sana biraz haksızlık yapıyorum' dedi. İnandım. Ama değişen bir şey yok” diye konuştu.

ORTAM GERGİNLEŞTİ

Mehmet Özcan’ın, Enez’in 15 trilyon liraya mal olan altyapısını örnek göstererek, “Ben altyapımı bitirdim.” demesi üzerine, Karataş’ın “İşe yaramaz altyapı.” sözünü sarf etmesi, ortamı iyice gerdi.

Devam eden kanalizasyon tartışmalarında Özcan, “Projeyi çizen kişiler sıradan insanlar değil. Devletin bir kurumunun görevlileri. Fakat devletin diğer bir kurumu ise 'İşe yaramaz' diyor. Ben burada bir şeyi tartışamam. Bu şekilde alınıyorum. Bakışınız doğru değil. Ve 'İşe yaramaz' denildi mi her şey biter.”

Abdulkadir Karataş da Özcan’ın bu sözlerini, “Sana çok teşekkür ediyorum. Allah razı olsun. Kimsenin düşünmediğini yaptığın için. Ama daha iyisini yapmak varken, sen bundan kaçındın nedense. Belki imkanların yoktu” dedi.

BORÇLANMAYA FARKLI BAKIŞ…

Bu arada tartışma, yeniden hal binasına döndü ve Mehmet Özcan’ın “Niye borçlanmayalım? Türkiye gırtlağa kadar borca batmış, ben niye Keşan için borçlanmayım?” tepkisi üzerine Karataş da “Ben ise diyorum ki; borcum olacağına malım olmasın. Ben borçla başkasının elbisesini giymek istemem. Benim anlayışım da bu” şeklinde konuştu.

Bu sırada söz alan İl Genel Meclisi Üyesi Yaşar Talih Ak’ın, Mehmet Özcan’a, kredinin onaylanmaması konusunda gösterdiği tepkinin şık olup olmadığını sorması üzerine Özcan, “Hangisi şık sen karar ver. Bazı şeyleriniz aynı fark yok.” diye cevap verdi.

KARATAŞ: DOKTORSUNUZ AMA İDARECİLİĞİ BİLMİYORSUNUZ

Özcan’ın Ak’a verdiği cevaptan hoşnut olmayan Abdulkadir Karataş da “Size demokratikçe bir soru soruldu. Siz de hakaret içeren cevap verdiniz. Bu çok çirkin. Bunlar hiç hoş değil. Doktorsunuz ama idareciliği bilmiyorsunuz.” sözlerini sarf etti.

MEHMET ÖZCAN: AÇIK KONUŞMAK İSTİYORUM

İplerin giderek gerildiği toplantıda açık konuşmak istediğini belirten Mehmet Özcan şu düşüncelerini dile getirdi: “Ben Kaymakam Bey’i gerçekten devleti temsil eden bir idari amir olarak görmek isterim. Bir siyasi parti lideri olarak görmek istemiyorum. Mahkemeye başvurma falan bunların hepsinin altında başka bir bakış açısı yatıyor. Ben bunu hareketlerle de hissediyorum. Biz Keşanlıyız. Yarın siz gidersiniz ama biz burada kalırız. Demokratik olarak Keşan’ın mırıldanmasını, tepki koymasını istedim. Yetkinizi iyi niyetle kullanmadığınızı hissediyorum. Açıkladıklarınız doğru değil. Mahkeme kararı altı ay sonra sonuçlanacak. Altı ay sonra ise seçimler gelecek. Ve işin o zamana kadar bitmemesi lazım. Ben bunu hissediyorum.”

KARATAŞ: BELEDİYENİN İŞLERİ DENETLENMEYECEK Mİ?

Kimsenin hukuk sisteminden çıkma şansı olmadığını vurgulayan Karataş da “Belediyenin işleri denetlenmeyecek mi? Ben sizin verdiğiniz kararı iptal etmiyorum. Yargıya gönderiyorum. Yargı verecek en doğru kararı.” dedi.

ÖZCAN, YAYLA’YI GÜNDEME GETİRDİ

Mehmet Özcan, konuşmasının devamında bir başka konuya geçerek, Yayla Sahili’ndeki fosseptik sorununu dile getirdi.

Özcan, şunları söyledi: “Yayla Sahili hariç, diğer sahillerde fosseptikler vidanjörler ile taşınıyor. Fakat, yasa Yayla Sahili’nde dimdik ayakta duruyor.”

ÖZCAN VE TOPAL, AÇIKLAMALARINI
BİRLİKTE YAPIYOR

Toplantı, Abdulkadir Karataş’ın; Mehmet Özcan ile CHP Keşan İlçe Başkanı A. Baki Topal’ın, Keşan Tapu Sicil Müdürlüğü’nün, Kültür Merkezi’ne taşınması yönünde yaptıkları eleştiriye cevap vermesi ile sürdü.

Özcan’ın, açıklamalarının büyük bir çoğunluğunu Topal ile birlikte yaptığına dikkat çeken Karataş; bunun nedenini sordu.

Konuyla ilgili görüşlerini açıklayan Topal ise Kaymakam Karataş’ın, köy ziyaretlerinde her zaman AK Parti Keşan İlçe Başkanı’nı bulundurduğuna işaret ederek, diğer partilere de eşit davranması gerektiğini aktardı.

Topal’a cevap veren Abdulkadir Karataş da hiçbir zaman kendisine “Gezileriniz veya ziyaretlerinizde bizler de bulunmak istiyoruz.” denilmediğini söyledi.

İLYAS TÜFEKÇİ…

Toplantıda, AK Parti Keşan İlçe Başkanı İlyas Tüfekçi de düşüncelerini dile getirdi. Kimsenin hizmetlerinin engellenmediğini söyleyen Tüfekçi, sürekli olarak, “Şu zihniyet, bu zihniyet” denildiğinin altını çizerek, “Kaymakamımızın zihniyeti ne? Hepimiz Keşan’a hizmet için bulunuyoruz. Ben, yaptıkları açıklamadan dolayı oda başkanlarına teşekkür ederim. Ben de aynı konuyu düşünüyordum. Birlik ve beraberlikle ilgili bu hafta içerisinde bir toplantı düzenlemek istiyordum. Ben ilçe başkanlığım öncesi ve sırasında Belediye Başkanımızı defalarca ziyaret ettim. Kendilerine, her zaman yardımcı olabileceğimizi, bir istekleri olursa söylemelerini belirttim. Belediye Başkanımız, bizle bir sıkıntı yaşamadığını söyledi. Başkalarıyla olan sıkıntılarını da bize iletmediği zaman biz nasıl bir çözüm getirebiliriz?” diye sordu.

KAYMAKAMIN TARAFLI OLDUĞU SÖYLENİYOR

Kaymakamın taraflı olduğunun söylendiğini belirten İlyas Tüfekçi, kendisinin de Mehmet Özcan’ın taraflı olduğunu düşündüğünü kaydederek, görüşlerini şöyle açıkladı: “Bu durumda herkes bir şekilde bir yere taraf. Belediye’nin kaymakam beyle bir anlaşmazlığı olabilir. İlk geldiğinde bizim de kaymakam beyle bir takım sorunlarımız oldu. Herkesle dört dörtlük uyuşulacak diye bir şey yok. Fikirlerimizi ortaya koyup, orta yolda buluşacağız. Keşan’da bizim eksikliğimiz bu. Biz de Keşan için siyaset yapıyoruz. Adalet ve Kalkınma Partisi için siyaset yapmıyoruz. Buraya her türlü hizmet gelecek. Biz bunların hepsinin yanındayız.

Siz hiç gelmediniz ama ben belediyeye 6-7 kez gittim. Bize sıkıntılarınızı anlatmadınız. Bu şekilde hiçbir yere varamayız. Varamadığımız için de böyle kısır döngü içinde kalırız.

İktidar Partisi olarak hep töhmet altında kalıyoruz. Bize ne zaman, dediniz. Siz seçildiniz, bizim belediye başkanımızsınız. Kaymakamın da burada olduğu süre içerisinde belediye başkanısınız. Ama, bir belediye başkanı olarak, Keşan halkının Kaymakam beye tepki göstermesini isteyemezsiniz.

Ben odalarımızın birlik çağrısını okuyunca gurur duydum. Hakikatten birlik ve beraberliğe çok ihtiyacımız var. Birlik olursak yapamayacağımız şey yok.

Belediye başkanımız; dediğinden beri ve bu konu basında yer aldıktan sonra, bir daha Kaymakam Bey’le köylere gitmedim. Biz, bu eleştirinin doğru olabileceğini düşündük. Bir daha da Kaymakam’la köylere gitmedik. Gideceksek hep beraber gidelim. Benim bazı konularda Kaymakam Bey’le istişare etmem ya da çok sık bir araya gelmemden daha doğal bir şey yok ki?”

ODALARIN AÇIKLAMASI NEREDEN KAYNAKLANDI?

Tüfekçi’nin, odaların açıklamasına destek vermesi üzerine konuşan Kaymakam Karataş ise farklı bir görüş ortaya koydu.

Keşan’daki odaların, yerel gazetelerde dün yayımlanan açıklamasını değerlendiren Abdulkadir Karataş; bu yazının nereden kaynaklandığını bilemediğini dile getirdi.

Yazıda, Keşan’da son günlerde, yaşanan kurumlar arası gerginlikten bahsedildiğini hatırlatan Karataş, şu görüşleri dile getirdi: “Yazıyı kısaca özetlemek gerekirse; Bu durum, toplumda karamsarlığı ve umutsuzluğu artırmakta; bölgemizin, siyasi, ekonomik ve sosyal istikrarını tehlikeye atmakta, toplum enerjisinin pozitif alana yönelmesini engellemektedir… deniliyor. Bu ibare benim için çok önemli, gerisi ise teferruat.”

ŞOV AMACIYLA MI YAPTINIZ?

Abdulkadir Karataş, yazıya imza koyan oda başkanlarına da şu soruları sordu: “Bu yazıyla neyi kast ettiniz, neyi öngördünüz ve ne istiyorsunuz? Bu konudaki duyarlılığınızı, benimle ve Belediye Başkanı’yla herhangi bir görüşme temayülüne girmeden, şov amacıyla mı yaptınız? Bunu merak ediyorum. Yoksa kendinizi ön plana mı çıkarmak istiyorsunuz? Ticaretinize mi engel olduk? Bu yazıda sizin problemlerinize duyarsız olduğumuz gibi bir durum ortaya çıkıyor. Bu açıklamanızda, devletin yanlış işleyen yönleri mi var? Sizi sektörel bazda olumsuzlaştıran, önünüzü tıkayan, rekabetinizi engelleyen bir yanı mı var? Böyle bir şeyi hissettinizse neden bana söylemediniz?”

HELVACIOĞLU: "1,5 SAATTİR KONUŞUYORUZ"

Karataş’ın bu çıkışı üzerine söz alan KTSO (Keşan Ticaret ve Sanayi Odası) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Helvacıoğlu; 1,5 saattir tartışılmasına rağmen bir sonuç alınamadığına işaret etti. Helvacıoğlu, konuşmasını, şu sitemkar ifadelerle sürdürdü: “Biz ticaret yapıyoruz. Sayın Kaymakamım maaşınızı bizim vergilerimizle alıyorsunuz. Sayın Belediye Başkanımız, bizim verdiğimiz emlak vergilerinden maaşınızı alıyorsunuz. Bu iki güzide kuruluşumuzun konuşulduğu ve 1,5 saattir sonuç alınamayan bir toplantıdayız. Teşekkür ederim o kadar güzel bir gündem toplantısı oldu ki; yine bu yazının özü olan gerginlik taraflar arasında üst seviyeye çıktı.”

BU KAVGALAR KEŞAN’IN GELECEĞİNİ KARARTIYOR

Kavgaların, ticaret erbabının kazancına mani olduğundan yakınan Mustafa Helvacıoğlu, şöyle devam etti: “Bunu hissetmeyebilirsiniz ama samimiyetimle söylüyorum ki; bu zor, kritik günlerde olağanüstü zarar görmeye başladık. Niye burada el ele veremiyoruz? Sayın Kaymakamım, elini en çok taşın altına koyacak kişi de sizsiniz. Bu bir eleştiri değil, abi olarak size sesleniyorum. Bu kavgalar, bu gürültüler Keşan’ın geleceğini karartıyor. Siz büyüklerimizden ricamız, bu tansiyonun, farklı boyutlarda enerjiye dönüştürülmesini sağlamanızdır. Örneğin, neden halin yapılmasını değil de yapılmamasını tartışıyoruz?

Herkesin, görevini, layığıyla ve yardımlaşma içinde yapması ve tamamlaması gerektiğini düşünüyorum. Benim görevim, Şubat-2009’da bitecek. Bölgenin menfaatleri için, görevim boyunca size yardım etmek zorundayım. Yaptığımız bu çağrıdan, şerefimle temin ederim ki; Keşan Ticaret ve Sanayi Odası da ders almalıdır. Bu yazıya kendimizi de yazdık.

Siz eleştiriyi yanlış boyuttan alıyorsunuz. Tekrar söylüyorum sadece Sayın Kaymakamımız değil, Ticaret ve Sanayi Odası’nın yöneticileri de, medyamız da bu yazıdan ders almalıdır.”

HERKESLE BERABER OLMAK ZORUNDAYIM

Sayın vekillerimizden biri geliyor, yanında görüneceğiz diye sıkıntı doğuyor. Kaymakamımızla köylere gideceğim, 'Acaba başka bir şey mi düşünülür?' diye çekiniyorum. Belediye Başkanımızın yanında oluyorum, bu sefer de başka bir senaryo üretiliyor. Birlik, beraberlik olmak zorundayız. Ben görevim boyunca Keşan’da herkesle beraber olmak zorundayım.

Siz burada Keşan Belediyesi’ni nasıl ikna ediyorsanız, 'Hayır olmaz arkadaşlar!' diyorsanız, ben de sizi ikna etmeliyim. Beraber olmalıyız. Bizim bu şekilde ağabeyliğinize ihtiyacımız var. Belediye Başkanımızın ağabeyliğe ihtiyacı var. İki büyük kurumsunuz. Ben diyorum ki; bu toplantı, yarınlar için başlangıç olsun. Keşan’ın sağlığının başlangıcı olsun. Zira zararı biz görüyoruz. Sizlere bu çağrıyı; Keşan ekonomisine yön veren özel sektör adına yapıyorum. Birlikte şu Keşan’ı hak ettiği yerlere götürelim.”

KARATAŞ: DAHA FAZLA KONUŞMALIYIZ

Hayli gergin ve tartışmalı geçen, yaklaşık 3 saat süren toplantının kapanış konuşmasını Abdulkadir Karataş yaptı.

Toplantının; daha fazla konuşmaya, bir araya gelmeye ve konuları teferruatlı öğrenmeye gerek olduğunu ortaya çıkardığını vurgulayan Karataş, şunları söyledi: “Ben belediyeden bir evrak istiyorum. İlgili görevli arkadaş, 'Resmi yazıyla isteyin' diyor. Bu üslup yanlış. Bizim istememizde bir hata varsa, onun davranışında da hata var. Oysa gelip izah edebilir. İş çokluğu yüzünden belediye başkanının her konudan haberi olmayabilir.

Bizde de bazı atlamalar oluyor. O yetkili kişi gelip izah etse, bir brifing verse birçok yazışmanın önüne geçilecek. Konunun evveliyatını anlatsa, hem sorun çözülecek hem ben de bilgi sahibi olacağım. Bu olmayınca, biz de işlemleri önünüzdeki donelere göre yapıyoruz. Bütçe konusunda ortaya konulan rakamlar, konun şahsım tarafından algılanış şeklidir. Ben dışardan gözlemleyen biriyim. Kesin Bütçe’yi önüme koyuyorum. Ortaya rakamsal bir tablo çıkıyor. Daha teferruatlı anlatım şekli önümde olsaydı, onun diliyle anlamış olacaktım. Bu durumu da dikkate almanızı diliyorum.”

Mehmet Özcan’ın, Belediye Başkanı olarak yaptığı açıklamaları, CHP İlçe Başkanı’yla birlikte yaptığını ve bunun yanlış olduğunu bir kez daha hatırlatan Abdulkadir Karataş, kendisinin de bazı işlerde engellendiğini bildirerek, şu örnekleri verdi:

“Halk gerçeklerden ve hizmetten yanadır. Yapılan hizmetin önünde kimse duramaz. Hepimiz, bulunduğumuz yerde işimizi yapacağız. Bu işimizden ötürü birbirimize gücenmeyeceğiz. Benim yazdığım yazıya belediye başkanı olumsuz cevap verebilir. Bu çok normal ve devlet bürokrasisinde çok alıştığımız bir durum. Buna kırılganlık ve alınganlık göstermeyin. Vatandaş ruhsat isteyecek ve alamayacaktır. Bu çok doğal. Bir kurum bir başka kuruma yazı yazıyor, cevabı olumsuz geliyor. Ben çok uğraştım ama şu vergi dairesindeki yeri tapu için alamadım. Ne yapayım? Ben kime küseyim? Yüzme havuzu için teklifte bulundum yine olmadı. Spor tesislerini bana devretmediler. Sonra bir başka yol bulduk, bu kez AK Parti İlçe Başkanlığı sayesinde devraldık.

Bir misafirhane yapayım dedim ilden bana misafirhane için onay gelmedi. Hastane Caddesi’ndeki konutumun önüne rahat park edebilmek için, belediye tarafından bir cep yapılmasını istedim, olmadı. Yapmadılar. Her köye bir orman yapalım dedim, bu da ilden onaylanmadı. Yazdığımız her 10 yazıdan 5 tanesi reddedilebiliyor. Bürokrasiden gelmeyen arkadaşlar bazı şeyleri kişisel nedenlerle yapabileceğimizi sanıyor.”

DEVLET ADINA YAPILAN İŞLERE GÜCENMEYİN

Karataş, toplantıyı kapatırken, sözlerini, şöyle tamamladı: “Mülkiye Müfettişi gelince belediye meclisi kararlarını inceler. Hangilerini onaylayıp onaylamadığımıza bakar. Devlet adına yapılan işlere gücenmeyin. Devlet işlerini kişiselleştirmeyin. Devletin işi kanuna göre olur. Devletin onay makamları bunun içindir. Bunda ciddi alınganlık göstermeyin.”