EĞİTİM SİSTEMİ YAP BOZ TAHTASINA DÖNDÜ
AKP Hükümeti ile birlikte çağdaş, laik eğitim sisteminden vazgeçildiğini kaydeden Yüceer, “İktidar tarafından zorla dayatılan 4+4+4 adı verilen bu garabet, üzerimize kara bir bulut gibi çökmüştür. Eğitim sistemimiz yapboz tahtasına dönüştürülmüştür Öğretmen açığının 150 bin civarında olduğu ülkemizde 330 bin atanamayan eğitim emekçimizin durumunda herhangi bir gelişme olmamakla beraber, özlük hakları sorunları da devam etmektedir” açıklamasında bulunduktan sonra şunları söyledi:
EĞİTİM HARCAMALARI 5 KAT ARTTI
“Öğrenci velilerinin geçtiğimiz 12 yıl içinde cebinden yaptığı eğitim harcamalarının 5 kattan fazla artmış olması, eğitimin ekonomik yükünün adım adım velilerin sırtına yıkıldığını göstermektedir.
Devlet okullarında çoğu taşeron şirket personeli binlerce yardımcı hizmetli çalıştırılırken, velilerden temizlik, spor vb. adlarla birçok kalemde para toplanıp eğitimin tüm yükü velilerin sırtına yüklenmektedir. Devlet okulları sorunları ile baş başa bırakılırken, her fırsatta özel okullara yönelik teşvik politikaları uygulanmaktadır.
ÖĞRETMENİN SATIN ALMA GÜCÜ AZALDI
Geçtiğimiz 12 yıl içinde eğitim emekçilerinin aldıkları maaşlar, rakamsal olarak artmış gibi görünse de insanca yaşam seviyesinin yanına bile yaklaşamamıştır. Eğitim emekçilerinin üçte ikisi insan onuruna yaraşır bir yaşam sürdürebilmek için ek işler yapmak zorunda bırakılmış, özellikle öğretmenlerin satın alım gücü belirgin bir şekilde azalmıştır.
ÜÇ ÖĞRETMENDEN BİRİ EK İŞ YAPIYOR
Son araştırmalara göre eğitim emekçilerinin yüzde 81’i kredi kartına borçluyken, her üç öğretmenden biri ek iş yapmaktadır. Öğretmenlerin yüzde 79’u bankaya, yüzde 41’i esnafa, yüzde 39’u ise şahıslara borçluyken, yüzde 40’ı ise anne ve babasından maddi destek alarak hayatlarını idame etmek zorunda kalmaktadır. Ek ders ücretlerinin az olması, eğitim emekçilerinin gerek çalışma gerekse yaşama koşulları açısından her geçen yıl, bir önceki yılı mumla aradığı açıktır.
ÖĞRETMENLERE TEŞEKKÜR ETTİ
Eğitim sistemindeki bunca soruna karşın; çocuklarımıza bir harf öğretebilmek için Anadolu’nun en ücra köşelerinde dahi heyecanla görev yapmaya çalışan, Cumhuriyetin ışığı bütün öğretmenlerimize şükranlarımı sunuyorum. Koşullar ne olursa olsun, geleceğimizin teminatı çocuklarımızı, Atatürk’ün gösterdiği aydınlık yoldan ayırmadan, Cumhuriyet çocukları olarak yetiştireceğinize olan inancımız sonsuzdur.
Başta, Başöğretmen Atatürk olmak üzere, ebediyete intikal etmiş tüm öğretmenlerimizi ve saygı, sevgi ve minnetle anıyor; geleceğimize yön veren değerli öğretmenlerimizin, Öğretmenler Günü’nü kutluyorum.“





