Perşembe günkü kutlamalar ise saat 09.30'da Çerkezköy Kaymakamı A. Akın Varıcıer'in tebrikleri kabul etmesi ile başladı. Ardından kutlamalar saat 10.30'da Cumhuriyet meydanı'nda Kaymakam A. Akın Varıcır, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Göktürk Gökbayrak ve Belediye Başkanı Ali Ertem'in halkın ve meydanda bulunan öğrenci ve askeri birliklerin Bayramını kutlaması ile devam etti. Protokün yerini almasının ardından saygı duruşu ve İstiklal Marşımızın okunması ile program devam etti.
Daha sonra Çerkezköy Belediye Başkanı Ali Ertem günün anlam ve önemine ilişkin bir konuşma yaptı. Cumhuriyetimizin ilan edilişinin 86. ve Çerkezköy'ün düşman işgalinden kurtuluşunun 87. Yıldönümü nedeni ile ilk konuşmayı yapan Belediye Başkanı Ali Ertem, kalkınmanın ve modernleşmenin simgesi olan Cumhuriyetin ilan edilişinin 86. Yıldönümünü millet olarak büyük bir çoşku ve mutluluk, heyecan içinde kutladığımızı belirterek şunları söyledi:
KÖKLÜ BİR DÖNÜŞÜM BAŞLADI
"Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk'ü, onun kahraman silah arkadaşlarını, bu toprakları vatan yapan şehitlerimizi ve gazilerimizi sonsuz gönül borcu, şükran ve rahmetle anıyorum.
Atatürk'ün Samsun'a çıkışıyla başlayan yüce Meclisin açılışı, ulusal Kurtuluş Savaşı'nın kazanılması ve saltanatın kaldırılmasıyla süren gelişmeler, Cumhuriyetin önündeki engellerin kaldırılması ve dolayısıyla habercisi olmuştur. 1920'li yıllardan sonra tüm dünyada kapalı rejimlerin güçlenmeye başladığı bir dönemde, halka dayanan ve şeffaf yönetim anlayışını getiren Cumhuriyetin ilanı, köklü bir dönüşüm başlatmış, Atatürk'ün önderliğinde Türkiye uygarlık yolunda önemli ilerlemeler kaydetmiştir.
SONSUZA KADAR YAŞATACAĞIZ
Gücünü büyük bir dinamizme sahip Türk Milleti'nden alan Türkiye Cumhuriyeti laik ve demokratik anlayıştan taviz vermeden, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün çizdiği çağdaş uygarlık yolunda hızla elerlemektedir. Buna hiçbir güç engel olmayacak ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti sonsuza kadar yaşayacaktır.
Cumhuriyetimiz temelindeki harcı oluşturan milli irademizi ve miras aldığı tarihi hasletlerimiz sayesinde bugün ilk günkü gibi vakur ve sağlamdır. İçinde bulunduğumuz yüzyıl, sunduğu imkanların yanısıra karşılamamız gereken farklı ve yeni şartları da birlikte getirmiştir. Ülkelerin bu şartlara uyum sağlama ve kendini yenileme başarıları, modern milletler topluluğu arasındaki yerini de belirleyecektir. Türkiye'nin her alanda Avrupa Birliği ölçütlerini yakalamış, yarınlara güvenle bakan, yeniliklere açık, yurttaşlarının gurur duyacağı kalkınmış bir ülke durumuna gelmesi temel amacımız olmalıdır.
Bundan 87 yıl önce Türk Vatanı Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün başlattığı destansı Kurtuluş Savaşı'nın sonunda istilacılardan temizlenmiş ve Mudanya Ateşkes Anlaşması'nın imzalanmasıyla da Çerkezköy düşman işgalinden kurtarılmıştır.
BAŞKAN İŞGAL GÜNLERİNİ ANLATTI
Çerkezköy Türk Bayrağı'nın dalgalanmadığı 27 aylık bu Yunan işgali döneminde müslüman Türk Halkı'nın işkence, katliam ve tecavüzlerine maruz kaldığı en acı dönemini yaşamıştır. İşgal döneminde Anadolu'da olduğu gibi Trakya'da da milli mücadeleyi örgütlemek için Trakya-Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kurulmuş ve cemiyetin Çerkezköy Temsilciliği'ne aynı zamanda Çerkezköy'ün ilk Belediye Başkanı olan Molla Mehmet Uğraş Efendi getirilmiştir.
Stratejik konumu ve demiryolu istasyonunun Çerkezköy'de bulunması, işgal süresince Yunanlıların burada sıkı askeri güvenlik önlemleri ve halka baskı ve zulüm uygulamasına neden olmuştur. Anadolu'daki büyük zaferin ardından Edirne dahil olmak üzere Doğu Trakya'dan Yunanlıların tahliyesi ve bölgenin TBMM Hükümeti'ne teslimi hakkında Mudanya Mukavelesi 11 Ekim 1922'de imzalanıp 15 Ekim'de yürürlüğe girmiştir. Bu anlaşmaya göre Yunanlıların Doğu Trakya'daki askerlerini boşaltma işlemlerini 15 gün içinde gerçekleştireceklerdir. Ancak bu 15 günlük boşaltma günlerinde bile Yunan Askerleri ile silahlı Rum ve Ermeni çeteleri Türk halkına zulüm, işkence ve tecavüzden geri kalmamış ve mallarını yağmalamışlardır.
ACILAR SONA ERDİ
En nihayet 30 Ekim1922 günü Çerkezköy İstasyonu'na gelen Yarbay Mümtaz Aktay komutasındaki Jandarma Birlikleri Çerkezköy'ü teslim almış ve Çerkezköy'ün yaşadığı acılar sona ermiştir. Cumhuriyetimizin kuruluşu ile Çerkezköyümüzün kurtuluşunun aynı güne gelmesi farklı çoşku ve kıvancı aynı anda yaşamamızı sağlamaktadır.
BAYRAMI KUTLADI
Yüce Türk Milleti'nin ve tüm Çerkezköy'lü hemşehrilerimin Cumhuriyet Bayramını ve Çerkezköy'ün düşman işgalinden kurtuluşunun 87 Yıldönümünü, yani Kuruluş ve Kurtuluş yıldönümlerini kutlar, saygılarımı sunarım."
Belediye Başkanı Ali Ertem'in konuşmasının ardından Çerkezköy Kaymakamı A. Akın Varıcıer bir konuşma yaptı. Kaymakam Varıcıer konuşmasında şunları söyledi:
KUTLU OLSUN
"Cumhuriyetimizin 86. kuruluş yıl dönümünü kutlamanın haklı sevinç ve gururunu yaşıyoruz, hepinize kutlu olsun!
Bugün, Cumhuriyet rejimi sayesinde ülkemizin ulaştığı noktayı değerlendirdiğimizde, artık, 20-30 yıl önceki Türkiye'den çok farklı bir noktada olduğumuzu rahatlıkla ifade edebiliriz.
NEREDEN NEREYE GELDİK?
Türkiye; Ekonomisi dibe vurmuş, bir kaç tarımsal ürün dışında ihracaatı bulunmayan bir ülkeden, dünyanın dört bir yanına sanayi ürünler ihraç eden, iş adamlarıyla yatırım yapan bir ülkeye; teknolojiyi vitrinde gören insanların yaşadığı bir ülkeden, bugün artık evde, işte, okulda, çarşı, pazarda, laboratuvarlarda teknoloji kullanan, üreten, özellikle savunma sanayinde önemli bir mesafe almış bir ülkeye; komşularıyla ciddi sorunlar yaşaya bir ülkeden, onlara yaklaşan, sorunları diyalogla çözmeye başaran ve bölgesinde saygın ve sözü dinlenen bir ülkeye; dış politikata olup biteni sadece izleyen bir ülkeden, risk alabilen, insiyatif kullanan, kararlı ve aktif politikalar üreten bir ülkeye; düşünce ve ifade etme hürriyeti bakamından sorunlar yaşayan bir ülkeden, her konunun, her platformda özgürce ifade edilebilidiği bir ülkeye; sosyal devlet anlayışının yıllardır slogan olarak kullanıla geldiği bir ülkeden, toplumun her kesimine sağlık ve eğitim hizmetlerini fırsat eşitliği ile sunan, engelli, bakıma muhtaç ve yoksul vatandaşlarına verdiği değeri uygulamaya koyan bir ülkeye; demokrasiyi seçimlerde oy kullanmaktan ibaret en temel vatandaşlık görevi olarak gören bir ülkeden; verdiği oyun peşini takip eden milli iradenin üstünlüğüne inanan ve buna yapılan müdaheleyi kararlılıkla cezalandıran, bütün kurum ve kuralllarıyla tam demokrasi isteyen bilince sahip insanların yaşadığı bir ülkeye dönüşmüş bulunuyor.
ZİHNİYET DEVRİMİ GERÇEKLEŞTİ!
Yaşanan bu baş döndürücü süreçte aslında var olan en temel değişim ülkede, bir zihniyet devriminin gerçekleşmiş olmasıdır. Sürekli yenileşmeyi ve değişimi hedefleyen inkılapçı ilkesi, büyük Atatürk'ün bıraktığı Cumhuriyet mirasının hayat damarlarından birisidir. Esasen bütün bu gelişmelerin ilham kaynağı; demokrasiyi Türk Milletinin karekterine en çok yakıştıran, muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkmayı hedef olarak gösteren ve hem yurtta ve hemde dünyada barış isteyen BÜYÜK ATATÜRK'tür.
DAHA HIZLI HAREKET EDİLMELİ
Değişen, gelişen ve küçülen dünyamızda, artık evrensel değerlere gözünü, kulağını kapamış yönetim modelleri ile mesafe alınamayacağı; geçmişimizde yaşanan acı tecrübelerle anlaşılmış, geriye dönüp bakıldığında, çok değerli nesillerin heba olduğu gerçeği karşısında, yitirilen zamanın ve insan kaynağının telafisi için daha hızlı hareket etmek gereği doğmuştur. Milletimiz, hak ettiği üstün ve onurlu yaşam düzeyine bir an evvel kavuşturulmayı istemekte ve hedefe koşarken ayağını tökezletebilecek çağ dışı kalmış her türlü engelin bir an evvel temizlenmesini emretmektedir. Bu emir, milli iradenin emridir ve hakimiyet, kayıtsız şartsız bu iradenin gerçek sahibi olan milletindir. Bu millet 86 yıl önce Cumhuriyeti kuran millettir. Çanakkale'de, Dumlupınar'da can veren millettir.
KİME TÜRK MİLLETİ DENİR?
Ulu önderimiz Atatürk'ün sözleriyle, Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir. Milli mücadele, toplumun bünyesinde barındırdığı tüm etnik ve dini unsurların katılımıyla yapılmış, Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşuyla, bu etnik ve dini unsurlar Türk Milleti çatı kimliğinde buluşturulmuş, kaynaştırılmıştır. Türkiye Cumhuriyetine vatandaşlık bağı ile bağlı olan, kaderini bu ülkenin geleceğinde arayan herkes, kökeni ne olursa olsun Türk olarak kabul edilir, benimsenir. Bu tanımlama uluslararası hukukta tabiyet uyruk milliyet kavramlarına karşılık gelen siyasi bir kimlik olup, içinde yer alan unsurların sosyolojik ve kültürel varlığını asla reddetmez. Ayrıştırıcı değil, bilakis bir araya getirici, kaynaştırıcı bir tanımlamadır. Hatta çağdaş demokrasilerde, bu türden kültürel unsurların kendilerini ifade edebilmeleri, varlıklarını onurlu bir biçimde sürdürebilmeleri için anayasal teminatlar verilir. Bu talepler, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, birlik ve beraberliğine, kamu düzenine, iç ve dış güvenliğe açıkca tehdit oluşturacak noktaya geldiğinde ise; devlet, gereken tedbirleri alır.
MİLLET OLMAK DEMEK
SADECE KİMLİK SAHİBİ OLMAK DEMEK DEĞİL
Devletimiz, tarihimizin hiçbir döneminde ırka ve cinsel farklılığa dayılı olumsuz bir muamele sergilememiştir. Aksine, kadirşinas milletimiz, zulme uğramış, yerlerinden yurtlarından kovulmuş mazlum insanlara nereden gelirse gelsin ve milliyeti, dini ne olursa olsun kucak açmış, onlarla ekmeğini paylaşmıştır. Millet olmak demek, sadece kimlik sahibi olmak demek değildir; Millet olmak demek; ortak bir nabzı, ortak bir yüreği paylaşmak ülkesi için, insanlık için üretmek, ortaya bir eser çıkarmak, ülkesine ve milletine şeref ve hizmet etmek demektir. Türkiye Cumhuriyeti, köklü, büyük ve güçlü bir devlettir. Laik, demokratik ve çağdaş yapısıyla pek çok ülke için örnek durumdadır. Buna yakışır şekilde, birlik ve dirliğimizi her zaman korumalıyız. Farklılıklarımızı zenginliğimiz olarak görmeli, bu ülkede kardeş kavgası çıkarmayı planlayanların oyunlarına gelmemeli, geleceğimizin milli birlik ve beraberlik anlayışı içinde aydınlatmalıyız. Çanakkaleyi geçilmez yapanları; anadoluyu vatan yapmak için can verip, yan yana yatanları, ay yıldızlı şanlı bayrağımıza renk verenleri tanımalı ve iyi anlamalıyız. Onların torunları olarak bizde yan yana omuz omuza olmalı ve bu ülkeyi hep beraber aydınlık geleceğe taşımalıyız. Milletimizin ortak bilinci, birlik ve beraberliği bu süreçte en büyük gücümüz olacaktır. Milli birliğimizi zayıflatmaya yönelik hareketlere asla izin vermeyeceğiz.
NASIL NESİL İSTENİYOR?
Değerli öğretmenler, sevgili gençler! Bu ülkede, özgür düşünen, akılca bir gözle dünyaya bakabilen, insana ve insancıl değerlere önem veren, ülkesinin kalkınması için kendine bir rol biçen, ve hedefi olan bir nesil istiyoruz. Memleket ve milleti kurtarmaya çalışanların, aynı zamanda namuslu birer meslek sahibi olmaları gerekir. Zeki, bilgili ve iyi yetişmiş gençlere sahip olmak yetmez; ülkesinin sorunları için uyuları kaçacak, yüksek ahlak sahibi gençler yetiştirmek zorundayız. Gençlerimize okullarda eğitim verirken, sadece bilimsel gerçekleri edğil, iyi insan, iyi arkadaş, iyi vatandaş olma ve ülkesine hizmet etme yollarını öğretmeliyiz. Öğretmen, resmi dairede mesai yapan bir memur değil, bilakis ideal sahibi bir eğitim gönüllüsü olmak durumundadır. Bunun için temeli insan ve yurt sevgisi olan bir anlayışla kendini bu göreve adamalı ve hak ettiği saygınlığı daha da perçinlemelidir. Öğretmenlerimizin bu ağır sorumluluğun altından kalkabilmeleri için toplumun bütün kesimleri onlara güven duymalı ve her alanda desteklemelidir.
AİLENİN ÖNEMİNE VURGU YAPTI
Değerli hanımefendiler, sevgili Çerkezköylüler! Sosyal hayatın kaynağı ailedir. Bu millet esas terbiyesini aileden almaktadır. Türk Milleti öyle analara sahiptir ki her bir devrin büyük adamlarını bu analar yetiştirmiştir. Türk Kadını daha büyük nesiller yetiştirmeye kabiliyetlidir. Türkiye Cumhuriyeti'nde kadın en saygın yerde, her şeyin üstünde ve şerefli bir varlıktır. Türk kadını tarihte ve Cumhuriyetimizin kuruluşunda birçok fazilet örneği sergilemiştir. Türkiye Cumhuriyeti'nde kadınımız erkeği ile aynı haklara sahip olmanın haklı gururu ve mutluluğu ile hem Türkiye Cumhuriyeti'ni sonsuza dek yaşatacak evlatlara analık yapıyor, hem üretiyor, hem eğitiyor, hem de yönetiyor. Hepsine minnet borçluyuz.
HERKES ÜZERİNE DÜŞENİ YAPMALI
Sevgli vatandaşlarım, Türkiye Cumhuriyeti'nin Çerkezköy'deki kurumları olarak bir yandan eğitim seviyesini yükseltmek, fırsat eşitliğini sağlayarak emanet ettiğiniz çocuklarımızı ve gençlerimizi geleceğe hazırlamak, bir yandan da T.C.'nin sosyal devlet olma anlayışından hareketle toplumun her kesimine hizmet etme, sosyal yardım ve sosyal hizmete ihtiyaç duyan vatandaşlarımıza, engelli insanımıza kucak açıp, onların sıkıntılarını azaltma ve paylaşma, bu hususta duyarlılığımızı samimiyetle geliştirme çabası içerisindeyiz. Çerkezköy'de yaşayan ve çalışan herkes bu konuda üzerine düşeni yapmalıdır. Sivil toplum örgütleri, somut projeler üzerinde çalışmalı ve destek istemelidir. El birliğiyle birçok sorunun üstesinden gelinebileceği inancındayız.
MİNNET VE ŞÜKRAN İLE ANDI
Sözlerimi tamamlarken bu anlamlı günde başta Büyük Önderimiz Atatürk olmak üzere bu günlere erişmemizde hakları ödenmeyecek kadar çok olan aziz şehitlerimizi, gazilerimizi, aziz milletimizin her bir ferdini minnet ve şükran duygularıyla anıyor, nice bayramlara birlik ve beraberlik içinde ulaşmamız dileğiyle hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum."
ŞİİRLER OKUNDU VE ÖDÜLLER VERİLDİ
Bu arada öğrenciler günün anlam ve önemine ilişkin şiirler okudu ve M. Günay Gökçe Yönetimindeki Halk Eğitim Merkezi Halk Oyunları Ekibi gösteriler yaptı. Ayrıca Cumhuriyetin ilan edilişinin 86. Yıldönümü nedeni ile düzenlenen Resim, Şİir ve Kompozisyon yarışmalarında dereceye girenlere ödülleri verildi.
Resim kategorisinde ilk üçe giren Halenur Acar, Esmanur Kavak ve Eray Ağdağ'a ödüllerini Kaymakam Varıcıer, Şiir yarışmasında dereyece giren Kübra Göçmen, Selim Daş ve Bilal Çömlekçi'ye ödüllerini Tuğgeneral Gökbayrak ve Kompozisyon yarışmasında dereceye giren Meryem Ömre Akgüz, Yonca Yılmaz, Tansu Gökhan'a ödüllerini Belediye Başkanı Ertem verdi.
MEHMETÇİK BÜYÜK ALKIŞ ALDI
Ödül töreni ve şiirlerin okunmasının ardından Geçit Töreni yapıldı. Geçit töreni sırasında özellikle Askeri Birlikler vatandaşlar tarafından büyük alkış aldı.
Öğrenciler de Geçit Töreni sırasında ellerindeki Bayrakları ve flamaları sallayarak günün çoşkusuna ortak olurken 3. Zırhlı Tugay Komutanlığı Boru ve Trampet Takımı da vatandaşlar tarafından büyük beğeni topladı.
ÇETİN GÜVENLİK RENK KATTI
Ayrıca bölgemizin en büyük özel güvenlik firması olan Çetin Güvenlik de Geçit Töreni'ne renk kattı. Motorize araçlar ile Geçit Töreni'ne kalabalık bir grup ile katılan Çetin Güvenlik'te en büyük ilgiyi Kurt isimli K-9 köpeği gördü. Geçit sırasında Kurt'un protolü selamlası vatandaşlar tarafından büyük alkış aldı.





