"21-25 Mayıs tarihlerini Dünya Süt Haftası olarak kutluyoruz. Bebekken vazgeçilmez olan süt, yıllar geçtikçe yerini başka besinlere bırakıyor ve gerektiği kadar süt tüketilmiyor. Bu da ilerleyen yaşlarda kemik erimesi gibi hastalıklara davetiye çıkartıyor.
Oysa süt sahip olduğu vitaminler ve besin değerleri açısından mucizevi bir etkiye sahip. Süt, bütün besin maddelerini, gerekli olan vitaminleri, enzimleri, daha birçok yararlı maddeyi bünyesinde yeterli ve dengeli biçimde barındırıyor.
Başta gelişme çağındaki çocuklar olmak üzere, herkesin vücudu için gerekli olan süt, vazgeçilmez tek besin kaynağı olma özelliğine sahip. Kalsiyum, protein, A, B, D, E Vitamini bakımından zengin olan süt ve süt ürünleri, büyüme ve kemik sağlığının korunmasında çok yararlı. Bu nedenle büyüme ve gelişme çağında olan çocukların, gençlerin, anne adaylarının, yaşlıların, süt ve süt ürünlerini dengeli biçimde tüketmeleri gerekiyor.
GÜNLÜK SÜT TÜKETİMİNE AĞIRLIK VERİLMELİ
Organizmanın gelişimi açısından gerekli olan kalsiyum, çocuklarda kemiklerin ve dişlerin oluşumunda önemli rol oynuyor. A Vitamini göz ve diş sağlığı için önem taşırken, E Vitamini bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlıyor.
B Vitamini iştah, sinir ve sindirim sisteminin düzenlenmesinde önemli rol üstleniyor. D Vitamini de, özellikle çocuklarda diş ve kemiklerin büyümesine, gelişimine etki ediyor. Sütün içeriğindeki biotin, saç ve deri sağlığı için önem taşıyor. B2 vitamini ise büyümeyi hızlandırıyor. Çocukların gelişme çağından itibaren sağlıklı büyümesi için ve kadınlarda görülen osteoperoz (kemik erimesi) sorununa karşı, kalsiyum ve vitamin deposu günlük süt tüketimine ağırlık verilmesi gerekiyor."
HASTALIKTA GEÇEBİLİR
Dikkatli olunmazsa sütten insana hastalık geçebileceğini de belirten yetkililer, " Yaşamın her evresinde, çok sayıda ve önemli fonksiyonları olan besin öğelerini yapısında bulundurması nedeniyle süt, zararlı mikroorganizmaların üremesi için de uygun bir besin. Brusella, tüberküloz, tifo, paratifo, şap, şarbon, sarılık çiğ sütten insana geçebilen hastalıklardır.
Tüketicinin önemli bir kısmı sokak sütünü saf, taze ve doğal olduğu yanılgısıyla tercih ediyor. Oysa sokak sütleri denetimden uzaktır. Su, nişasta gibi maddeler eklenerek besin değerleri azaltılmış olabilir ve her türlü mirkroorganizmayı içerebilir.
Sütler kaynatıldığında sanıldığı gibi mikroplardan arınmaz. Sadece bazılarının üremesi durur. Sütün mikrobiyolojik açıdan sorunsuz hale getirilebilmesi, en az 10-15 dakika kaynatmakla mümkün ama vitaminlerde de yüzde 60-100 oranlarında kayba neden olur. Bu yüzden sokaktaki sütleri alırken daha da dikkatli olunmalıdır" dediler.





