TİROİD HORMONLARININ EKSİKLİĞİNE BAĞLI OLUŞUR

Hiptiroidi hastalığının Tiroid hormonlarının eksikliğine bağlı oluştuğunu ifade eden Uzm.Dr. Yardım, “En önemli belirtileri yorgunluk,halsizlik, kilo alma, kilo verememe,soğuğa tahammülsüzlük, cilt kuruluğu ve saç dökülmesidir. Hayat kalitesini ciddi oranda düşürdüğü için bu hastalığı erken tanımak ve hastalığa karşı önlem almak gerekir. Düzenli bir diyetve spor yapmanıza rağmen kilo veremiyorsanız hormanal kökenli kilo kazanımlarından birine sahip olabilirsiniz. Bunlardan en önemlisi dehipotiroidi hastalığıdır. Hipotiroidinin en önemli nedeni vücudun kendini yanlış algılaması sonucu oluşur. Vücut kendi dokularına bilinmeyen nedenlerle yabancılaşıyor ve bu "yabancı" dokuyu bağışıklık sistemiyle vücuttan uzaklaştırmaya yönelik girişimler yapıyor. Bu doğrultuda bağışıklık sistemi vücudun aslında sağlam olan tiroid bezini tahrip ediyor ve işlevlerini daha az yapar hale gelmesine yol açıyor” diye konuştu.

TAHRİP OLMASINA YOL AÇAR

Hipotiroidi hastalığının çeşitleri hakkında da konuşan Hasan Yardım, “En sık rastlanan nedeni tiroid bezinin kendisinde olan bir problem nedeniyle yeteri kadar tiroid hormonu üretememesidir. Buna "primerhipotiroidi" denir. Tiroid bezinin fonksiyonlarını kontrol eden vücudun diğer kısımlarında sorun bulunmaz. Salgıladıkları hormonlarla tiroid bezi fonksiyonlarını kontrol eden hipofiz veya hipotalamusgibi beyin kaynaklı hipotiroidilere (sekonder ve tersiyer) ise çok daha az rastlanır. Hashimototiroidit yada Otoimmüntiroidit en sık görülen nedendir. Burada vücut, tiroid antijenlerini yabancı olarak kabul ederek uzun süreli  bir bağışıklık reaksiyonu oluşturur. Bu da zaman içerisinde tiroid bezinin tahrip olmasına yol açar” dedi.

TİROİD BEZİ YETMEZLİĞİ GELİŞEBİLMEKTEDİR

Dahiliye Uzmanı Uzm.Dr. Yardım konuşmasının devamında ise, “Nedeni tam olarak bilinmiyor bununla birlikte Kalıtsal özellikler etkili olabilmektedir. Anne veya babasında tiroid hastalığı olduğu bilinen çocukların Hashimototiroidit /otoimmüntiroidit açısından araştırılmaları gerekebilir. Hipotiroidinin diğer nedenleri arasında doğum sonrası oluşan tiroid bezi iltihabı, bazı bölgelerde görülen iyot eksikliği, tiroid bezinin fazla hormon ürettiği bazı hastalıklarda kullanılan radyoaktif iyot tedavisive tiroid bezinin ameliyatla çıkarılması sayılabilir. Kalp hastalıklarının kullandığı Cordarone , bazıpsikyatri hastalarının kullandığı Lityum isimli ilaçlar gene Hepatit  hastalarında kullanılan İnteferon veya İnterlökin-2 gibi  ilaçlar tiroid bezi yetmezliğine yol açabilir. Kanser nedeniyle baş ve boyun bölgesine uygulanan Radyoterapi (ışın tedavisi) sonrası hastaların 1/4’ünde tiroid bezi yetmezliği gelişebilmektedir” açıklamasında bulundu.

TİROİD BEZİ YETMEZLİĞİ DAHA FAZLA GÖRÜLÜR

Hipotiroid için risk grubuna giren hastalar hakkında da konuşan Hasan Yardım şöyle devam etti; “Beyinden tiroid bezine tiroid hormonu salgılatan hipofiz bezi kaynaklı hastalıklarda , hipofiz bezinin salgıladığı TSH hormonu salgılanmasında yetersizlik sonucu tiroid bezi yeterince uyarılamaz dolayısıyla yeterli tiroid hormon salgılayamaz ve tiroid bezi yetmezliği hasıl olur.  Ailesinde otoimmüntiroid hastalığı (Graves hastalığı yadaHaşimatohast.) olanlar, Kadınlarda erkeklere göre 8-10 kat daha fazla görülmektedir. Kadınlarda özellikle 50 yaşın üzerinde tiroid yetmezliği sıklığı artar. 70 yaşın üzerindeki kadınların %15’inde hipotiroidi vardır. Erkeklerde ise 60 yaşın üzerinde  daha fazla görülür. Daha önceden tiroid hastalığı  veya tiroid ameliyatı   geçirenler. Ameliyat olanlarda yeteri kadar hormon yapacak tiroid bezi kalmayınca hipotiroidi gelişir. Guatrı olanlarda (tiroid bezi boyutları normalden büyük olanlarda) hipotiroidi gelişme riski fazladır. Şeker  hastalarının % 10’unda  Hashimoto hastalığı ve buna bağlı hipotiroidi gelişir. Doğum yapan şeker hastalarının 1/4’ünde tiroid bezi iltihabı ve buna bağlı tiroid yetmezliği ortaya çıkmaktadır. Otoimmün hastalığı olanlarda, vücudun kendi organlarını tahrip etmesiyle ortaya çıkan böbreküstü bezi yetmezliği (addison), saçlarda belirli bölgelerde dökülme/saçkıran(alopesi), deride renksiz bazı alanlar olması (vitiligo) ve  tip 1 şeker hastalığı  gibi hastalığı olan kişilerde tiroid bezi yetmezliği daha fazla görülür”

TİROİD HORMON TETKİKLERİ YAPMAKTADIR

Demans veya depresyonu olanlar, Manik-depresif hastalığı olanlarda hipotiroidinin daha sık görülebildiğini sözlerine ekleyen Dr.Yardım, “Bazı psikyatrik hastalıkların tedavisinde kullanılan Lityum ilacı   guatr ve hipotiroidizm gelişmesine neden olabilir. Lityum kullanan hastaların % 5’inde tam tiroid yetmezliği, % 25’inde hafif tiroid yetmezliği gelişmektedir. Kalp ritm bozukluklarının tedavisinde kullanılan Cordarone (amiodaron) ilacı da tiroid bezi yetmezliğine neden olabilmektedir. Hipotiroidisi bulunan  hastalarda kan kolesterolü yükselir. Bu nedenle kolesterolü yüksek kişilerde tiroid hormon tetkiki yapılması önerilir. Gebe kalamayan kadınlarda tiroid bezi yetmezliği olabilir. Hipotiroidi yumurtlamayı engeller. Bu tür kadınlarda tiroid hormon tarama testi (TSH) yapılmalıdır. Yeni doğan bebeklerde görülür. Doğumsal olarak tiroid bezinin olmaması veya tiroid hormonları yapımında etkili olan enzimlerin yetersizliği gibi yapısal bir bozukluktan, iyod eksikliğinden veya gebelik sırasında annede görülen geçici veya kalıcı otoimmüntiroid hastalığından kaynaklanabilmektedir. Tiroid hormonları bebeğin özellikle beyin ve sinir sistemi gelişiminde çok önemli rol oynadığı için gebelikte annede saptanan tiroid hastalıklarının tedavisi hayati öneme sahiptir. Tedavi edilmeyen hastalarda ciddi zeka gerilikleri ve asimetrik cücelikler ortaya çıkmaktadır. Türkiye’de doğumdan sonra tüm çocuklarda tiroid hormon tetkikleri yapmaktadır” dedi.

BELİRTİLERİ NELERDİR

Hasan Yardım konuşmasının devamında Hipotiroidinin belirtileri hakkında da bilgi vererek, “İlk bulgu fiziksel ve mental aktivitede yavaşlamadır. Hareketlerde azalma, konuşmada yavaşlama görülebilir. Hastalığın başlangıcında hastalık bulguları belirgin olmayabilir. Aşırı halsizlik ve sürekli uyku hali,kilo artışı, iştah azalması, konsantrasyon bozukluğu, depresyona eğilim,saç dökülmesi, soğuk hassasiyeti, cilt kuruluğu, kabızlık, göz kapaklarında şişme, adet düzensizlikleri ve kas ağrıları en sık görülen belirtilerdir. Cinsel isteksizlik hali, doğurganlığın azalması ve düşük yapma gibi bulgulara da rastlanabilir. Çabuk yorulma, Ciltte kuruluk, Unutkanlık, Uykuya eğilim, Ani kilo alma, Düzenli diyet ve spora rağmen kilo verememe, Ani öfke patlamaları, Saç dökülmesi ve Uykusuzluk” açıklamasında bulundu.

6-12 AYA KADAR UZATILABİLİR

Tiroid bezi hormonları olan T3 ve T4 ve hipofiz bezi tarafından salgılanan TSH hormonu, tiroid bezinin fonksiyonlarını değerlendirmek için kullanıldığını belirten Hasan Yardım, Tiroid bezine karşı üretilen antikorlar (AntiTiroglobülin, AntiTPO) ve tiroid ultrasonografisi de yardımcı tanı testleridir.TSH testi dünyada ve ülkemizde tarama testi olarak önerilmekte ve kullanılmaktadır, testin anormal olması halinde diğer yardımcı testlere başvurulur. TSH testiniz 4,5'tan fazlaysa tiroid bezinizde bir problem var demektir. Hastalığa yol açan sebebin saptanması önemlidir. Otoimmün tiroidittetiroid bezi yıllar içerisinde tahrip olduğu için yeterli hormonu üretemez. Bu durumda hormonların ömür boyu alınması gerekir. Buna yerine koyma tedavisi de denir; başka bir ifadeyle, tiroid hormonu bir ilaç değildir, normalde herkeste bulunan bir hormondur. Tedavi bu hormonun eksikliğini giderir. Tedaviye genellikle düşük dozlarda hormon ile başlanır. Tiroid hormonları metabolizmayı hızlandıran hormonlar olduğu için özellikle kalp hastalarında riskli olabilir. Bu hastalarda alınan yüksek dozlar hayati tehlike yaratabilir. Hormon dozu kademeli olarak arttırılır, ideal kan değerlerine 1-2 aylık süre içerisinde ulaşması hedeflenir. Hastaya göre değişmekle birlikte genellikle 2-3 aylık aralıklarla doz ayarlanması için kan testlerinin yapılması gerekir. Değerler ideal düzeylere ulaştıktan sonra, bu aralıklar arttırılarak 6-12 aya kadar da uzatılabilir” diye konuştu.

GUATR GELİŞİMİ ÖNLENEBİLİR

Hasan Yardım konuşmasının sonunda ise, “Hipotiroidigenellikle ömür boyu tedavi gerektirir. Çoğunlukla kalıcı bir hastalıktır ve ömür boyu dışarıdan hormon tedavisi almayı gerektirir. Bazı hastalıklarda tiroid bezi kalıcı olarak tahrip olmadığı için oluşan hastalık geçicidir dolayısıyla hipotiroidide geçici  olarak görülebilir. Tiroid hormonları ( T3 ve T4 )iyot içerirler. Yeterli iyot almayan kişilerde ( örneğin deniz ürünlerinin tüketilmediği coğrafi bölgelerde yaşayan kişilerde ) iyot eksikliğine bağlı hipotiroidive de guatr görülebilir. Bu bölgelerde içme suyuna sofra tuzuna hatta süte iyot eklenerek guatr gelişimi önlenebilir.  Buna karşın Hipotiroidinin en sık nedeni olan otoimmüntiroiditlerde beslenmenin herhangi bir etkisi saptanmamıştır. Dolayısıyla beslenmede yapılan herhangi bir değişiklik de hastalığın gerilemesinde ya da tedavisinde rol oynamaz. Belirli bir süre dışarıdan hormon alınması hastalığı ortadan kaldırmaz. Tedavide verilen tiroid hormonları ilehastalığa ait belirtiler ortadan kaybolur ve anormal kan değerleri normale döner . Belirli süre hormon kullanılması hastalığı ortadan kaldırmaz. Daha öncede vurgulandığı gibi tedavi ömür boyu devam etmelidir. Hastalığın sık görülen bir hastalık olması, tanısının kolay konması, tanıya yönelik test yöntemlerinin ucuz ve oldukça hassas olması ve de kolay tedavi edilebilir olması nedeniyle günümüzde hiçbir şikayet olmasa dahi 30 yaşından itibaren 5 yılda bir, 55 yaşından sonra iki yılda bir TSH testi ölçümüyle tarama yapılması önerilmektedir. Yukarda bahsedilen risk faktörlerine sahip bireylerde ve hemen her tür hormonal bozukluk şüphesinde yapılan incelemelere TSH ölçümünün de eklenmesi hastalığın tanısı açısından elzemdir” dedi.

Haber: Emrah ÇOĞALAN