İrmet Hospital Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Davut Özdemir, son dönemde Yunanistan’da görülen Batı Nil Virüsü enfeksiyonuna ilişkin çıkan haberlerin ardından hastalık hakkında açıklamalarda bulundu.

Batı Nil Virüsü’nün Türkiye için yeni bir hastalık olmadığını vurgulayan Özdemir, enfeksiyonun uzun yıllardır Türkiye’nin farklı bölgelerinde zaman zaman görüldüğünü belirtti.

Özdemir, yaklaşık 15 yıl önce Manisa çevresinde hastalığın salgın şeklinde tespit edildiğini, ilerleyen yıllarda Trakya Bölgesi dahil olmak üzere farklı bölgelerden de vakalar bildirildiğini ifade etti.

Hastalığın geçmişinin daha eskiye uzandığını kaydeden Özdemir, Prof. Dr. Oktay Meço’nun 1977 yılında Güneydoğu Anadolu illerinde yaptığı çalışmalarda insanların daha önce hastalıkla karşılaştığını gösteren kan sonuçları elde ettiğini, Batı Nil Virüsü’nün dünyada ise 1937’den beri bilindiğini aktardı.

Batı Nil Virüsü nasıl bulaşıyor?

Prof. Dr. Özdemir’in verdiği bilgilere göre hastalık, kuşlardan virüsü alan sivrisineklerin insanları ısırmasıyla bulaşıyor.

Virüs bulaşan kişilerin yaklaşık yüzde 80’inde herhangi bir şikâyet ortaya çıkmıyor. Yaklaşık yüzde 18’inde ise ateş, kas ve eklem ağrıları, ishal ve döküntü gibi hafif viral enfeksiyon belirtileri görülebiliyor ve hastalık kendiliğinden geçebiliyor.

Ağır vakalarda menenjit ve ensefalit görülebiliyor

Özdemir, vakaların yaklaşık yüzde 2’sinde menenjit ve ensefalit, baş dönmesi, denge kaybı ve felç gibi ciddi tabloların ortaya çıkabileceğini, hastalığın bazı durumlarda ölümle sonuçlanabileceğini belirtti.

Ağır hastalık tablosunun genellikle ileri yaştaki ve başka hastalıkları da bulunan kişilerde görüldüğünü ifade etti.

Tekirdağ’da “Ata’ya Saygı Konseri” Düzenlendi
Tekirdağ’da “Ata’ya Saygı Konseri” Düzenlendi
İçeriği Görüntüle

“Esas olan korunmaktır”

Batı Nil Virüsü enfeksiyonuna karşı özel bir tedavi veya aşının bulunmadığını belirten Özdemir, hastaların şikâyetlerine göre tedavi uygulandığını ve gerektiğinde yoğun bakım desteği sağlandığını kaydetti.

Hastalıktan korunmanın önemine dikkat çeken Özdemir, sivrisineklerle mücadele edilmesi ve sivrisinek ısırıklarından korunmak amacıyla sinek kovucu ürünlerin kullanılması gerektiğini belirterek vatandaşlara tedbirli olmaları çağrısında bulundu.