banner57

Kalbimizi ihmal etmeyelim

Çerkezköy Özel İrmet Hospital Hastanesi’nde hasta kabulüne başlayan Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Turgay Işık kalp hastalıkları ve kalp krizi ile ilgili açıklamalarda bulundu

Kalbimizi ihmal etmeyelim

KALP KRİZİNE BAĞLI ÖLÜMLERDE AZALMALAR OLMUŞTUR
Biz hekimler çağlar boyunca hastalıklar ile mücadele etmeye çalıştık. Eski tarihlerde enfeksiyonlar insanlığın baş belası iken şimdilerde kanser ve kalp damar hastalıkları ile mücadele etmekteyiz. Kalp damar hastalıkları ve kanser çağımızda en sık ölüm nedenleridir. Her altı ölümden birinin nedeni kalp damar hastalıklarıdır. Son 30 yılda gerek ilaç bazında gerekse anjiyografik işlemlerde ortaya çıkan gelişmeler ile birlikte hem kalp krizinin sıklığı hem de kalp krizine bağlı ölümlerde azalmalar olmuştur.  Fakat bu durum farklı bir problemle bizi karşı karşıya bıraktı. Toplumsal refah düzeyindeki artış ile birlikte ortaya çıkan uzun yaşam süreleri yaşlı popülasyon oranını giderek artırmaktadır. Ayrıca fast food beslenme ve hareketsiz yaşam tarzının giderek artması genç popülasyonda şeker hastalığı ile obezite oranlarını artırmış biz kardiyologların oldukça zorlayıcı bir sürece gireceğinin habercisi olmuştur.
50 YAŞ ALTINDA KALP KRİZİ GEÇİRME ORANI AVRUPA ÜLKELERİNİN ÜZERİNDE
Peki ülkemiz özelinde ne durumdayız? Belki son olimpiyatlardan çok madalya ile dönemedik ama maalesef Avrupa ülkeleri arasında kalp krizine bağlı ölüm oranlarına baktığımızda ülkemiz erkeklerde 2. sırada, kadınlarda ise 1. sırada yer alıyor. Ayrıca ülkemizde 50 yaş altında kalp krizi geçirme oranı Avrupa ülkelerinin üzerinde. Bu nedenlerden kalp damar hastalığına yatkınlığı olan (ailesinde erken yaşta kalp hastalığı öyküsü olan, şeker hastalığı, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, sigara kullanımı, aşırı kilo ve hareketsiz yaşam tarzı) herkesin kalp muayenesinden geçmesini önermekteyiz.
KALP KRİZİ VE BELİRTİLERİ
Kalp krizi kalbi besleyen damarların aniden tıkanması ile kalp kasının kanlanamaması ve kalp kasında ölü doku oluşması durumudur. Kalp krizi geliştiğinde hızlı ve erken müdahale etmek hayati önem taşır. Kalp krizinin bulguları en sık olarak göğüs bölgesinden başlayıp, kollara, omuzlara, boyna, çeneye ya da üst karın bölgesine yayılan sıkıştırıcı, baskı yapıcı tarzda ağrı olsa da her hastada bu farklı şekilde kendini gösterebilir.  Bazen sadece nefes darlığı, çarpıntı, bayılma veya bulantı-kusma olabilir.  Bu gibi durumlarda en önemli adım hastaneye başvurudur ve bunu 112 acil yardım ile yapmak en sağlıklı olanıdır.
KALP KRİZİ GEÇİREN HASTAYA NASIL MÜDAHALE EDİLİR?
Hastaneye başvuran hastalarda tıkanan damarın yeniden açılması için kalp anjiyosu yapılarak damardaki tıkanmanın gösterilmesi ve tıkanıklığın balonlama/stentleme yöntemi ile giderilmesi hayati önem taşır. Kalp anjiyosunu lokal anestezi altında kasık kısmındaki veya el bileğindeki damardan yapmaktayız. Ortalama 20 dakika süren bir işlemdir. Anjiografi işleminde %99.83 oranında herhangi bir problem olmamaktadır. Şayet anjiyoda damarda bir tıkanıklık saptanırsa aynı seansta anjiyo işleminin devamı olarak balonlama/stentleme işlemi yapılmaktadır. Balonlama/stenleme işleminin başarısıda %97 düzeyindedir. Tabi ki bu işlemlerin deneyimli operatörler tarafından yapılması belki de bu işin en önemli ayağını oluşturmaktadır.
TEKRARLAMA ORANI YÜKSEK
Kalp krizi sonrası dönemde hastanın yakın takibi ve yaşam tarzını değiştirmesi (sigarayı bırakması, beslenme şeklini değiştirip egzersiz yapması)  oldukça önemlidir. Geçirilmiş kalp krizi sonrasında riskler halen devam etmektedir.  Yapılan en mükemmel stentleme veya by-pass işlemi sadece iyi bir yamadan ileri gitmemektedir. Unutulmamalıdır kalp krizi geçiren her 5 kişiden yaklaşık 1’i, 1 yıl içerisinde tekrar inme veya kalp krizi geçirmektedir.  Bu sebeple kalp krizinde taburculuk sonrası tedavi dönemi oldukça önem taşımaktadır. Taburcu olurken hekim tarafından önerilen ilaçlar, hekim kesmeden kesinlikle kesilmemelidir. Kalbin, yeni krizlerden korunması için düzenli olarak takip edilmesi ve tedavi altında olması şarttır.
 
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.