banner57

Hareketsizlik ve düzensiz beslenme karaciğeri yağlandırıyor

Çerkezköy Özel İrmet Hospital Hastanesi İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Fatih Ermiş, hareketsizlik ve düzensiz beslenmenin karaciğeri yağlandırdığını belirterek, “Ülkemizde her 4 yetişkinden birinde görülen ve tüm dünyada giderek yaygınlaşan karaciğer yağlanması, karaciğerde yapısal ve fonksiyonel bozukluklara yol açıyor, siroz ve karaciğer kanseri gibi çok tehlikeli hastalıklara neden olabiliyor” dedi.

Hareketsizlik ve düzensiz beslenme karaciğeri yağlandırıyor

İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Fatih Ermiş, “Karaciğer yağlanmasının en önemli iki nedeni, düzensiz beslenme ve hareketsiz yaşam tarzıdır. Kilo fazlalığı olanlar, şeker hastaları, hızlı kilo alıp veren kişiler ve bazı genetik hastalığı olan bireyler karaciğer yağlanması yönünden risk grubundadır.
KARACİĞER YAĞLANMASI SİROZA YOL AÇABİLİR
Karaciğer yağlanması karaciğer hücreleri içinde yağ damlacıklarının birikmesiyle ortaya çıkan bir hastalıktır. Karaciğer hücrelerinde yağ birikiminin yanı sıra karaciğerde sertleşme ve bazı ilerleyici hasara yol açan durumlar, siroza kadar gidebilmektedir. Karaciğer yağlanmasının görülme sıklığı, obezite ve insülin direncinden kaynaklanan, hareketsizlik ve beslenme bozuklukları gibi nedenlere bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Bu yüzden önümüzdeki yıllarda yapılacak karaciğer nakillerinin çoğunun, karaciğer yağlanmasına bağlı gelişen sirozlu ve bu nedenle gelişecek karaciğer kanserli hastalara yapılacağı öngörülmektedir.
HALSİZLİK VE YORGUNLUK KARACİĞER YAĞLANMASI BELİRTİSİ OLABİLİR
Karaciğer yağlanması olan kişilerde sıklıkla görülen belirtiler; halsizlik, bitkinlik ve isteksizliktir. Özellikle karaciğer testleri yükselen hastalarda halsizlik belirginleşir. Hastalığın tanısında kullanılan en temel yöntem ultrasonografidir. Bu yöntemle hastaya herhangi bir zararlı ışın vermeden, ses dalgalarıyla karaciğerin yapısı belirlenebilir. Ultrasonografik olarak yağlanma saptanan hastanın kanında karaciğer testlerinde yükselme ve insülin direnci olup olmadığına bakılmalıdır. Karaciğer testlerinde yükselme saptanan hastalar 3 veya 6 aylık düzenli takibe alınmalıdır. Hastalığın basit yağlanma mı yoksa ilerleyici tip mi olduğunu anlamanın en önemli yöntemi ‘karaciğer biyopsisi’dir. Bu yöntemde karaciğerden bir iğne ile parça alınıp incelenir ve karaciğerde inflamasyon ((iltihap) olup olmadığı, karaciğerdeki sertleşme derecesi (fibrozis) ve risk durumu tespiti yapılır.
ALINABİLECEK ÖNLEMLER
Şekerli yiyecek ve içeceklerden kaçının: Gofret ve bisküviden krema ve mayoneze, baklava ve tatlılardan meşrubata dek pek çok ürünün içerisinde glikoz, fruktoz veya mısır şurubu gibi tatlandırıcılar bulunuyor. Oysa çalışmalar; bu tatlandırıcıları içeren yiyecek ve içeceklerin şişmanlığı tetiklediğini, insülin direnci yarattığını, ardından da kısır döngü halinde yağlanmayı daha da kötüleştirdiğini ortaya koyuyor. Hem ambalajlı ve katkı maddeleri içeren hazır gıdalardan hem de beyaz undan yapılmış yiyeceklerden kaçının. Basit karbonhidratlar yerine (Beyaz/esmer ekmek, pirinç, patates, un/mısır, pizza/makarna, cips, mısır gevreği, fruktoz içeren meyve suları, gazlı içecekler) kompleks karbonhidratları (tam buğday, tahıl, baklagiller, taze meyve, yeşil sebze) tercih edin.
 
Her gün en az 45 dakika tempolu yürüyün: Özellikle gün boyu oturarak çalışıyorsanız daha fazla risk altındasınız. Gün içerisinde mutlaka hareket edin. Her gün en az 45 dakika düzenli ve tempolu yürüyüşe çok özen gösterin. Düzenli, tempolu yürüyüş yağlanmanın önemli ölçüde gerilemesine yardımcı oluyor. Karaciğer yağlanmasında önemli bir mekanizma olan insülin direncinin azalmasını sağlıyor. Bu da uzun vadede kalp ve damar hastalıklarından da koruyor.
 
Mevsim sebzeleri tüketin: Sağlıklı ve dengeli beslenmeyle karaciğer yağlanmasını geriye çevirmek mümkün olabiliyor. Kırmızı etten fakir, balık eti, sebze ve meyveden zengin, tahıl ve süt ürünlerini içeren akdeniz diyetini uygulayın. Hayvansal yağlardan, işlenmiş et ürünlerinden, aşırı karbonhidrattan kaçının. Meyveleri aşırıya kaçmadan ve posası ile birlikte tüketin.
 
Alkolden kaçının: Karaciğere en çok zarar veren ve karaciğer yağlanmasına yol açan temel etkenlerden biri alkol. Düzenli, uzun süreli (10 yıldan fazla) ve karışık alkol türlerini kullananlarda karaciğer yağlanması ciddi boyutlara ulaşıyor. Hele bu kişilerde kilo fazlalığının da olması karaciğer için tehlike çanlarının çaldığı anlamına geliyor. Alkol sonucu vücutta biriken toksinler, karaciğer hücrelerine zarar vererek siroz oluşmasını kolaylaştırıyor. Alkolden mutlaka kaçının.”
 
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.