Dünya üçüncülüğüne imza attılar…
Biri ‘kramponumun öteki nerede bilmek istemiyorum’ diyordu, diğeri ‘mayına bastım hayatım değişti’. Bir başkası ise ‘yürümeyi özledim’ diye hayıflanıyordu.
Ortak özellikleri Güneydoğu’da PKK ile savaşırken mayına basmak, sağ ya da sol ayaklarını Güneydoğu’da 30 binin üzerinde şehit verdi bu ülke. Şehitlerin birçoğunun hayata gözlerini mayınlar kapattı.
Niceleri gazi oldu.
Ama bazı gaziler cephede asker üniformasıyla ülkesine hizmet ederken mayınlara bastıktan sonra ay-yıldızlı forma ile tanıştı…
Dün üniforma ile temsil ettikleri ülkemizi, bugün milli forma ile temsil ediyorlar… Onlar şimdi Ampute Milli Takımımız’ın başarılı neferleri…
Çoğu daha önce futbol oynamadı… Üstelik engelliydiler… Bir ayakları yoktu…
Ancak onlardaki aşk ve şevk, başarma inancı ise dört elle sarıldıkları futbol yaşama sevincini sağladı.
Çünkü futbolun tüm öğelerini kullanıyorlardı. Teknik, taktik, fizik… Farklı olan tek unsur koltuk değnekleri.
Her şeye rağmen kıran kırana antrenman yaptılar… Kişisel performanslarını kullanarak çalım atıp, kafa vurup, şut attılar… Belki de topuk pası bile verdiler…
Yani saha içerisinde pozisyonları bilme, pozisyonlardan pozisyonlara geçebilme, hamle zamanlamaları, savunma ve atak organizasyonlarında ne zaman nerede duracağını öğrendiler.
En önemlisi de; fiziken ve ruhen güçlendiklerini hissettiler… Sporcu kimliklerine kavuşup hayata gülerek bakmaya başladılar…