Şeker hastalığı ömür boyu sürer mi?

Halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabetin aslında ömür boyu süren kronik bir hastalık olduğunu belirten Çorlu Şifa Hastanesi Dahiliye ve Nefroloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Serkan Kahraman iyi bir tedavi ile şeker hastalığının olumsuz etkilerinden korunmanın mümkün olduğunu ifade etti.

Şeker hastalığı ömür boyu sürer mi?
11 Şubat 2012 Cumartesi 00:00

Dahiliye ve Nefroloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Serkan Kahraman 'Diyabet nedir, nasıl meydana gelir, kaç tip diyabet vardır, diyabetin bulguları nelerdir?" gibi konular hakkında önemli açıklamalar yaptı.
"Diyabet, başta karbonhidratlar olmak üzere protein ve yağ metabolizmasını ilgilendiren bir metabolizma hastalığıdır ve kendisini kan şekerinin sürekli yüksek olması ile gösterir" diye açıklamasına başlayan Dahiliye ve Nefroloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Serkan Kahraman, "Diyabet hastalarındaki temel metabolik bozukluk, kan yoluyla taşınan glükozun (şekerin) hücrelerin içine girememesidir. Normal koşullarda besinlerden elde edilen veya karaciğerdeki depolardan kana salınan glükoz pankreas tarafından salgılanan insülün hormonunun yardımıyla hücre içine girer ve orada yakılarak enerjiye dönüşür.
Hücrelerin üzerinde değişik maddelerin girmesine izin verilen kapılar vardır. Bu kapılar normalde kilitlidirler ve uygun anahtar varlığında açılırlar. Diyabet, hücrelerin üzerindeki glükoz kapısının açılamaması durumudur. Bu örnekten ilerlersek diyabet, anahtar işlevi gören insilün hormonu yetersizliğine ve/veya insülinin etkilediği reseptörlerin (Hücre kapısındaki kilidin) bozukluğuna bağlı gelişmektedir" dedi.
KİMLER RİSK ALTINDA
Kimlerde şeker hastalığı görülme ihtimalinin daha fazla olduğunu da açıklayan Dahiliye ve Nefroloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Serkan Kahraman, "Şeker hastalığına yakalanmada risk oluşturan faktörler şunlardır: Ailesinde şeker hastası olanlar, fazla kilolu insanlar (Bunu beden kütle indeksi (BKİ) ile anlayabiliriz. (BKİ’si 25 in üzerinde olanlar risk altındadır), hızlı yemek yiyenler, çabuk acıkanlar, yüksek tansiyonu olanlar, kandaki yağ miktarı fazla olanlar, hareketsiz bir yaşam tarzı sürenler, yaş ilerledikçe hastalık riski artar" bilgisini verdi.
KAÇ TİP DİYABET VAR?
Nedenlerine göre birçok diyabet tipi olmakla birlikte diyabet vakalarının çok büyük bir kısmını Tip 1 ve Tip 2 diyabet vakalarının oluşturduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Serkan Kahraman Tip 1 Diyabet ve Tip 2 Diyabet hakkında şu bilgileri verdi:
TİP 1 DİYABET
Daha çok çocuklarda ve genç erişkinlerde görülür. Tip 1 diyabet, pankreasta bulunan ve insülin üreten beta hücrelerinin otoimmün bir süreç (vücudun bağışıklık sisteminin kendi hücrelerini tanıyamaması) sonunda zedelenmesi ile meydana gelmektedir. Mutlak veya görece bir insülin yetersizliği olduğundan hastalar ömür boyu insülin hormonunu dışarıdan (enjeksiyon yoluyla) almak zorundadırlar. Bu nedenle Tip 1 diyabet İnsüline Bağımlı Diyabet (Insulin Dependent Diabetes Mellitus=IDDM) olarak da isimlendirilmektedir. Genel olarak toplumdaki diyabet vakalarının %10’unu Tip 1 Diyabet vakaları oluşturmaktadır. Çocukluk çağında Tip 1 diyabet sıklığı ülkeler (bölgeler) arasında farklılık göstermekte ve her yıl 15 yaş altındaki 100.000 çocuktan 1-42’sinde diyabet gelişmektedir. Tip 1 diyabet genel olarak kuzey ülkelerinde daha sık görülmektedir.
TİP 2 DİYABET
Sıklıkla erişkinlerde ve şişman (obez) kişilerde görülmektedir. Tip 2 diyabetli hastalarda insülin salgılanmasındaki yetersizlikten çok dokulardaki insülin reseptörlerindeki direnç (rezistans) sonucunda glükoz metabolizması bozulmaktadır. Tip 2 diyabetin kuvvetli bir genetik yatkınlık zemininde geliştiği bilinmekle birlikte, genetik mekanizmalar tam olarak aydınlatılamamıştır. Tip 2 diyabetliler hastalıklarının başlangıcında ve sıklıkla çok uzun bir süre insülin ihtiyacı olmaksızın yaşamlarını sürdürebilmektedirler. Bu nedenle Tip 2 diyabet İnsüline Bağımlı Olmayan Diyabet (Non-Insulin-Dependent Diabetes Mellitus= NIDDM) olarak da isimlendirilmektedir. Genel olarak erişkin nüfusta %4-8 oranında Tip 2 diyabet görülmektedir.
DİYABETİN BULGULARI NELER?
Diyabet hastalığının belirtileri hakkında da bilgi veren Yrd. Doç. Dr. Serkan Kahraman şunları söyledi:
"Diyabete bağlı klinik bulgular vücuttaki karbonhidrat, protein ve yağ metabolizmasının bozulmasına bağlıdır. İnsülin eksikliği ve/veya insülin direnci nedeniyle hücrelere giremeyen glükoz belli bir serum düzeyini (180mg/dl) aştığında idrarla atılmaya başlar. Böbreklerden atılan glükoz beraberinde sıvı atılımını da arttırır ve sonuçta çok ve sık idrar yapma olur. Vücut, poliüri ile olan sıvı kaybını karşılamak için çok su içilir ve bu da polidipsi olarak isimlendirilir. Organizma, enerji kaynağı olarak glükozu kullanamayınca bir taraftan iştah artar diğer taraftan yedek enerji depoları olan yağlar ve proteinler yıkılmaya başlar ve bunun sonucunda iştah artmasına rağmen kilo kaybı olur. Bu klasik bulguların dışında diyabet hastalarında çabuk yorulma, görme bulanıklığı, sık deri enfeksiyonu, kadınlarda vajinal mantar enfeksiyonu gibi bulgular da görülür."
TANI NASIL KONULUR?
Diyabet tanısının nasıl konulduğunu da açıklayan Yrd. Doç. Dr. Serkan Kahraman, "Diyabet tanısı, çeşitli uluslararası kuruluşların (WHO, Amerikan Ulusal Diyabet Veri Gurubu=NDGG) belirlediği ölçütlere göre konmaktadır. Bu ölçütler: Klasik diyabet bulguları olan bir kişide herhangi bir zamanda ölçülen plazma glükoz düzeyinin 200 mg/dl'ye eşit ya da üzerinde olması, _en az 8 saatlik aç (Kalori almayan) bir kişide plazma şekerinin 140 mg/dl'ye eşit ya da üzerinde olması. Yakın zamanda Amerikan Diyabet Birliği açlık kan kekeri sınırını 126 mg/dl'ye eşit ya da üzerinde olarak belirlemiştir. Şeker yükleme testinde (OGTT) 2. saatteki plazma glükoz düzeyinin 200 mg/dl'ye eşit ya da üzerinde olması durumunda diyabet tanısı konulur" dedi.
VÜCUDA ZARARLARI NELER?
Son olarak diyabetin vücuda verdiği zararları da açıklayan Yrd. Doç. Dr. Serkan Kahraman, sözlerini şöyle tamamladı: "Diyabet kontrol edilmediği takdirde vücudun tüm organlarına zarar verebilir. Şeker hastalığının yarattığı komplikasyonlar kalp hastalığı, felç böbrek hastalığı, sinir zedelenmesi, göz hasarı, sindirim sorunları, cilt sorunları, sertleşme sorunu, enfeksiyon ve diş sorunları"

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.