"Urümçi'de 5 Temmuz Pazar günü yapılan protesto gösterisinde çıkan olaylarda yüzlerce Doğu Türkistanlı şehit edildi.
26 Haziran günü Shaoguan'daki bir oyuncak fabrikasında çıkan olaylarda 12 Uygur'un katledilmesini protesto etmek için Doğu Türkistan'ın Başkenti Urümçi'de binlerce Doğu Türkistanlı protesto gösterisi düzenledi. Pazar günü saat 14.30'da Halk Meydanı'nda toplananların çoğunluğunu üniversite öğrencilerinden oluşuyordu. Amaçları mecburi olarak çalıştırılmak üzere Çin'e götürülen Doğu Türkistanlıların uğradığı vahşeti protesto etmekti.
KANLI ELLER DEVREYE GİRDİ
Ancak Çin'in kanlı elleri bir daha devreye girerek yüzlerce Doğu Türkistanlının ölümüne ve yaralanmasına sebep oldu. Reuters Haber Ajansı'nın Çin kaynaklarına dayanarak vrdiği bilgilere göre 140 kişi hayatını kaybetti ve 816 kişi yaralandı.
TERÖR ESTİRECEK
Yaşanan vahşeti ve Doğu Türkistanlıların katledilmesini protesto için düzenlenen gösteriler Çin güvenlik güçlerince ağır şekilde bastırılmak istendi. Dünyaya kapılarını kapattığı Doğu Türkistan'da halkın hak varayışına izin vermeyen Çin, bu tutumu ile vahşi yüzünü bir daha ortaya koydu. Gösteri için toplanan. Binlerce kişi üzerine doğrudan ateş açılarak katliam yapılmıştır. Halka gözdağı vermek maksadı ile bu kadar kanlı bir müdahaleye girişen Çin Hükümeti bundan sonra da Doğu Türkistan'da terör estirecektir.
Tecrübelerimize dayanarak Çin'in bu gelişmeleri kullanarak tüm Doğu Türkistan'da halkın üzerinde bir baskı oluşturacağını söyleyebiliriz. Nitekim olayların hemen ardından Urümçi'de geniş çaplı operasyonlar başlamış, binlerce kişi gözaltına alınmıştır.
140'TAN FAZLA ÖLÜ VAR
Haber ajansı kaynaklarının Çin kaynaklarına dayanarak verdikleri haberlere göre 140 olan ölü sayısının gerçekte çok daha yüksek olduğundan endişe etmekteyiz. Elimize ulaşan haberlerde sokakların savaş alanına döndüğü, her yerde cesetlerin olduğu bilgisi vardır. Çin eski alışkanlıklarının aksine böyle bir olaydan sonra bu şekilde açıklamalar yaparak, bundan sonra yapacakları için dünya kamuoyunun gözünü boyamak istemektedir. Doğu Türkistanlıları katletmek için bu olayları ve rakamları koz olarak kullanacaktır.
TESADÜF OLAMAZ!
Devlet Bahçeli'nin Başbakan Yardımcılığı döneminde Doğu Türkistan'ı ziyaretinden sonra Kaşgar'da binlerce tarihi kitap yakılmış ve üniversitelerde Uygurca tamamen yasaklanmıştı. Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül'ün Çin ve Urümçi ziyaretlerinden sonra bu olayların patlak vermesi tesadüf değildir.
Çin, her yönde gelişmeyi, kendi çıkarları için kullanıyor. Toplanan kalabalığın üstüne ateş açarak yüzlerci kişinin ölümüne sebep olduktan sonra Çin resmi haber ajansı Şinhua tarafından yayınlanan haberler gerçeği yansıtmamaktadır.
ENDİŞELER ARTIYOR
Çin resmi haber ajansının haberlerine dayanarak olayları incelemek gerçek resmi görmemizi engelleyecektir. Şuanda Doğu Türkistan'da yaşananlar ile ilgili olarak hiçbir bağımsız haber kaynağının bilgi vermemesi endişeleri arttırmaktadır.
TÜM BAĞLANTI KESİK
Gizlice çekilen ve internet aracılığı ile dünyaya duyurulan görüntüler Urümçi'de yaşanan vahşetin boyutlarını gözler önüne sermektedir. Bunun yanında olayların duyulması üzerine Doğu Türkistan ile olan tüm bağlantılar kesilmiştir. Ne telefon, ne de internet üzerinden iletişim kurulamamaktadır. Dün başlayan olayların ve Urümçi'nin durumu bilinmemektedir.
Yıllarca Doğu Türkistan'da yaşananları, yaşanan zulmü, insan hakları ihlallerini dile getirdik. Doğu Türkistan'daki gerginlik ve meydana getirebileceği sonuçlar hakkında uyardık. Geldiğimiz durumda yüzlerce ölü, binlerce yaralı var.
KATLİAM KINANDI
Katliamı nefretle ve şiddetle kınıyoruz. Uluslararası örgütleri, devletleri ve sivil toplum örgütlerini yaşanan vahşetin engellenmesi için harekete geçmeye çağırıyoruz."
"Şehitlerimizin ruhu şad olsun" diye sözlerini sürdüren Alperen Ocakları Çerkezköy Şube Başkanı Halit Karacan açıklamısını şu şekilde bitirdi:
TAKİPÇİSİ VE DESTEKÇİSİYİZ
"Merhum liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu her dönemde Doğu Türkistan davasının takipçisi ve destekçisi olmuştur. Türk İslam Davasının yılmaz savunucusu Alperenler olarak biz de Doğu Türkistan davasının takipçisi ve destekçisiyiz. Adriyatikten Çin Seddine, Süleymaniye'den Kafkasya'ya kadar bütün Türk-İslam coğrafyası üzerinde yaşayan kardeşlerimizin hakları ve hukukları ile özgürlüklerinin teşekkülü, muhafazası ve devamlılığı Devletimizin, milletimizin ve siyasal iktidarların sorumluluğu, yükümlülüğü ve görevidir. Devletimizi, hükümeti ve milletimizi Alperenler olarak bu görevini ifaya davet ediyoruz.
Albayrak'tan Gökbayrağa selam olsun, Alpteki Batur ruhunuz şad olsun; Kürşatlara, Yavuzlara, Alperenler yar olsun, Biz bu yoldan dönersek namus bize ar olsun."





