banner57

Öztrak ; Gerçek işsiz sayısı 8,1 milyon

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, geçtiğimiz günlerde CHP Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında şunları söyledi:

Öztrak ; Gerçek işsiz sayısı 8,1 milyon


Bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 36. Kuruluş yıl dönümü. Sözlerime başlarken Kıbrıs’ta şehit olan kahraman Mehmetçiklerimizi, Kıbrıs mücahitlerimizi saygı ve rahmetle anıyorum. Bu vesileyle KKTC’nin ilk Cumhurbaşkanı Sayın Rauf Denktaş’ı, üçüncü Genel Başkanımız Sayın Bülent Ecevit’i ve yine dönemin Başbakan Yardımcısı Rahmetli Necmettin Erbakan’ı saygıyla yâd ediyorum. Yine, milli takımımız Avrupa Kupası finallerine yükseldi. Milli takımımızı kutluyoruz, ülkemiz için büyük bir gurur.
 
MAKYAJA RAĞMEN MİNARE KILIFA SIĞMIYOR
Bu sabah Ağustos ayı işsizlik rakamları açıklandı. Bu veri aynı zamanda yılın üçüncü üç aylık döneminin de ortalamasını gösteriyor. Bir kez daha anlaşıldı ki tüm makyajlara rağmen, çalınan minare artık hiçbir kılıfa sığmıyor. Makyaja rağmen işsiz sayısı 4 milyon 650 bine ulaşmış. İşsizler ordumuza son bir yılda katılan, 980 bin vatandaşımızın 789 bini daha önce işi olup da işini kaybedenlerden oluşuyor. Son bir yılda işini kaybedenlerin; 496 bini inşaatta, 179 bini sanayide, 20 bini hizmette, 94 bini ise tarım sektöründe çalışıyordu. İstihdam kaybı olmayan tek bir sektörümüz yok. Biz bunu daha önce hiçbir krizde görmemiştik.
 
GERÇEK İŞSİZ SAYISI 8,1 MİLYON KİŞİ
TÜİK’in makyajlanmış işsiz sayılarına iş aramayan ama çalışmaya hazır olan, mevsimlik çalışan, eksik ve yetersiz istihdam edilen vatandaşlarımızı da eklersek, Türkiye’de işsiz olan vatandaşlarımızın gerçek sayısının son bir yılda 1 milyon 57 bin kişi artarak 8 milyon 84 bine ulaştığı gözüküyor.
 
KADINLAR, “TÜİK’E AYIP OLMASIN DİYE” Mİ EV KADINI OLDU
Yine aynı dönemde birazdan anlatacağım makyaja rağmen resmi işsizlik oranımız, geçen yıla göre, 2,9 puan artarak yüzde 14 oldu. Gerçek işsizlik oranımız 3 puana yakın artarak yüzde 22,8’e çıktı. Yani bu ülkede çalışma yaşamına gelen yurttaşlarımızın 5’te 1’i işsiz. Şimdi bu resmi rakamlara neden makyajlı diyorum onu da izah edeyim. Son bir yılda çalışma çağındaki, 15 yaş ve üzerindeki nüfusumuz 858 bin kişi artmış. 858 bin vatandaşımızdan her nasılsa sadece 191 bini iş aramış ve işgücüne katılmış. Geçtiğimiz yıl bu rakam 250 binin üstündeydi. Damat Bakanın tabiriyle “tünelin ucunda ışık görünmesine”, “ekonomide toparlanma başlamasına” rağmen, her nedense, 667 bin vatandaşımız işgücüne katılamamış. Gitmiş evinde oturmuş. Özellikle kadınlarımız herhalde hükümete ayıp olmasın, işsizlik daha fazla artarak damadı mahcup etmeyelim diye evlerinde oturmayı tercih etmişler. TÜİK’e göre ev hanımı olmayı tercih edip, iş gücüne katılmayan kadınlarımızın sayısı son bir yılda 468 bin kişi artmış.
 
BU RAKAMLARI SORGULAMAYALIM DA NEYİ SORGULAYALIM
Peki, kadınlarımız başta olmak üzere vatandaşlarımız hükümeti bu kadar düşünmeyip, geçtiğimiz yılın Ağustos ayındaki kadar iş gücüne katılsa ne olurdu? Resmi işsiz sayımız Ağustos ayında 4 milyon 650 bin değil, 4 milyon 926 bine çıkardı. Resmi işsizlik oranımızda yüzde 14 değil, yüzde 14,7 ’ye yükselirdi. Şimdi biz bu rakamları sorgulamayalım da neyi sorgulayalım. Ekonomistler, akademisyenler bu tutarsızlıkları sorgulayınca teröriste benzetiliyor, hapis cezası ile tehdit ediliyor.
 
MEMLEKETTEN İNSAN MANZARALARI KORKUNÇ
Bir yandan da yurttaşlarımız işsizlikten, borçtan, yoksulluktan, çaresizlikten aileleriyle beraber canlarına kıyıyor. Bugün Bakırköy’den yine çok acı bir haber geldi. Borçları nedeniyle bir aile babası, kendisi ve ailesinin yaşamına son vermiş.  Son 10 günde ekonomik sıkıntılar nedeniyle 3 ailemiz aramızdan ayrıldı. Hakikaten memleketimizdeki insan manzaraları korkunç. Bu nasıl büyük bir umutsuzluk ve çaresizliktir. Biz bu ülkede bunları daha önce hiç yaşamamıştık. İnsanlar sadece kendilerini değil ailelerini de gözden çıkararak ileriye dönük olarak kendileri için, aileleri için, çocukları için hiçbir umutları kalmadığını ortaya koyuyorlar.
 
KORKUNÇ BİR BORÇ VE İŞSİZLİK ORTADA DURUYOR
Bir sorunu çözebilmek için önce doğru teşhis koymak gerekir. Türkiye’de korkunç bir borç ve işsizlik ortada durmaktadır. Gerçek budur. Saray iktidarı bunları makyajlayarak, saklayarak, bunları konuşan ekonomistleri, basın mensuplarını korkutarak bu sorunları gizleyemez. Ailelerimizin göz bebeği, ülkemizin umudu gençlerimiz işsizdir. Bakın, genç işsizlik oranı yüzde 27,4 ile bu ayda bir kez daha, geçen ay rekor kırmıştı bir kez daha rekor kırdı. 20-29 yaş arasındaki gençlerimizden 4 milyon 318 bini ne eğitimde ne de bir işte çalışıyor. Evde oturuyor. Bu da bir başka kötü rekor…
 
ÜNİVERSİTELİ İŞSİZ SAYISINDA REKOR: 1 MİLYON 276 BİN KİŞİ
Üniversiteli işsizlerimizin sayısı 1 milyon 276 bine ulaşarak o da rekor kırıyor. Her 100 işsiz yurttaşımızdan 27’si üniversite mezunu. Ama bu gençler bizim geleceğimiz. Geleceğine iş ve umut veremeyen bir ekonomide hangi başarıdan söz edilebilir? Millet evladını dişinden tırnağından artırıp okutuyor ona iş yok; ama saray sosyetesine milletin sırtından iş çok. Bir tane iş yetmiyor, birkaç tane yönetim kurulu üyeliği. Ondan sonra da bir de üstüne üstlük sarayın kibirli adamı çıkıyor “Her üniversite bitirene iş bulacağız diye bir şey yok” diyor. Bunu kabul etmemiz mümkün değil. Bunu milletimizin de kabul etmesi mümkün değil.
 
İŞSİZLİK SİGORTASINI İŞSİZLER İÇİN KULLANIN
İktidar bir an önce işsizlikle ve sosyal dışlanmışlıkla mücadele edecek, toplumumuzu kucaklayacak önlemleri artık almak zorundadır. Krizin tüm yükünü yoksul yurttaşlarımızın sırtına bırakmaktan artık vazgeçmelidir. Devleti yönetenler yoksullukla mücadele için vardır, işsizlikle mücadele için vardır. Kaç kez yol gösterdik. Daha geçen hafta bir sürü çözüm önerisinde bulunduk. Ama hala ortada hiçbir şey yok. Tekrarlıyorum. En azından işsizlik sigortasının imkânlarını işini kaybeden vatandaşlarımız için kullanın. İşsizlik sigortasından yararlanma koşullarını rahatlatın. Sigortadan kullanılan imkânların işçilerimizin lehine düzeltilmesi için gerekli önlemleri alın. Milleti borçlandırarak, kamu bankaları eliyle yeni krediler açarak bu krizden çıkmanın mümkün olmadığını artık görün.
 
TRUMP, “4 MİLYON SURİYELİYİ VATANDAŞ YAPIN” DİYOR
Üzülerek görüyoruz ki sarayın gündeminde aslında milletimiz yok. Dün Trump ziyareti dönüşü uçakta verilen demeçler pek de hayra alamet değil. Anlıyoruz ki emperyal güçler, dış politikada sıkışan saray ve Erdoğan’dan yeni taleplerde bulunuyorlar. Trump’ın, Erdoğan’a “4 milyon Suriyeliyi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı yapamaz mısınız?” dediğini duyduk. Suriyelilerin bir kısmının, zaten vatandaş yapıldığını da Erdoğan’ın uçaktaki konuşmasından öğrendik. ABD Başkanı, “Güvenli bölgede ev yapılmasının maliyetine ben katkıda bulunmam” deyip, zaten dün basının önünde topu Avrupalılara atmıştı. İçeride de demiş ki, “Bu 4 milyon Suriyeliyi siz vatandaşlığa alın.”
 
MİLLETİN SIRTINA BİR DE BU MALİYETİN YÜKLENMESİNİ KABUL ETMEYİZ
Bu milletin sırtından Suriyeliler için 40 milyar dolar harcadık. Şimdi Suriyeli sığınmacıların Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı yapılması için uluslararası baskıların artacağı anlaşılıyor. Cumhuriyet Halk Partisi olarak milletimizin sırtına bir de bu maliyetin yüklenmesini kabul etmemiz mümkün değildir.
 
S-400’LER AKTİVE EDİLECEK Mİ
S-400’lerle ilgili de yeni şeyler öğrendik. Cumhurbaşkanı S-400’ler için 2 milyar 400 milyon dolar verildiğini söylüyor. Daha önce bunu yapan firmada bunun maliyeti 2,5 milyar dolar demişti. 1 milyar 125 milyon dolarda avans olarak verildi. Geri kalan 1 milyar 375 milyon dolarlık kısım içinde kredi alındı. Trump, S-400’ler için “Bu benim meselem değil; bu Kongre’nin sorunu” dedi. Yani Trump, bir başka ifadeyle Erdoğan’ı Beyaz Saray’dan, Kremlin Sarayı’nın bahçesine yolladı. Yakında Erdoğan’ı bir kez daha Moskova’da ya da Soçi’de göreceğiz. Erdoğan S-400’lerin Nisan 2020’de aktive edileceğini söylemişti daha önce. Şimdi bekliyoruz, bu S-400’ler aktive edilecek mi yoksa pakette tutulup milletin 2,5 milyar doları çöpe mi atılacak.
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.