Vücudunun susuz kalması ölüme bile sebep olur
Özel İrmet Hospital Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları uzmanı Uzm. Dr. Ersan Hallaç, ishal hastalığı hakkında açıklamalarda bulundu. Hallaç yaptığı bilgilendirmede, “. İshalin en korkulu ve ağır seyredeni kolera hastalığında görülür. Salgınlar şeklinde gö¬rülen bu hastalıkta vücudun susuz kalma¬sı ölüme bile sebep olmaktadır. İshali olan kimselerin düzelene kadar posasız ve yağsız gıdalar alması gerekir. Yani sebze ve meyveler, kuru yemiş, çikolata, kızartmalar gibi gıdalar alınmamalıdır. Yağsız makarna, pirinç pilavı, haşlanmış patates-patates püresi, haşlanmış yağsız et ve tavuk, yağsız ızgara köfte yenebilir. Ayrıca bol miktarda içecek alınmalıdır” dedi
Özel İrmet Hospital hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Uzm.Dr. Ersan Hallaç, İshal ve tedavisi hakkında açıklamalarda bulundu. Dışkının sulu ve sık olarak çıkmasına ishal veya diyare (diarrhea) denildiğini ifade eden Hallaç, “İshal durumu bir hastalık olmayıp, birçok hastalıklarda görülebilen bir belirtidir. Küçük çocukların ve süt çocuklarının özellikle yaz aylarında salgın gibi görülen ishallerinde barsaklarda yaşayan koli basillerinin hastalığa sebep olduğu görülmüştür. İshalle beraber kusma, ateş, havale denilen konvülsiyonlar, çocuğun birden halsiz kalmasına neden olur. Dışkının yeşil olması önemli değildir. Karın ağrıları ile beraber kanlı ve mukuslu bir ishal, dizanteri belirtisi olabilir. Süt çocuklarında ateşsiz ve sindirim bozukluklarına bağlı ishaller sık görülür” diye konuştu.
ÖLÜME BİLE SEBEP OLMAKTADIR
Ersan Hallaç konuşmasının devamında ise, “Büyüklerde en sık rastlanan ishaller gıda zehirlenmesi şeklinde, bakteri ve bakteri toksinleri bulaşmış besinlerin yenmesi ile oluşur. Bazı kimseler alerjik oldukları besinleri (keçi eti, balık, çilek, çikolata, çiğ veya ham meyve vb.) yedikten sonra bile ishal olabilirler. Soğuk algınlığından sonra veya heyecan, korku gibi sinirsel sebeplerle de ishal (spastik kolon) görülebilir. İnce bağırsakların hastalıklarından tifoda ikinci haftada bazen kanlı olabilen ishal vardır. İshalin en korkulu ve ağır seyredeni kolera hastalığında görülür. Dışkı pirinç suyu yıkantısı şeklinde tarif edilen bir su gibi ve çok fazladır. Salgınlar şeklinde görülen bu hastalıkta vücudun susuz kalması ölüme bile sebep olmaktadır” dedi.
FERMANTASYONA BAĞLI İSHAL GÖRÜLÜR
Amipli ve basilli dizanterilerde de ishal olduğunu ifade eden Dr.Hallaç, “Önce hafif ateş ve kusma ile başlayan dizanterilerde dışkıda kan ve müküs bulunur. Hasta günde 15-30 kere karın ağrısı, tenezm yani sık sık defekasyon hissi ile tuvalete taşınır. Bir ishal karşısında asıl hastalık sebebini bulmak, ince bağırsakların veya kalın bağırsakların hastalandığını anlamak güçtür. Ancak dışkının çok fazla sulu oluşu ve müküs bulunması, tenezm hissi,kalın bağırsakların yani kolonların hasta olduğunu gösterir. İnce barsak ishallerinde ise dışkı hem daha az sulu hem de defekasyon daha az sayıdadır. Bazı hazım bozukluklarında da fermantasyona bağlı ishal görülür” ifadelerini kullandı.
SEBEBİ AÇIKLANAMAYAN KRONİK BİR HASTALIKTIR
Besinlerdeki proteinler bakteriler tarafından parçalandığından (pütrefikasyon), toksik parçalanma ürünleri ishale neden olur diyerek konuşmasını sürdüren Ersan Hallaç, şunları söyledi; “Karın ağrısı, gaz şikâyeti, koyu renkli ve pis kokulu bir; dışkı vardır. Bazı kronik hastalıklarda (tüberküloz, üremi vb.), pellegra, anemi, hipertiroidi, Crohn hastalığı, kolon kanseri ve mide ameliyatı geçirenlerde, vagotomi ameliyatı yapılanlarda da kronik ishaller vardır. Ülserli kolit denilen kalın barsak hastalığı zaman zaman ateş, kanlı ishal gibi belirtilerle seyreden, sebebi tam olarak açıklanamayan kronik bir hastalıktır”
BOL MİKTARDA İÇECEK ALINMALIDIR
Tedavi yöntemi hakkında da bilgi veren Hallaç, “Sıvı ve tuz kaybının az olduğu, ishalin hastanın konforunu çok bozmadığı durumlarda, hastaneye yatırılmadan genellikle sadece ağızdan sıvı alımının arttırılması ve uygun bir diyetle hasta ayaktan tedavi edilir. Aşırı su ve tuz kaybı, ağır dizanteri halleri, kolera şüphesi olan durumlarda hasta mutlaka hastaneye yatırılarak öncelikle kaybedilen su ve tuzun yerine konması amacıyla serum verilir, daha sonra uygun ilaçlara başlanır. İshali olan kimselerin düzelene kadar posasız ve yağsız gıdalar alması gerekir. Yani sebze ve meyveler, kuru yemiş, çikolata, kızartmalar gibi gıdalar alınmamalıdır. Yağsız makarna, pirinç pilavı, haşlanmış patates-patates püresi, haşlanmış yağsız et ve tavuk, yağsız ızgara köfte yenebilir. Ayrıca bol miktarda içecek alınmalıdır” diye konuştu.
Haber: Emrah ÇOĞALAN
